Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Suçlular KKTC’ye ayak basmasın

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, Havadis’e konuştu ve önemli açıklamalar yaptı.

Açıklamaların benim açımdan “önemli” olması şuradan geliyor;

Bir gazeteci olarak, yıllardır ayni sorunlara muhatap olan, bu sorunları çözmesi gereken yetkililerden aynı cümleleri duyan ama ayni sorunların sürüp gitmesine tanıklık eden bendeniz artık yeni ve sonuç alıcı şeyler duymak istiyorum.

Yoksa bu küçücük memlekette söylenmedik söz kalmadı.

Ve ne yazıktır ki birçok hayati sorun da çözülmedi.

Asayiş ve güvenlik bu ülkenin en önemli sorunlarından biridir.

Küçücük bir ada ülkesinin bir yarısında, aslında huzurlu ve güven içinde bir hayatı hak etmemize karşın alışkın olmadığımız ve baş edemediğimiz suçlarla ve suç örgütleri ile boğuşuyoruz.

Büyük zararlar görüyoruz ama bu sorunu da çözemiyoruz.

Psikolojik olarak bu ülkeye olan inancımızı yitiriyoruz, “buraları artık yaşanmaz hale geldi” gibi bir teslimiyetçiliğe sürükleniyoruz.

Ötesi, Türkiye’ye olan sevgi ve inancımız her geçen gün erozyona uğruyor ve bunu durduramıyoruz.

Çünkü büyük çoğunluğumuz “bu ülke sorma gir hanına dönüştü” şeklinde düşünüyoruz ve gelenlerin kontrol edilmesi önündeki engelin de Ankara’daki yetkililer olduğuna inanıyoruz.

Durumun, çok sade bir şekilde tarifi budur.

Peki bundan nasıl kurtulacağız?

 

***

 

Geçtiğimiz hafta yaşanan “haraç çetesi” olayı tam da konuya örnek olabilecek niteliktedir.

Uzun bir süredir, Türkiye’de faaliyet gösteren bir suç örgütünün elemanlarının Girne’yi mesken tuttukları ve haraç toplamaya çalıştıkları kulaktan kulağa söyleniyordu.

Söylenenler doğruymuş ki polis düzenlediği bir operasyonla 10 kişiyi yakaladı ve anında sınır dışı edildiler.

Şimdi bu noktada yapılması gereken nedir?

Suç örgütlerinin elemanlarının ellerini-kollarını sallayarak giriş yapmalarına izin mi vermeliyiz?

İşledikleri suçların polis tarafından tespiti ve delillendirilmesini mi beklemeliyiz?

Peki, polis hangi biriyle baş edecek?

Bence yapılması gereken önleyici tedbirler almaktır.

Elbette ülkeye girişte “cebinde ne kadar paran vardır, nerede kalacaksın, ne kadar süreyle kalacaksın. Kefilin kimdir” şeklinde sorular sorulabilir.

Bu yolla eleme yapılabilir.

Fakat ötesine geçilmelidir.

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın söylediği gibi Türkiye ile adli sicil yardımlaşması yapılmalıdır.

10 kişilik suç çetesi örneğinde olduğu gibi eğer online olarak bu kişilerin adli sicilleri Türkiye’den bakılsaydı kesinlikle girişleri engellenebilirdi.

Çünkü bunların Türkiye’de mutlaka suçları vardır ve mahkumiyetleri de bulunmaktadır.

Vergiden vakıflara her konuyu online olarak Ankara’ya bağlayanlar adli  sicil soruşturmasını da elbette bağlayabilirler.

İçişleri Bakanlığının bu konuda atacağı adımlar hayati önemdedir.

Çünkü sözkonusu olan bizim can ve mal güvenliğimizdir.

Ve buna karşı çıkacak Türkiyeli yetkilinin olduğuna da inanmak istemiyorum.