Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

2020 İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası Covid-19 gölgesinde karşılandı

İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Haftası olan 4 – 10 Mayıs bu yıl Covid-19 gölgesinde karşılandı. Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İSG Uzmanı Doç. Dr. Mürüde Çelikağ İSG Haftası ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Doç. Dr. Çelikağ açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“2008 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ve 2009 yılından başlayarak Yasa altında ilgili tüzükler yürürlüğe girdi. Bunlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma Dairesi Yasa ve Tüzükleridir. 2011 ve 2015 yıllarında Çalışma Dairesi’nin düzenlediği kurslar sonucunda İSG Uzmanları sertifika aldı, Yasa ve Tüzüklerin daha aktif bir şekilde uygulanma dönemi başladı. 2009 yılından bu yana Yasa altında 12 Tüzük hazırlandı ve güncellendi. Bizler İSG Uzmanları, çalıştığı alanlar ve yurt dışı deneyimleri nedeniyle İSG konusunda bilinçli olan kişiler olarak İSG uygulamalarının toplum sağlık ve güvenliği açısından önemini çok iyi bilmekteyiz. Bu nedenle de yıllardır İSG’nin toplum yaşamımızın bir parçası olması için canla başla çalışmaktayız. Diğer yandan Çalışma Dairesi Müfettişleri de yaptıkları denetimlerle İSG Yasa ve Tüzüklerinin uygulanmasına katkı koymaktadırlar.

Bugün İSG uygulamaları her şeyden daha da önemli bir konuma gelmiştir. Covid-19’un tüm dünyayı sardığı ve çok sayıda can aldığı bu zamanda çalışma hayatında güvenlik yanında sağlık ön plana çıkmıştır. Salgın hastalıklar her zaman vardı ve olacaktır. Ama Covid-19 ölümcül bir salgındır ve ekonomik anlamda ülkemizin sürekliliğini sağlamaya çalışırken aynı zamanda iş güvenliğine ve sağlığına çok dikkat etmemiz gerekir. İSG uzmanları bu bilgi ve bilinçle eğitilmiş, yasal gereklilikleri yerine getirmek için çaba harcayan değerli çalışanlar ve hizmet sağlayanlardır. Devlete düşen görev ise etkin denetimle işyerlerinin yasal zorunluluklarını, bir İSG uzmanı gözetiminde yerine getirdiğini saptamaktır. İlk etapta tüm bu işlemler mali külfet olarak görülse de uzun vadede çalışanın korunması, kaza, kaza sonucu olabilecek ölüm, iş günü kaybı ve tazminatlardan daha maliyetli değildir.

Son 10 yılda İSG konusunda toplumumuzda bir bilinç oluşmaya başlamıştır. Bu yeterli mi, tabii ki değildir. İSG sürekli iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gereken bir konudur ve bir yaşam biçimi olmalıdır. Küçük yaştan uygun şekilde okul öncesi eğitimden başlayarak çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmeleri sağlanmalıdır. Bu şekilde gelişen bireyler iş yaşamına geçtiğinde bilgili ve bilinçli olacağından İSG’yi uygulamayı çok doğal olarak yapacak ve talep edecektirler. Gelinen noktada yine görev öncelikle devlete düşmektedir.

Gerek eğitim ve gerekse denetimde öncü olmalı ve İSG uygulamalarını önce devlet kendi kurum ve kamu çalışanlarına uygulayarak örnek de olmalıdır. Bu yıl İSG haftasını Covid-19 nedeniyle kapanan işyerlerinin ilk açılma günüyle karşıladık. Covid-19 önlemleri nedeniyle geçmiş yıllarda bu haftada yapılan aktiviteleri bu yıl yapamıyoruz. Ama İSG yılda sadece bir hafta yapılan bilgilendirme ve bilinçlendirme aktiviteleriyle sınırlı kalacak bir olgu değildir. Her gün, her an her yerde yaşamımızın bir parçasıdır, su ve hava gibi olmazsa olmazdır. Bunu ne kadar erken anlar, gereğini yaparsak hem bireyler ve hem de toplum olarak önemli bir engeli aşmış olacağız. Covid-19 sonrasında hızlı bir şekilde birçok işyerlerinin aynı anda açılması ciddi bir denetim gereksinimini de beraberinde getirmiştir. Bu denetim artık sadece iş güvenliği ve genel iş sağlığı değil Covid-19 önlemleri ve bulaş riskinin de olmadığı çalışma ortamlarının bulunduğuna dairdir.

Bu nedenle yasal zorunluluk olan risk analizlerinin tüm işyerlerinde İSG uzmanları tarafından yapılması, analizler sonucu ortaya çıkacak olası noksanlıkların hızlı bir şekilde giderilmesi, çalışanların hem genel İSG ve hem de salgın konularında eğitilip, bilgilendirilmesi, yine aynı konularda acil durum planlamalarının yapılması kaçınılmazdır. Bu yaklaşım toplum olarak bizi daha güvenli ve sağlıklı kılacağı gibi acil durumlarda ne yapılması gerekliliğini de öğretecektir. Yasal zorunluluk olan bu yaklaşımların devlet tarafından denetim sürecinin daha hızlı yapılması, sistemin yerleşmesinde en etkin adım olacaktır.

2020 İSG haftasında bu düşüncelerle tüm işyerlerimizi İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın gerekliliklerini yerine getirmeye davet eder, tüm çalışanlara ve halkımıza sağlıklı ve güvenli günler dilerim.”