Geçtiğimiz hafta haberleri okudunuz…
Rakam rakam açıkladık…
Bu ülke, Türkiye’den yılda 1 milyar dolar, mal alımı yapıyor.
Türkiye’ye sattığımız ise, 100 milyon dolar civarı…
Siz şuna, “10 alıp bir satıyoruz” deyin…
Peki normal mi bu?
Değil.
“Açık” dediğiniz şey bundan çıkar ortaya.
Ekonomist değilim ama…
Kalkınmanın yolunun “üretimden” geçtiğini biliyorum…
Üreten toplumun geliştiğini biliyorum.
O zaman ne yapmak lazım?
Daha fazla üretmek lazım.
Üretenlere destek vermek lazım.
Üretmek isteyenlerin işletmelerini daha “verimli” hale getirmek lazım.
“Devlet” dediğiniz gocunmayacak.
Diyecek ki, “20 inekten az mandıra, teşviklerden yararlanamaz…”
Üretmek isteyen de, daha ciddi düşünecek…
“Benim beş ineğim var ama…”
15 inek daha alması için, devlet devrede olacak.
Hibe mi verir?
Faizsiz kredi mi verir?
15 inek daha, “üretmek isteyenin” mandırasına girecek.
Bunu sadece “mandıra” örneği olarak algılamayın…
Çilek üretecek olan da…
Narenciye üretecek olan da…
Nar üretecek olan da…
Sıvı sabun üretecek olan da…
Yatak kapasitesini artıracak olan da…
Aklınıza ne gelirse?
“Üretenin yanında” devletin gücü de olmalı…
Yardım artıyor
Dün, Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin raporunu dinledik.
Mehmet Balcılar, kamil Sertoğlu ve Berkan Tokar hocalarımız bir araştırma yaptılar…
“Sanayi, Turizmve Tarım Sektçrü Hibe Programlarının Ekonomik Etki Analizi” çalışıldı.
Bununla ilgili rapor hazırlandı.
Raporla ilgili sunumlar yapıldı.
“Memnuniyet” istenilen düzeyde olmasa da, “hibe programlarına dahil olan işletmelerin” yukarıya doğru bir ivme yakaladıklarını gördük.
Ne gördük dün biliyor musunuz?
Kaynaklar doğru kullanıldığı zaman, gelişim de kendiliğinden geliyor.
Ülkenin “ithalat- ihracat” dengesine baktığınız zaman, zaten “batakta” olduğumuzu görüyorsunuz.
Bu ivmeyi yukarıya taşımanın tek yolu, “üretmek isteyenin” desteklenmesi.
Çünkü rakamlar, hibe kazanan firmaların, üretim ve ihracatta başarı sağladığını gösteriyor.
Ki benim için, işin özetle en en çarpıcı yanı da buydu…
“Hibe, ithalatı azaltıp, ihracatı çoğaltıyor…”
Kolay değil…
Çukurova Kalkınma Ajansı, ince eleyip sık dokuyor.
Hibe programına dahil olmak kolay değil.
Öyle, bakan başbakan torpili de yetmiyor.
Çok denetimli bir eleme süreci sonrasında kazanan programlar ortaya çıkıyor.
2011-2012 döneminde 172 firma başvuru yaparken, 62’sine hibe desteği sağlanıyor, toplamda 9.1 milyon TL…
2013-2014 döneminde 151 firma başvuru yapıyor, 82’ine destek sağlanıyor, 12.5 milyon TL…
2014-2015 döneminde 178 firma başvuru yapıyor, 73’üne destek sağlanması uygun bulunuyor, 11 milyon TL…
2015-2016 döneminde başvuran firma sayısı ise 155… 70 firmaya destek veriliyor, 11.8 milyon TL…
Sürekli artıyor…
Görüldüğü gibi…
Başvuru sayısı da…
Hibe destek rakamı da yıllara göre ciddi bir artış sağlıyor.
Başvuru yapan da inanıyor…
Desteği veren de…
Burada, Çukurova kalkınma Ajansı’nın…
KKTC Ekonomi Bakanlığı’nın…
Ve Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin bu gelişimde ciddi katkıları var…
Tarım ve turizm alanında da ciddi gelişmeleri sağlayan bir tabloyla yüzleştik.
Yaşamın pratiğinde karşımıza çıkmayan bir çok işletme, bu hibe desteği sayesinde, büyüyor, üretiyor, iç ve dış piyasada ciddi pazar paylarına sahip oluyor…
İthalat azalıyor, ihracat artıyor
Dediğim gibi, benim en heyecan duyduğum tarafı belli.
İthalat azalıyor destek verilen alanlarda, ihracat ise artıyor.
Üretim kalite kazanıyor.
Destek alan firmalar incelendiği zaman, ortaya pozitif bir tablo çıkıyor.
Hali hazırda ihracat yapanların, ihraç rakamları da hibe destek kapsamında artıyor.
Doğru kurgu gerekiyor
Bu tablo da gösteriyor ki, doğru planlama ve kaynakların doğru alana kaydırılması gelişime katkı sağlıyor.
Ne kalıyor geriye…
Planlama ve standartlar…
Kaynak var…
Doğru kullanılırsa, daha da ciddi kaynaklar yaratılabilir.
KKTC bütçesi içerisinde de hibe ya da faizsiz kredi sistemi kullanılarak gelişime kapı açılabilir.
Nerede ne üretileceği?
Turizmin nerede ve hangi standartta gelişeceği?
Sanayi alt yapısı ve gelişiminin nasıl olacağı?
Hangi üretim alanlarının destekleneceği?
Hepsi bir arada ele alınmalı…
Çukurova Kalkınma Ajansı modeli, örnek olmalı…
Ülkeyi yönetenler de, yönetmeye talip olanlar da her şeyin farkında.
Geriye irade kalıyor…
































