Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

İnşaat çözümü bekliyor

HAZILRIK YOK: Yapılan tüm araştırmalarda Kıbrıs’ta varılacak bir çözümün inşaat sektörünü zirveye taşıyacağı sonucu ortaya çıkıyor. Ekonomistler, sektörün hareketliliğe hazırlıksız yakalanmaması için yasal altyapının bir an önce tamamlanmasını istedi. Müteahhitler de çözüm ümidi üzerine yaşanana hareketliliğin sektöre yaraması için yabancıların emlak alışına ilişkin düzenlemenin ivedi olduğu görüşünde

DEVLET DE DERS ÇIKARMALI: Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gücafer, Annan planı dönemine atıfta bulunarak, müteahhitlerin yaptığı hatalardan ders çıkardığını ifade etti. Gürcafer, “Devlet de yaşananlardan ders çıkarırsa müzakere süreci ve çözüm durumunda inşaat sektörü patlar” dedi

İMAJ DÜZELTİLMELİ: KKTC’de ev satın alan ve parasını ödediği halde tapusunu alamayan yabancılara, Garry Robb ve Bulut İnşaat’ın neden olduğu olumsuz imaja da dikkati çeken sektör temsilcileri, yasal tedbir alınmaması halinde ne çözüm ümidinin ne de çözümün sektöre yaramayacağı uyarısında da bulundu

Ceren ÖZBİL
Kıbrıs’ta devam eden müzakere süreci ile birlikte adadaki taşınmaz malların değerinin artması bekleniyor. Sadece yerli ekonomistler değil yabancı ekonomistler bile yabancı yatırımcıların adaya gelerek yatırım yapmak isteyeceğini öngörüyor. Ancak inşaat sektöründe ne yasal ne de alt yapı anlamında hazır olmamız büyük bir tedirginlik yaratıyor.
Konut edinme hakkı, yabancıların ülkeden taşınmaz mal edinme hakkı gibi imarla ilgili birçok yasa hala güncellenmedi.  Ayrıca belediyelerin ve kaymakamlıklarında alt yapısının inşaat sektöründe olası yaşanacak bir patlamaya hazır olmadığı biliniyor.

Yurt dışında imaj kötü…
KKTC’de ev satın alan ve parasını ödediği halde müteahhit firmalar ile bankalar arasında yaşanan ihtilaflardan ve KKTC’de bu tip sorunları uluslararası hukuk kurallarına göre çözecek yeterli yasaların olmamasından dolayı yüzlerce İngiliz evlerinin tapularını almamıştı. Bu durum uluslar arası basında da yer bulmuştu.

Yatımcılar konusunda da sıkıntı yaşandı…
KKTC’deki yasal eksiklikler ve boşluk nedeniyle inşaat sektöründe yaşanan tek sıkıntında buradan ev alan İngilizlerin evlerinin tapularını almamaları ile sınırlı kalmadı. Ayni zamanda yurt dışından Kıbrıs’a yatırımcı olarak gelen ve daha sonra ardından yüzlerce mağdur bırakan Garry Robb ve Bulut İnşaat örnekleri de var. 

2004 yılında yine patlama olmuştu…
2004 yılı Annan Planı döneminde de Kıbrıs’ta olası bir antlaşmanın olabileceği ihtimali ülkede inşaat sektöründe büyük patlama yaşanmasına neden olmuştu. İnşaat müteahhitlerine göre ayni durumun yeniden yaşanması gündemde. Ancak gerekli alt yapı ve yasal düzenleme yapılmaması durumunda bu durum ülkenin lehine değil aleyhine dönecek.

Yatırımcılar şimdiden kaçmaya başladı…
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gücafer’den alınan bilgiye göre şu anda ülkeye yatırım yapmak isteyen birçok yabancı yatırımcı oldu. Ancak ülkede şartları nedeniyle birçok yatırımcı geri adım atmak zorunda kaldı.

Gürcafer:  Varlık değeri yükselecek

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gücafer, Kıbrıs’ta devam eden müzakere sürecinin inşaat sektörünü olumlu yönde etkilediğini anlattı ve devam eden sürecin bile adadaki varlık değerini yükselttiğini açıkladı. Ancak bu konuda alt yapı olarak hazır olmadığımızı kaydeden Gürcafer, gerek araç gereç olarak gerekse de yasal zeminde bir an önce hazırlanmamız aksi takdirde kar beklediğimiz bu süreçten zarar edeceğimizin uyarısını yaptı. Gürcafer özellikle yabancı yatırımcılar hizmet noktasında çok büyük eksikliklerimizin olduğunun ve bunun bir an önce giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.

 

“Demode olmuş bir sistem var”
Gürcafer, yabancıların mülkiyet edinmesi ve yatırım yapması konusunda ülkede demode olmuş bir sistem olduğundan söz etti ve bir an önce Şehir Planlama Dairesi’nin hizmet verebilir bir noktaya getirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca kaymakamlık ve belediyelerinde süratli bir biçimde araç ve gereç yönünden hazırlanması gerektiğini kaydeden Gürcafer, “Şu anda inşaat sektöründe yaşanacak bir patlamaya hizmet verebilecek bir durumda değiliz. Hem hizmet hem kalite noktasında kendimizi geliştirmemiz lazım” dedi.

“Yatırım için gelip, kaçanlar var”
Şu anda bile adanın kuzeyine yatırım için gelen ancak mevcut şartları güvenilir bulmadığı için adadan ayrılan yabancı yatırımcılar olduğundan söz eden Gürcafer, ülkede karmaşık ve bunaltıcı bir sistem olduğunu anlattı. Gürcafer hukuk sisteminin de yatırımcılara güven verdiğini kaydederek, yatırımcıların bir ülkeye gelirken o ülkenin şartlarına ve hukuk sistemine baktığının altını çizdi.

“Biz dersimizi aldık”
Müteahhitler olarak 2004-2007 yılları arasında yaşana süreçte gerekli dersi aldıklarını ifade eden Gürcafer, bu süreçte kendilerinin ne yapması gerektiğini devletin ne yapması gerektiğini öğrendiklerini anlattı. Gürcafer, sektörü disiplinize etmek gerektiğini fark ettiklerini söyleyerek bu nedenle gerekli asa değişikliklerini hazırlayıp ilgili bakanlıklara sunduklarını ifade etti. Gürcafer bu değişikliklerin bir buçuk yıldır bakanlıklarda beklediğini vurguladı.

“Sürekli bakan değişiyor”
Ülkede sürekli hükümet ve bakanların değiştiğine dikkati çeken Gürcafer bu nedenle bir yol kat edemediklerini anlattı. Her bakan değişikliğinde kendilerini sil baştan yeni bakana anlatmak zorunda kaldıklarını söyleyen Gürcafer, ekonomiyi planlamanın, iç düzenlemeler yapılmasının, yasal düzenlemeler yapılmasının şart olduğunun altını çizdi. Gürcafer bunlar yapılmazsa bu süreçten zarar göreceğimizin altını çizdi.

Akifler:  Emlak sektöründe ciddi bir hareketlenme olacak

Ekonomist Ünal Akifler, müzakere süreciyle birlikte adadaki emlak sektöründe ciddi anlamda bir hareketlenme olacağını anlattı. Herkesin mal varlığının değerinin artacağını kaydeden Akifler, ülkedeki taşınmaz malların kısa sürede değerinin artacağını söyledi. Akifler ancak bu durumundan inşaat sektörünün zarar görebileceğini söyledi ve “Çözüm olması durumunda taşınmaz malların değeri artacak. Yabancı yatırımcılar adaya gelmek isteyecek ve buna bağlantılı olarak toprak azalacak. Mallar kısa vadede değer bulacak. Ancak bu inşaat sektörü bu durumdan zarar görebilir. Çünkü toprak azalacak ve buna bağlantılı olarak bir süre toprak satışları bile durdurulabilir. Devlet bu konuda alt yapı olarak hazırlanmalıdır” ifadelerini kullandı.