ARASTA’DA KÜLTÜR KOKUSU: Kıbrıs Türk kültürü, Arasta Çarşısı’nda yaşatılmaya çalışıyor. Arasta Çarşısı’nın en eski esnaflarından olan Ekram Tayfur, son dört senedir, kazancını Kıbrıs Türk kültürüne ait el işlerinin satışından elde ettiği gelir ile sağlıyor. Tayfur, çok kazanmasa da kültürü yaşattığı için yaptığı işi seviyor
ESKİYE BİR DÖNÜŞ VAR: İlk zamanlarda sadece turistlere satış yaptığını anlatan Ekrem Tayfur, sele, sini sesta ve benzeri kültürümüze ait eşyaların zaman içerisinde yerli halkın da dikkatini çektiğini belirtti. Tayfur, “Umarım kültürümüz zamana direnir ve Kıbrıs Türk kültürü gelecek nesillere de aktarılır” dedi
Bahadır AYNA
Geçmişte kullanımı oldukça yaygın olan eşyalar şimdilerde yeniden rağbet görmeye başladı. Lefkoşa’da Arasta Çarşısı’nda, Kıbrıs Türk kültürüne ait el işlerinin satışı yapan Ekram Tayfur, sattığı ürünlere eskiye göre daha çok rağbet olduğunu anlattı
Tayfur, “Yıllarca konfeksiyon işi yaptım, Arasta’da dükkan açınca da ister istemez konfeksiyon işine devam ettim. Fakat içimde hep Kıbrıs Türk kültürüne ait eşyaları satmak vardı. Çünkü ben ülkemi çok seven bir Kıbrıslı Türk’üm ve bu kültürün unutmamasını istiyorum. Lefkoşa Türk Belediyesi çarşıyı tadil edince ben de artık kararımı vermiştim. Hayalini kurduğum işi sonunda kurdum” dedi.
Tayfur, “Ekmek paramı bu işten çıkarıyorum. Belki çok kazanmıyorum ama kültürü yaşattığım için çok mutluyum” diye konuştu.
“Yerli halk da ilgi gösteriyor”
Ekram Tayfur, sattığı ürünlere eskiden sadece turistlerin ilgi gösterdiğini belirten Tayfur, şimdilerde yerli halkın da ilgisinin arttığını söyledi.
Tayfur, müşterilerinin çoğunun, dış ülkelerde yaşayan Kıbrıslı Türkler olduğunu belirterek, “Kıbrıs’a tatil için gelen Kıbrıslı Türklerin çoğu dükkanımdan geçmeden yaşadığı ülkeye dönmüyor. Çok sayıda Kıbrıslı Türk, tatil dönüşü arkadaşlarına benim dükkanımdan aldığı kültürümüze ait eşyaları hediye götürüyor” diye konuştu.
“Hiçbiri fabrika üretimi değil”
Ekram Tayfur, sattığı ürünleri kendisin yapmadığını, eşyaları çeşitli köylerden satın aldığını anlattı. Tayfur, bazen müşterilerin talebi üzerine, bazen kendi zevkine göre bazen de ustaların zevkine göre eşyalar yapıldığını kaydetti.
Dükkanındaki her şeyin el emeği olduğunu asla fabrikasyon mal olmadığını belirten Tayfur, eşyaların nelerden yapıldığını şu şekilde anlattı: “Bu işte temel iki malzeme buğday sapı ve kamıştır. Buğdaylar kuruyunca, özenilerek oraklarla biçiliyor. Biçilen buğdayların başakları ayrılıyor ve saplar bir bir temizleniyor. Özel bir muhafaza tekniği ile kullanıma saklanıyor. Kök boya dediğimiz başka bir otun kökünden temin edilen doğal boya kullanılıyor.”
Ekram Tayfur, dükkanında sele, sini, tokalıklar, çaydanlık altılıkları, sepetler, kedi köpek yuvaları, ekmeklikler, alışveriş sepetleri, meyvelik, balkon masası, bebek yuvası, terliklikler, eski sandalye ve tabureler satıyor.
“Eski sandalyelere rağbet çok”
Eski mutfak sandalyelerine büyük oranda bir rağbet olduğu anlatan Ekram Tayfur, eskiden kullanılan malzemelerin minyatürlerini de yaptırdığını belirtti.
Yel değirmenleri, un elekleri, kalburlar, makyaj masaları, koltuklar, sandıklar ve at arabaları gibi minyatür eşyaların turistlerin çok fazla ilgisini çektiğini kaydetti.
“Mutluluk duyuyorum”
Kıbrıs Türk kültürüne ait eşyalar sattığı için çok kazanmadığını belirten Ekram Tayfur, kazancı çok fazla olmamasına rağmen bu işten mutluluk duyduğunu kaydetti.
Konfeksiyon işini bırakınca bütün mallarını bazı kurumlara bağışladığını söyleyen Tayfur, anne babaların gençlere eski Kıbrıs Türk kültürünü anlatması gerektiğini eskilerin, gül pembe bir yaşam sürmediklerini bilmeleri gerektiğini söyledi.
“Vergiler belimizi büktü”
Ekram Tayfur, kendisine gelen vergilerin çok fazla olduğundan yana dert yandı. Tayfur, artık ne vergisi ödediğini anlamadığını, hem devlete hem de belediyeye vergi ödediklerini bunun da üzerine elektrik eklendiğinde kazancının ancak geçinecek kadar kaldığını söyledi.
“Anlaşma olursa işler artar”
Ekram Tayfur, Kıbrıs’ta bir barış olması halinde, geçiş kapılarında limit olmazsa her iki tarafın esnafının da işlerinin çok artacağı görüşünce olduğunu belirtti.
































