ÇOĞUNLUĞU İTHAL: Tarım ve Temel Sağlık Hizmetleri Dairelerinin son 8 ayda gerçekleştirdiği denetimlerde limit üstü ilaç kalıntısına rastlanan 16 yerli ürün imha edildi. Aynı sürede aynı gerekçe ile 50 ithal ürün ise ya imha edildi ya da menşeine geri gönderildi
“PANİĞE GEREK YOK”: Tarım Dairesi Müdürü Emine Solyalı, sebze ve meyveler üzerinde sık sık analiz yaptıklarını, bu nedenle paniğe gerek olmadığını anlattı. Solyalı, limitin üzerinde ilaç kalıntısı tespit edilen ürünlerin imha edildiğinin altını çizerek tüketicilere “İçiniz rahat olsun” mesajı verdi
ÇARE HAL YASASI: Ziraat Mühendisleri Odası ile üretici birlikleri bu tarz sorunlarla mücadelede Hal Yasası’nın önemine dikkati çekti. Örgütler Hal Yasası ile hem üretilen hem de ithal edilen ürünlerin daha sağlıklı denetlenebileceğini söyledi
Ceren ÖZBİL
Ülkede 2015 yılının ocak ayından ağustos ayına kadar Tarım ve Temel Sağlık Hizmetleri Dairelerinin yaptığı denetimlerde yerli ürünlerin yüzde 1.97’sinde, ithal ürünlerin ise yüzde 5.86’sında limit üstü ilaç kalıntısı tespit edildi. Limit üstü ilaç kalıntısı tespit edilen ürünlerin tümü piyasaya sürülmeden imha edildi.
Tarım Dairesi’nden alınan bilgiye göre 2015 yılının ocak ayından ağustos ayına kadar 813 yerli üründe, 853 ithal ürün üzerinde analiz yapıldı. 16 yerli ve 50 de ithal üründe limit üstü ilaç tespit edildi. Bu doğrultuda limitlerin üzerinde ilaç kalıntısına rastlanan yerli ürünler çöplüğe gönderilerek ezilip imha edildi. 50 ithal ürün ise limanlardan ülkeye girişine izin verilmeyerek ya imha edildi ya da menşeine geri gönderildi
Solyalı: Her bölgede sık sık analizler yapılıyor
Tarım Dairesi Müdürü Emine Solyalı, Tarım Dairesi’nin tüm kazalarda örgütlü olup her üretim yerine ulaşabilir durumda olduğunu açıkladı. Solyalı her bölgede hangi gün örnek alacağı önceden planlanmış olmasına rağmen eğer bir üründe sorun görülürse o üründe bir risk olduğuna karar verilip anında tüm bölgelere haber verildiğini ve tarama yapıldığını anlattı. Normal durumlarda ise Devlet Laboratuvarı’nda bir sıkışıklık olmaması için her bölgeden farklı bir günde örnek almasının sağladığını kaydeden Tarım Dairesi Müdürü Solyalı laboratuvarda günlük analizleri içinde yurt dışından gelen ürünleri de olduğuna dikkati çekti. Solyalı ayrıca ithal ürünlerden de limanlarda örnek alınarak analize gönderildiğini ve bu nedenle laboratuvar personelinin hep mesai çalıştığını belirtti.
“Dönemine göre değişiyor”
Solyalı, alınan örneklerin dönemine göre değiştiğini belirtti ve özellikle şu an içinde bulunduğumuz dönemde üzüm, molehiya, böğrülce ve maydanoz analizlerinin daha çok yapıldığının altını çizdi. Tarım Dairesi Müdürü Solyalı, ancak bir risk söz konusu olduğunda karar verilip anında tüm bölgelere haber verilip bir tarama yapıldığını yineledi.
Solyalı: Gereksiz panik yaşanıyor
Solyalı, ülkemizde diğer ülkelere oranla çok fazla denetim olduğunu anlattı ve buna rağmen vatandaşlarda hala daha çok büyük endişeler oluşmasına anlam veremediğini belirtti. Bir üründe limit üstü ilaç tespit edilip o ürünü imha etme yoluna gittiklerinde bunun piyasada kalan ürünün sağlıklı olduğu anlamına geldiğinin altını çizen Solyalı şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bir üründe limit üstü ilaç kalıntısı olduğu için imha ettiğimizi duyurursak tüketicide piyasadaki diğer ürünler temizdir, kirlisi zaten imha edildi algısı oluşacağına bu üründen tamamen uzaklaşma yoluna gidilir. Bu doğru bir algı değildir. Bugün ülkemizde üretilen meyve ve sebze sanıldığının aksine çok iyi durumdadır. Yaptığımız eğitimle, tarla kontrollerimiz ve birçok ürün için tarım ilaçlarının kabul edilebilir. Limitlerine göre sıralanması bu başarıda rol oynamıştır. Biz bu sıralamayı hem üzümde hem de yaprağı yenen sebzelerde sıralamayı başardık. Bu çok önemlidir. Örneğin bir x ilacının pazı ve ıspanakta kabul edilebilir limiti 60 olabilirken maydanoz ve kerevizde 0.01 olabiliyor. İki grup da yaprağı yenen sebze olmasına rağmen iki limit arasında 6 bin kat fark vardır. Bu limitleri biz belirlemedik. Bu limitler AB ülkelerinde belirlenmiş limitlerdir. Bunları uygulamaya başladıktan sonra kirlilik oranımızda düşüş olduğunu da tespit ettik.”
“16 çeşit ürün imha edildi”
Solyalı, ocak ayından bugüne 813 yerli üründen örnek alındığını ve sadece 16 çeşit üründe limit üstü ilaç kalıntısı çıktığını belirtti. Müdür Solyalı, bu 16 ürünün imha edildiğini anlattı ve bunun yüzde 1.97’ye denk geldiğinin altını çizdi. Bu kirlilik oranının çok düşük bir rakam olduğuna işaret eden Solyalı, “AB ülkelerinin kirlilik ortalaması yüzde 3’tür” dedi.
“İthal ürünlerde denetleniyor”
Solyalı, ithal ürünlerde de aynı uygulamayı yaptıklarını ifade etti ve limandan gelen ürünlerden alınan örneklerin analize gönderilip temiz çıkması durumunda piyasada satılmasına izin verildiğini açıkladı. Müdür Solyalı, aksi durumda ise ya çöplükte imha edildiğini ya da menşeine iade edildiğini anlattı. Düne kadar olan sürede 853 ithal üründe denetim yapılıp 50 tanesi kirli bulunarak satışı engellendiğini söyleyen Solyalı İthal ürünlerde kirlilik oranının yüzde 5.86 görüldüğü gibi yerli ürünlerin yurt dışında üretilenlere göre daha temizdir.
“Hepsi imha edildi”
Solyalı, limit üstü ilaç kalıntısı tespit edilen ürünlerin imha edildiğini ve imha yöntemlerini şu ifadelerle anlattı:
“Yerli üretimdeki bir ürün için imha kararı birer hafta arayla yapılan üç analiz sonrası verilir. Bunun sebebi tarım ilaçları bitki bünyesinde parçalanarak azalır. Aldığımız bir örnekte limit üstü ilaç kalıntısı bulunmuşsa bunu denetime alırız. Birer hafta ara ile iki analiz daha yaptırırız. 3.analiz nihai karardır. İmha kararı verilen bir ürün yaprağı yenen sebze ise tarlada ezilerek, meyvesi yenen ise meyveler toplanarak çöplüğe gönderilip ezilerek imha edilir.”
Özuyanık: Denetimler yapılıyor
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ozan Özuyanık geçmiş yıllara göre artık daha çok analiz yapıldığını anlattı ve bunun üzerine eklenmesi gereken tek şeyin kooperatifçilik olduğunu anlattı. Hangi ürün olursa olsun mutlaka etiketi olması gerektiğini savunan Özuyanık, tarımsal kooperatifçiliği de meclisten uzun bir süredir bekleyen Hal Yasası’nın içerdiğini hatırlattı. Özuyanık ayrıca yine Meclis’te Hal Yasası gibi bekleyen Toprak Koruma Yasası’nın da arazilerin verimli kullanılabilmesi için önemli olduğunu anlattı ve ne yazık ki bu yasanın da uzun bir süredir mecliste beklediğini söyledi.
Doğan: Denetimler arttı
Maraş Seracılar Birliği Başkanı Mahmur Doğan geçmiş yıllara oranla denetimlerin arttığını anlattı. Doğan ancak denetimlerin artırılmasının tek başına yeterli olmadığını belirterek üreticiye de bu konu da eğitim verilmesi gerektiğini savundu. Ancak Tarım Dairelerindeki personel sayısının yetersiz olması nedeniyle mevcut personelinde bu konuda her şeye yetişemediğini söyleyen Doğan, “Tarım Dairesi personeli gelip tarla mı gezecek, içeriye gidenlerle mi ilgilenecek yetiştiremiyor” dedi.
“Herkese alanına göre eğitim verilmeli”
Ayrıca üreticiye verilecek eğitiminde herkesin yetiştirdiği ürüne göre olması gerektiğini kaydeden Doğan durumu “Ben sebzeciyim. Bana üzümle ilgili eğitim verilirse ne anlarım” diyerek örneklendirdi. Doğan her bölgede yetişen ayrı bir ürün olduğunu ve eğitimlerin bu doğrultu da verilmesi gerektiğinin altını çizdi.
“İlaçlar hakkında bilgilendirilmeliyiz”
Tarımda kullandıkları ilaçlar konusunda mutlaka ve mutlaka üreticinin düzenli olarak bilinçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Doğan, bir önceki yıl ruhsatlı olan bir ürünün bir yıl sonra yasaklanabileceğini kaydetti. Bu durumdan habersiz üretici bir yıl önce aldığı ilacı kullanabileceği gibi, ilacı aldığı firmanın da elinde bulunan stoktan üreticiye satabileceğini anlatan birlik başkanı bu konu da hem üreticinin hem de ilaç satış yerlerinin bilgilendirilip denetlenmesi gerektiğini savundu.
“Hem üreticiyiz hem tüketici”
Bir üreticinin aynı zamanda tüketici olduğuna dikkati çeken Doğan, “Ben sebze üretiyorum. Ancak aynı zamanda da karpuz, meyve tüketiyorum. Bu yüzden ilaçlı ürün tüketmek istemediğim gibi bende istemem ürettiğim ürün ilaçlı çıksın” dedi. Doğan hiçbir üreticinin bilinçli olarak aşırı ilaç kullandığını düşünmediğini çünkü o ürünün herkesin akrabalarının yakınlarının tüketeceğini belirtti.
“Hal Yasası şart”
Ürünlerin denetlenebilirliğinin artması açısından Hal Yasası’nın önemine işaret eden Doğan, böylece kimin hangi ürünü ürettiğini rahatlıkla ortay çıkacağını söyledi. Doğan ayrıca bazı ülkelerde ilaç oranı yüzde 5 kabul edilirken bizim ülkemizde yüzde 2 kabul edildiğini ve bunun araştırılması gerektiğini anlattı.
































