Kerry’e ABD’nin Lefkoşa büyükelçisi Kathleen Ann Doherty ve ABD Dışişleri bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden sorumlu bakan yardımcısı Victoria Nuland eşlik etti.
Görüşmede müzakereci Özdil Nami, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Dışişleri Bakanlığı müsteşarı, müzakere heyeti üyesi Erhan Erçin ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ da hazır bulundu.
Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı görüşmeye Kıbrıs Türk basınının yanı sıra Türkiye ve Rum Medyası da büyük ilgi gösterdi.
25 dakika olarak planlanan görüşme yaklaşık 40 dakika sürdü.
Görüşmenin ardından Kerry Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrıldı.
Cumhurbaşkanı Akıncı ise Kerry’nin ayrılmasının ardından basının karşısına geçti.
Görüşmeyi çok yararlı ve kapsamlı olarak nitelendiren Akıncı, Kıbrıs’ın geleceğini ilgilendiren güzel bir görüşme gerçekleştirildiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Kerry’nin ABD’nin Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki istekliliği ve kararlığını bir kez daha teyit ettiğini, ayrıca her yönüyle yardımcı olma arzularını ortaya koyduklarını ifade etti.
Akıncı, “Önemli bir ülkenin bu dönemde bu süreci desteklemesi Doğu Akdenizde istikrarı sağlamak bakımından, Türk-Yunan ilişkilerinin gelişmesi olsun, Türk-Avrupa ilişkilerinin gelişmesi olsun ve oluşacak olan birleşik federal bir Kıbrıs’ın Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesi olsun her açıdan büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla son derece yararlı bir görüşme yaptığımızı ifade etmek isterim.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Akıncı, çözümün finansmanı konusundaki bir soru üzerine görüşmede herhangi bir rakamın telafuz edilmediğini, zaten böyle bir beklentilerinin de olmadığını söyledi.
Akıncı, “Gerek New York’ta gerekse başka vesilelerle amerikan yetlilileri her zaman bu konuda yardımcı olacaklarını söylediler. Bugün de Sayın Dışişleri bakanı bunu yeniden söyledi ve bunun uluslararası kollektif bir çalışma olacağı konusunda hem fikiriz. Bu sadece bir ülkeden beklenecek bir yardım değil ama Amerikanın da finansman çabasına katkıda bulunacağı bir kez daha teyit edildi” dedi.
Bir soru üzerine son dönemlerde Dışişleri bakanlarının adaya yaptığı ziyaretleri de değerlendiren Akıncı, Kıbrıs’ta bir çözüme katkı koymak isteyen herkesin, Kıbrıs’ın gelecekte, siyaseten eşit iki kurucu devletli yapısında yer alacak olan, Kıbrıslı Rumları ve Kıbrıslı Türkleri ziyaret etmesinin son derece gerekli olduğunu vurguladı.
İngiltere Dışişleri Bakanı’nın 2 kez, Alman ve ABD Dışişleri bakanlarının da birer kez ziyaret gerçekleştirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı, Rus Dışişleri bakanı Lavrov’la ise kendisinin arzu etmesine rağmen görüşemediklerini söyledi.
Akıncı, “Bu tür temaslarda KKTC’yi tanıma gibi bir beklentimiz yok. Böyle bir tavır sergilemiyoruz. Lavrov’a karşı tavrımız da o değildi. Ancak güneyde çok çeşitli temaslar yapmaya fırsat bulabilen, önemli bir ülkenin Dışişleri bakanı olarak bizimle de görüşebilmesini arzu ederdik. Eğer bu görüşme gerçekleşseydi ara bölgede onunla da Anastasiadis ile bir yemekte buluşmanın hiçbir mahsuru yoktu. Biz ona da gideceğimizi ifade etmiştik. Ancak buraya gelmeyi uygun görmediler. Bu nedenle bu görüşme gerçekleşemedi. Kendi takdirleridir. Umarım bundan sonraki süreçlerde Rusya gibi önemli bir ülkeyle diyaloğumuz sağlanır. Ancak biz ara bölgede buluşma çağrılarını eğer kabul edersek bu şekilde o zaman diğer Dışişleri bakanlarının gelme nedenlerini de ortadan kaldırırız. Onları sorgulatır hale geliriz. O zaman daha ileri giderek buradaki büyükelçiler niye gelsinler, onlarla da ara bölgede buluşalım denecek. O zaman makamımızı ara bölgeye mi taşıyacağız sorusu ile karşı karşıya kalırız” dedi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, iddiaların aksine Lavrov ile görüşmeme nedeninin, Türkiye ile Rusya arasındaki gerginlikle en ufak bir ilgisi bulunmadığını söyledi.
ABD’nin Güney Kıbrıs’a silah ambargosunu kaldırdığına ilişkin haberler konusunda ise Cumhurbaşkanı Akıncı, konunun sadece Kerry görüşmesinde değil, öncesinde de ABD’nin Kıbrıs’taki temsilcileri ile ele alındığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Akıncı, “içinde bulunduğumuz süreçte biz silahlanma yönünde değil, tam tersine silahlardan uzaklaşma yönünde, arınma yönünde gelişmemiz gerekir. Ambargonun kalktığı yönündeki haber doğru değildir. Böyle bir karar sözkonusu değildir. Sadece hazırlanacak bir rapora bağlı olarak kaldırmanın gündeme gelebileceği şeklinde bir durum söz konusu olabilir ancak şu anda böyle bir ambargonun kalktığı yönünde bir durum söz konusu değildir. Bu sürece yardımcı olmayacağı çok açıktır. Dolayısıyla böyle bir gelişmenin olmayacağı kanaatindeyim” dedi.
Akıncı, garantörlük konusunun ise görüşmede gündeme gelmediğini belirtti.
































