Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Değişim için geliyorum

 

DEĞİŞİM VURGUSU: Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı, halkın değişim talebinin Pazar günü yapılacak ikinci tur seçiminde sandığa yansıyacağını belirterek seçim sonucu ile ilgili bir kaygısının olmadığını belirtti. Akıncı, “pazar günü değişim sandığa yansıyacak. Tüm toplumla beraber değişimi gerçekleştireceğiz” dedi

KORKU DAĞI SARDI: Akıncı: “Bir takım çevreleri korku dağları sardı. Eski metotlarla halkı korkutmaya çalışıyorlar. Türkiye kökenli yurttaş üstünden gemi söylemlerini hortlattılar. İzcan üzerinden saldırıyorlar. Geleneksel menfaat dağıtımları devam ediyor. Tüm bu girişimler Pazar günü geri tepecek”

CTP İLE YÜRÜYECEĞİZ: “Kazanmamız durumunda Kıbrıs konusunda tabii ki CTP ile yürüyeceğiz. Gün kırgınlık zamanı değildir. Bizim geçmişimizde CTP ile yürünmüş birçok yol var. Evet her konuda ayni düşünmemiz mümkün değildir, ilişkilerde zaman zaman gerginlikler de olabilir ama olaya ülkenin geleceği açısından bakmak gerek”

BİZ ÇÖZMELİYİZ: “Rum lider Anastasides ile tanışıyoruz. Kendisi ile temasımız da oldu. İkimiz de Limasolluyuz. Bizden önceki kuşakların bu sorunu şimdiye kadar çözmesi gerekirdi. Bizim kuşak da çözmezse, gelecek kuşaklar için gerçek anlamda endişeleniyorum

Bertuğ TOPAL
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçilmeme gibi bir kaygısı olmadığını ifade ederek tüm toplumla değişimi gerçekleştireceklerini ifade etti.
Akıncı, bazı çevrelerde korkunun dağları sardığını ifade ederek yalan yanlış söylemlerle kendilerine zarar vermeye çalıştıklarını belirtti. Bu eski metotların artık halk üzerinde bir etkisi olmadığını da ifade eden Akıncı, geleneksel menfaat dağıtımı ile bazı çevrelerin seçim kazanma döneminin geride kaldığını belirtti.
Akıncı, BRT’de ikili program teklifinin Eroğlu ile birlikte kendisine da yapıldığını, kendisinin Eroğlu ile birlikte televizyon programına çıkmaya hazır olduğunu bildirdiğini ancak Eroğlu’nun bunu reddettiğini belirtti.
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin desteğini de yorumlayan Akıncı, CTP ile geçmişte birçok yolu birlikte yürüdüklerini ifade ederek bundan sonraki dönemde de seçilmesi durumunda Kıbrıs sorunundaki yolu birlikte yürüyeceklerini belirtti.
Toplumcu Demokrasi Partisi, Birleşik Kıbrıs Partisi ve Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin desteklediği Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek Havadis Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Başaran Düzgün, Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi ve yazarların sorularını yanıtladı.

“Korku dağları sardı”
Akıncı, bir takım insanların köhne söylemlerini yeniden hortlattıklarını ifade ederek bu söylemlerin artık işe yaramadığını belirtti. Akıncı, “İzzet İzcan üstünden bize vurmaya çalışıyorlar. Bunun bir partiler yarışı olmadığını bir vizyon yarışı olduğunu vatandaşlara anlatmaya çalışıyorum. CTP’nin desteğini ne kadar törpüleyebiliriz anlayışı ile “TDP yükselir destek verirseniz” korkusu vermeye çalışıyorlar CTP tabanına. Bir yandan da geleneksel menfaat dağıtımı başladı. Son gece yapılan bu operasyonlar hafta başından başladı. bildiğimiz vakalar da var. Telefon açıyorlar kimliğin fotokopisini alıp 200 TL’den başlayan paralarla vatandaşların aklını çelmeye çalışıyorlar. Acayip bir piyasası var bu işin. Biz çok uzağındayız bu işlere ama piyasası var” diyerek bu tutum içine girenleri eleştirdi.

“Erzak çantaları dağıtıldı”
Birinci turun hemen öncesinde bir vatandaşın kendisine erzak çantası getirdiğini ifade eden Akıncı, erzak çantasının içinde 10 çeşit erzak olduğunu belirtti. Akıncı, “Demek ki bazı insanları etkiliyorlar bu erzaklarla. Biz de vizyon anlatmaya çalışıyoruz. Ben bunun ters tepeceğini ümit ediyorum. Halkın kararını verdiğini düşünüyorum ben. İki arada bir derede kalan çok az sayıda insanın belki yoksulluktan mecburen bu yollara düşmekte olan insan sayısının da çok az olabileceğini tahmin ediyorum. Ben seçim sonuçlarından kaygılı değilim. Özgüven içindeyim kazanacağız biz bu seçimi. Ama nelere tevessül edildiğini de görüyorum” dedi.

“Cumhurbaşkanlığı seçimi parti seçimi değil”
Akıncı sözlerini söyle sürdürdü: “Seçimlerin bir parti seçimi olmadığı noktasını anlatmaya çalışıyorum hep. Gerçekten de sonuçlara baktığınızda o çıkıyor ortaya. Benim aldığım oy partilerle izah etmek mümkün değil. Kudret Özersay’ın aldığı oyu partilerle izah etmek mümkün değil. Ben bunun böyle olacağını biliyordum. Hangi hesabı yaparsanız yapın TDP ile BKP ve birazdan da dışarıdan gelir deseniz de o oya ulaşmaz. Farklı bir seçim oluyor. Özellikle cumhurbaşkanlığı seçiminin niteliği çok farklı.”

“Çözüm umudu düştü”
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı, halktaki çözüm umudunun yerlerde süründüğünü ifade ederek bu oranın araştırmalarda %17 çıktığını belirtti. Akıncı, biz de onun üzerine diğer konuların da önemli olduğunu düşünerek Güven Artırıcı Önlemlerle de desteklenen çözüm odaklı bir siyaset ama yaşam durmuyor. Devam eden yaşamdaki toplumsal konulara duyarlı bir cumhurbaşkanı gerekir. Türkiye ile daha sağlıklı daha kişilikli bir ilişki bu toplumun talebiydi. Biz de söylemlerimizi bunlara adapte ettik. Bağımsız ve tarafsız bir cumhurbaşkanlığı profili bizim mukayeseli bir üstünlüğümüz olurdu diğer adaylara göre” dedi.

“Partileri karıştırmaktan başka bir şey yapmıyor”
Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun 5 yıllık cumhurbaşkanlığı süresi boyunca sağ partilerin içini karıştırmaktan başka bir şey yapmadığını belirtti. Şu an da Eroğlu’nun bunun diyetini ödediğini kaydeden Akıncı, “bu karıştırma işleri bir bumerang etkisi yarattı. İlla güç kendi elinde olsun diye parti kurultaylarını karıştırdı. Belediye seçimlerinde aday kaybettirdi. Onlar şimdi hep aleyhine çalışıyor. Ben bugüne kadar bütün toplumu kucaklayıcı bir profil çizmeye çalıştım. Ben sağdan da oy alıyorum” dedi.

Eroğlu programa çıkmayı reddetti
Akıncı, BRT’nin bu akşam için Eroğlu ile ikili bir program teklifinde bulunduğunu belirterek Eroğlu’nun bu teklifi kabul etmesi durumunda programa çıkmaya hazır olduğunu belirttiğini kaydetti. Eroğlu’nun ise programa çıkmayı reddettiğini belirten Akıncı, “Eroğlu adaylarla karşılıklı programlara çıkmama stratejisini devam ettiriyor” diye konuştu.

CTP’nin desteği
Akıncı Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin ikinci turda kendisine destek vermesini ise şöyle yorumladı: “CTP’ye yaptığımız ziyarette ben çok net bir şey söyledim. Bizim CTP ile diyaloğumuz rahmetli Özker hoca ve Naci Talat’a dayanır. Bizim geçmişimizde yürünmüş birçok yol var. Evet her konuda ayni düşünmemiz mümkün değildir, ilişkilerde zaman zaman gerginlikler de olabilir ama olaya ülkenin geleceği açısından bakmak gerek. Ülkenin geleceği için oluşturduğumuz düşünceler ve hayallerimiz hep bu ülkenin genç kuşaklarının daha iyi bir geleceği olması için oldu. Ve bu konuda çakışan çok düşüncemiz vardır. O nedenle ben zaten CTP camiasında en fazla desteği istediğimi söyledi.”

“Kırgınlığa yer yok”
“Kırgınlıklara tabii ki yer yoktur. Benim bu anlamda söylediğime bir bakın. Geçmişte de belki düşünce farklılıklarından dolayı bazı konularda tartışmamız olmuştur. Bizim birbirimize şimdi bir arada bulunan diğer adayın etrafında ne biri öbürüne hanedanlık suçlaması yaptı. Ne öbürüne yolsuzluk damgasında bulunda. Bazı konularda ters düşmüş olabilirsin kırıcı bazı söylemler de olmuş olabilir ama bu şekilde bir tartışma ortamına girmedik biz hiç CTP ile ne de onlar bizimle. Belki amacını aşan şeyler bana yönelik yapılmış olabilir, ben yapmadım ama. Bu adanın geleceğinde birlikte rol oynayabiliriz.”

“Kıbrıs sorununda CTP ile yürüyeceğiz”
“Benim hep söylediğim şu oldu. Biz kazandık farz edersek biz hangi camia ile yürüyeceğiz Kıbrıs konusunda. Tabii ki CTP ile yürüyeceğiz. Birkaç gün formalitelerle geçecek diye düşünüyoruz. Biz beyinsel olarak kendimizi başlayacağız müzakerelere hazırlamaya. Mayıs’ta müzakereler başlayacak.”

Müzakere heyeti
Akıncı seçilmesi durumunda hemen müzakere ekibini toparlamaya başlayacaklarını ifade etti. Beraber çalıştığı 30’a yakın akademisyen grubu olduğunu ifade eden Akıncı, “Gerçekten üniversite ve bu süreçlerde de daha önceden bulunmuş insanlardır var aramızda. Talat ile yaptığımız görüşmede de bazı isimler telaffuz ettik. Şu anda da Dışişleri ve devletin kadrolarında yararlanabileceğimiz insanlar var. Burada önemli olan bizim ortaya koyacağımız vizyonla beraber hareket edip etmeme meselesidir. Dolayısıyla o ekibi kurmakta zorlanacağımı zannetmiyorum” dedi.

“Hükümetle bilgi alışverişi sürecini birlikte yönetme”
Akıncı, seçilmesi durumunda hükümet ile diyalogunun nasıl olacağı konusunda da bazı ipuçları verdi: “Anlaşılan geçmiş süreçte müzakereler anlamında hükümet ile Cumhurbaşkanlığı arasında çok sağlıklı bir diyalog kurulmadı. Ben hükümetle hatta hükümetlerle iyi bir diyalogu kurmak zorundayım. Mevcut hükümette bu konularda yararlanabileceğimiz bir Dışişleri Bakanı var. Ve onun dışında CTP’de yetişmiş kadrolar var. Onlardan da yararlanacağız. Topumun haklarını koruyarak geleceğe bu hakların taşınması için iyi bir ekip oluşturabileceğimize inanıyorum. CTP ile yaptığım temasta benden illa bunu al ekibe koy talebi olmadı. Ama bilgili olalım talebi oldu. Yani giderken bittiğinde müzakereler haberimiz olsun. Hükümetin haberi elbette olması gerek. Ama ben onun ötesini düşünüyorum. Sadece haberi olan değil bu işin mutfağında da olmasını istiyorum ben CTP’nin.”

Anastasiadis’e mesaj
Akıncı Rum lider Nikos Anastasiadis’e de çeşitli zamanlarda mesaj yolladığını belirterek bu sorunu artık çözülmesi gerektiğini belirttiğini kaydetti. “Anastasiadis ile tanışıyorum. Hemen hemen Güney’deki bütün liderlerle tanışıklığımız var. Eski dönemlerde TKP ile karşılıklı heyetler arası görüşmelerimiz olmuştu. İkimiz de Limasolluyuz. Galiba bir yaş benden büyüktür ayni jenerasyona aitiz. Bizden önceki kuşaklar çözmeliydi bu sorun şimdi bizim kuşak da çözmez ise bundan sonrası ile ilgili pek iyimser olamıyorum. Bu mesajı mı da bazı çevrelerle kendisine yolladım.”
“Partilerle uğraşan değil toplumun sorunlarıyla uğraşan bir cumhurbaşkanı”
Akıncı sözlerini şöyle tamamladı: “Herkes bilecek ki farklı bir cumhurbaşkanı olacak orada. Partilerin içiyle uğraşmayan ama toplumun iç konularına duyarlı bir cumhurbaşkanı olacak. 40 tane uzman kadrosu var cumhurbaşkanlığının. Oralarda gelip de bir kıyım politikası düşünmüyorum ama oralarda toplumun iç konularında cumhurbaşkanına rehberlik edecek kadrolara gerek vardır. En azından yerel yönetim, çevre ve ekonomi konularında cumhurbaşkanına rehberlik etmesine yardımcı olacak birilerinin orada olması şarttır. Bugüne kadar benim gördüğüm cumhurbaşkanı oralara bu türden yaklaşmadı. Partilerin kendi tarlalarına ne ekerlerse onu biçeceklerini söyleyen bir insanım. TDP örneğinde de şunu söylüyorum. Harmancı %40’a yakın oy aldı diye bu TDP’in oyu değil. Akıncı seçilecek illaki TDP oyudur demek doğru değil. Onların da katkısı oldu teşekkür nedenidir ama toplumsal bir konsensüs ile seçiliyor Akıncı. Ben herhangi bir partinin tarlasına ne gübre koyarım ne de sularım. Cumhurbaşkanı değişikliği değişimin ilk adımı olacak.”

KHK konusu
“Kamu Hizmeti Komisyonu ve müşavirler konusunda benim somut önerim var. Yıllar önce yapmaya çalıştığım sadece cumhurbaşkanının iki dudağı arasından çıkacak sözlerle değil biri Cumhurbaşkanı’nın diğeri Meclis’ten, bir diğeri hukuk dünyasından biri akademi dünyamızdan biri de o alandan yetkili biri ile objektif ve yetkin isimlerden oluşacak bir Kamu Hizmeti Komisyonu tasarlıyoruz. Bu Kamu Hizmeti Komisyonu’nun da en iyi çemberde bayrak sallayanlar arasında değil liyakata dayalı teknik daire müdürlüklerini tayin etmesini istiyoruz. Onların orada sürekli olması gerek. Bir bakan kendi müsteşar ve özel kalem müdürü ile gelsin gitsin. Önemli bir dönem başlayacak bu konuda.”