Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm hedefiyle yürütülen müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talat, koalisyon ortağı ile ilişkiler konusundaki soruları da yanıtladı.
Mehmet Ali Talat, CTP-BG’nin Kıbrıs sorununun çözümünü destek veren, bunu yaparken de çözümün kalıcı olabilmesi için halkın bilinçlendirilmesine önem veren bir parti olduğunu belirtti.
Müzakere sürecinin devam ettiği bu günlerde ortaya atılan temelsiz iddialarla halkın aldatılmaya çalışıldığını söyleyen Talat, bunun önüne geçilmesi adına parti olarak bölgelerde bilgilendirme toplantıları düzenlediklerini anlattı.
“Amacımız partililerimiz yanında barışçıl insanları harekete geçirmektir” diyen Talat, bugüne kadar, Güzelyurt, Mağusa ve İskele’de toplantılar düzenlediklerini, bayram sonrasında da diğer bölgeleri ziyaret etmeye devam edeceklerini söyledi.
Toplantılarda, özellikle mülkiyet üzerinde durduklarını, bu çerçevede temel aldıkları AİHM’in kararlarını aktardıklarını ifade eden Talat, referandumda olası bir HAYIR’ın Kıbrıs Türküne vereceği zararlara da dikkat çektiklerini söyledi.
“Olası bir referandumda hayır denmesi halinde Kıbrıs Türkünün karşı karşıya kalacağı derin izolasyondan bahsetmem bazı kesimlerce istismar ediliyor” diyen Talat, halka evet veya hayırın bedellerini anlatmakla yükümlü olduğunu vurguladı.
Herşeyin yolunda gitmesi halinde Mart ayında bir referanduma gidilebileceği öngörüsünde de bulunan Talat, Kıbrıs Türk tarafında an itibarıyla hurafelerden dolayı bir “hayır” riski bulunduğunu ancak bunu ortadan kaldırılabilme şansının var olduğunun altını çizdi.
Talat, “Annan planında ortada bir metin vardı ve o metni anlatıyorduk. Şimdi ortada birşey yok sadece hurafeler var. Kuruluş anlaşması ve anayasalar belirlenirse referandumda sunulabilir” dedi.
Mülkiyette mihenk taşının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları olduğunu, 1974 öncesi mala sahip olanlar kadar şimdiki kullanıcının da hakkı bulunduğunu ifade eden Talat, hakların eşitlendiğini, bir insanın hakkını savunurken başka bir insanın hakkını yok etmenin doğru bulunmadığını kaydetti.
Mehmet Ali Talat, tazminatlar konusuna da değinirken, ortaya çıkacak bedellerin kişiler tarafından değil, devletlerin yanısırayabancı kaynaklar tarafından karşılanmasının beklendiğini söyledi.
CTP-BG-UBP Koalisyon hükümetinin kıbrıs konusuna bakışına da değinen Talat, iki partinin uyumlu çalışmalar yürüttüğünü ve bu uyumun referanduma da yansıyacağını düşündüğünü söyledi.
Talat, “UBP 2004’ün UBP’si değil, çözüm referandumuna karşı duracağına inanmıyorum, bu gün için UBP ile işbirliği içindeyiz” dedi.
Türkiye’den borularla 29 Ekimde gelmesi beklenen su için yapılan hazırlıklara da değinen Talat, bunun için Hükümetin bir “Su Kurumu Yasası” üzerinde çalıştığı bilgisini verdi.
































