Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıs sorunu ile ilgili Rumların dört farklı bakış açısı

Psaltis, Rumları dört gruba ayırıyor:

  1. Federasyonu savunan uzlaşma yanlıları.
  2. Kıbrıslı Türkler’e karşı nötral olan, bölünmeye karşı olan ve üniter devleti savunanlar.
  3. Bölünmeyi savunan ve Kıbrıslı Türklere karşı karışık duygular besleyenler.
  4. Federasyon karşıtı, yabancı düşmanı (zenofobi) ve Helen merkezli olanlar.

Her şeyden önce belirtmek gerekir ki dört gruba ayrılan insanların büyük bir çoğunluğu Kıbrıs’ta çözüme silâhlı çatışma olmadan, taviz vererek ulaşılabileceğine inanıyorlar. Silâhlı çatışmaya karşı çıkmayan sadece 4. Grup içinde bulunan küçük bir azınlıktır. Bunlar, bu sayede geçmişteki olayların intikamını alacaklarına inanıyorlar.

Birinci Grup: Nüfusun %18.8’ini oluşturan bu grup, federasyonun Kıbrıs sorununu çözeceğine inanıyor. Kıbrıslı Türklere güveniyorlar ve onlarla sıkı ilişkileri vardır. Kıbrıs merkezli görüşlere sahiptirler ve statüko ile taksime karşıdırlar.

Bu gruptaki insanların çoğu, kilisenin eğitim işlerine karışmaması gerektini savunuyorlar. Bu grup çoğunlukla, yüksek eğitimli insanlardan oluşuyor. Kadınlardan çok erkeklerden, gençlarden çok orta yaşlılar ve yaşlılardan oluşmaktadır.

Bu gruptaki insanlar iki toplumlu, iki kesimli federasyonun çalışacağına dair herhangi bir endişeleri yoktur. Türkiye’den gelen “yerleşikler”in kurulacak olan Federal devletin vatandaşları olmalarına karşı değildirler. Türkiye’nin Federal Kıbrıs’ın iç işlerine karışacağına inanmıyorlar.

Aksine, çözümden sonra Türkiye ile ilişkilerin normalleşeceğine ve ekonominin gelişeceğine, ayrıca Kıbrıs’ın her tarafına özgürce seyahat edilebileceğine inanıyorlar.

İkinci Grup: Nüfusun %43.1’ini oluşturan bu büyük grup, Kıbrıslı Türklere karşı nötral bir bakış açısına sahiptirler. Onlarla ilişki kurmak açısından da onlara duyulan güven açısından da tarafsızdırlar. Ancak Türkiyeli “yerleşikler”e karşı özel bir olumsuz tavırları vardır.

Üniter devleti ideal çözüm olarak gördükleri halde taviz vererek federasyonu da kabul etmeye hazırdırlar. Bunların %90’ı iki devletli çözüme karşıdırlar. Ayrıca, bunların üçte biri statükonun devamından yanadırlar.

İki toplumlu ve iki kesimli federasyon çözümüne bakış açıları birinci gruba benzer. Ancak federal devletin işlerliği konusunda onlardan çok daha endişelidirler. Türkiye’nin kurulacak olan federal devletin iç işlerine karışma ihtimali olduğuna inanıyorlar. Türkiye ile olan ilişkilerin normalleşeceğine ve ekonomik gelişmenin sağlanacağına inanmıyorlar.

Bu grubu iki alt gruba bölmek mümkündür. Bir kısmı federasyonu tatmin edici bir sonuç olarak görüyorken grubun %63’ü federasyonu mecburi bir çözüm gibi görüyorlar. Bu alt grubun seçmenlerin %18 – %23’ünü oluşturduğu tahmin ediliyor.

Üstelik bu grubun iyimserlik ve kötümserliği ülkenin siyasi ikliminden etkilendiği saptanmıştır. 2017 yılının Nisan ayında bu gruptaki insanlar Kıbrıslı Türklere karşı güven duygusu beslediklerini ifade ederek bir çözüme olumlu oy vereceklerini deklare ediyorlardı. Halbuki Crans Montana’daki görüşmelerin çökmesi sonucu ve bunun sorumlusunun Türk tarafı olduğu kendilerine söylenmesi üzerine tavır değiştirdiler ve Kıbrıslı Türkler ile Türkiyeli Türkler arasında fark olmadığını dile getirmeye başladılar.

Üçüncü Grup: Daha çok gençlerden oluşan bu grup, nüfusun %18.6’sını oluşturmaktadır. Uzun bir ayrılık süreci, gençlerin ve erkeklerden çok kadınların Kuzey Kıbrıs ile olan bağlarını koparmıştır. Kıbrıslı Türklere karşı olumlu ve olumsuz duygular yani karmaşık duygular beslerler. Onlara karşı güvensizlik duymaları nedeniyle statükoyu veya iki devletli çözümü, federal bir çözüme hatta üniter devlete tercih ediyorlar. Ne var ki bunların %50’si federasyonu zoraki bir çözüm olarak kabul ediyorlar. Federasyonun da son zamanlarda tartışılan “gevşek” şeklini tercih ediyorlar.

Bunlardan daha yaşlı olanlar Kıbrıslı Türkler ile birlikte yaşamayı kabul ediyorlar ama gençler bu konuda daha olumsuz bir tavır sergiliyorlar. Bu da birlikte yaşama deneyimi olmaması sonucu ortaya çıkmış bir durumdur.

Türkiye’nin eskiden beri zaten Kıbrıs’ın tümünü işgal etmek istediğine inanırlar. Kendilerini mağdur olarak görürler ve kendi taraflarının Kıbrıslı Türklere herhangi bir hata işlediğini asla kabul etmiyorlar. Tek taraflı mağdurluğun gençler arasında sürdürülmesinin nedenlerinden bazılarının eğitimde “Biliyorum, Unutmuyorum, Talep ediyorum” sloganının kullanılıyor olması ve öğretilen tek yanlı tarih dersleri olarak gösterilmektedir.

Çözüm Federal Devlet şekli olursa, Türkiye’nin müdahaleleri nedeniyle sistem çalışmayacaktır. Çözümden sonra Türkiye ile ilişkilerin normalleşeceğine ve ekonomik kalkınmanın yer alacağına inanmıyorlar. Türkiye’den gelen “yerleşikler” ile sorunlar yaşanacaktır. “Toplum olarak karşı tarafla barış içinde yaşamaya hazır değiliz” diyorlar.

Dördüncü Grup: Nüfusun % 19.5’ini oluşturan bu grup Helen milliyetçisi olup Türk karşıtıdırlar ve Kıbrıslı Türklere karşı olumsuz duygular beslemektedirler. Büyüklük duygularına sahiptirler, ayrıca milliyetçi, Helen merkezci ve zenofobik anlayışlara sahiptirler.

Federal çözüme şiddetle karşıdırlar ve tek çözümün üniter devletin kurtuluşu ile gerçekleşeceğine inanıyorlar. Ayrıca, bunların içinde küçük bir grup enosisi savunuyor.

Dördüncü grubun üçte biri, mecbur kalma durumunda federasyonu kabul edeceklerini söylüyorlar. Grubun %40’ı ise statükonun sürdürülmesinin veya iki devletli çözümün ikinci en iyi çözüm olduğuna inanıyorlar.

Bu grup, gençler ve orta yaşlılardan oluşmaktadır. Milliyetçi spor kulüplerine üyedirler ve öteki grup üyelerine oranla çok daha sık kiliseye gidiyorlar. Bu nedenle kilise öğretilerinden etkilendikleri söylenebilir.

İki toplumlu ve iki kesimli federasyon çözümü hakkındaki görüşeri, üçüncü grup üyelerinin görüşlerine çok benzemektedir.

Buna benzer bir araştırma kuzeyde de yapıldı mı? Yapılabilir mi?