“SİYASET, ENERJİ PLANLARINI ETKİLEMEZ”: Bakan, enerji konusundaki stratejik planlarının sadece enerji alanındaki gelişmelerden etkilenebileceğini söyledi ve “Bunun siyasi sonuçlar doğurup doğurmayacağı başka bir konu… Bizim politikamız çok açık: Kıbrıs sorununu çözelim ve hepimiz bu zenginlikten faydalanalım” dedi
TOTAL 10. BLOKTAN VAZGEÇTİ: Bakan Lakkotrypis, Total’in 10. bloktan tamamen vazgeçtiğini ve bu blokta artık hiçbir faaliyette bulunmayacağını ilk kez Havadis’e açıkladı
MISIR VE ÜRDÜN: Bakan Lakkotrypis, Afrodit bölgesinde araştırma aşamasından, işletme aşamasına geçmek istediklerini söyledi. Rum bakan Lakkotrypis, kaynağın bir kısmının enerji üretiminde kullanılacağını belirterek, “Mısır ve Ürdün bizim için doğal pazar. Mısır’a doğal gaz satışı konusunu nihayetlendirmeyi umuyoruz” dedi
“HEPİMİZİN FAYDASINA”: Lakkotrypis: Kıbrıs sorununu çözelim ve hepimiz bu zenginlikten faydalanalım. Bu hükümet Kıbrıslı Türklerin bu zenginlikten faydalanmasını istiyor. Artık hep birlikte ileriye doğru gitmenin zamanı geldi
Esra AYGIN
Rum Enerji, Ticaret, Sanayi ve Turizm Bakanı George Lakkotrypis, 10 ve 11. blokların ruhsatını elinde bulunduran Fransız Total şirketinin yaptığı araştırmalar sonucunda, her iki blokta da sondaj yapmayı gerektirecek herhangi bir tespitte bulunamadığını ve sonuç olarak 10. bloktan vazgeçeceğini açıkladı.
Şu anda, 9. blokta kazdığı iki kuyuda da başarılı olamayan ENI-KOGAS’ın, Levant deniz havzasının coğrafi modelini yeniden gözden geçirmek için iki yıllık ek süre talebini değerlendirdiklerini belirten bakan Lakkotrypis, Havadis gazetesine hidrokarbon araştırmaları konusunda gelinen son aşama ile ilgili ayrıntılı bilgi verdi.
Hidrokarbonlardan elde edilecek tüm refahtan Kıbrıslı Türklerin de yararlanacağı konusunda çok net ve açık olduklarının altını çizen Lakkotrypis, “Kıbrıs sorununu çözelim ve hepimiz bu zenginlikten faydalanalım. Artık hep birlikte ileriye doğru gitmenin zamanı geldi” diye konuştu.
Rum bakan, enerji konusundaki stratejik planlarını uluslararası petrol fiyatları ve bulunan kaynaklar gibi sadece enerji alanındaki gelişmelerin belirleyeceğinin altını çizerek, Kıbrıs sorununun stratejik planlarını etkilemesine izin vermeyeceklerini söyledi.
İşte Rum Enerji, Ticaret, Sanayi ve Turizm Bakanı George Lakkotrypis’in Havadis gazetesinin sorularına verdiği yanıtlar:
ENI-KOGAS, Total ve Noble’ın Kıbrıs açıklarında yaptıkları hidrokarbon araştırmaları ile ilgili son durum nedir?
Lakkotrypis: Bildiğiniz gibi ENI-KOGAS 2, 3 ve 9. blokların ruhsatını elinde bulunduruyor. Şirket 9. blokta araştırma programında yer alan iki kuyuyu kazdı, ancak başarılı olmadı ve söz konusu blokların yer aldığı Levant deniz havzasının coğrafi modelini yeniden gözden geçirmek için bizden iki yıllık bir süre talep etti. Şu anda, talep ettikleri sürenin makul olup olmadığını değerlendiriyoruz ki, kendilerine bu ek süreyi sağlayıp sağlamayacağımıza karar verelim.
“TOTAL sondaja gerek duymadı”
Total 10 ve 11. blokların ruhsatını elinde bulunduruyor. Yaptığı araştırmalar sonucunda, her iki blokta da henüz sondaj yapmayı gerektirecek herhangi bir tespitte bulunamadı.
Ancak 11. blokta potansiyel olduğunu düşünüyor. Bu nedenle, 11. bloğun potansiyelini daha iyi değerlendirmelerine yardımcı olmak amacıyla, birkaç hafta önce bir ek sözleşme imzalayarak 11. bloğun dışına çıkan daha geniş bir alanda jeolojik ve jeofizik araştırma yapmalarına olanak tanıdık.
Ancak Total, 10. bloktan vazgeçiyor. Henüz açıklanmadı ancak niyetleri 10. bloktan vazgeçmek.
Basında petrol fiyatları bu kadar düşükken Total’in Kıbrıs’ta sondaj yapmayı düşünmediği yönünde bir haber çıktı. Bu doğru mu?
Lakkotrypis: Tabii ki, şirketler uluslararası petrol fiyatlarından etkileniyorlar. Günün sonunda her şey tespit edebildikleri potansiyele bağlı. Sondaj yapmaya değecek, risk almaya değecek bir potansiyel tespit edip etmeyeceklerine bağlı. Şu anda ne Total’in sondaj yapması yönünde bir karar var, ne de yapmaması olasılık dışı.
“Mısır ve Ürdün’e bakıyoruz”
Peki 12. bloğun ruhsatını elinde bulunduran ve Afrodit’te bir miktar doğalgaz bulan Noble’ın bundan sonraki planı ne?
Lakkotrypis: Afrodit’te artık araştırma aşamasından işletme aşamasına geçmek için opsiyonlarımızın değerlendiriyoruz. Afrodit için bildiğiniz gibi bölgesel pazarlara bakıyoruz. Afrodit’teki kaynağın bir kısmı tabii ki, Kıbrıs’ın elektik üretimi için kullanılacak ve elektrik fiyatlarının düşmesi ile ekonomimiz umarım ki daha rekabetçi bir duruma gelecek.
Potansiyel bölgesel pazarlar olarak ise, Mısır ve Ürdün’e bakıyoruz. Mısır ile bu konudaki görüşmelerimiz oldukça ileri bir aşamaya geldi.
Ticari müzakereleri tamamlayıp kısa zamanda Mısır’a doğal gaz satışı konusunu nihayetlendirmeyi umuyoruz.
Noble’ın 2015’in ikinci çeyreğinde bir kuyuda daha sondaj yapması söz konusuydu. Bu sondajı yapacak mı yoksa vaz mı geçti?
Lakkotrypis: Noble’ın bir kuyu daha kazma taahhüdü var, evet. Şu anda bunun saha geliştirme planı çerçevesinde yapılıp yapılmayacağını şirket ile görüşüyoruz.
Noble İsrail’de Leviathan’ı ve Kıbrıs’ta Afrodit’i bir arada geliştirmeyi planlıyordu. Ancak İsrail rekabet kurulunun Noble ve Delek’in Leviathan’daki tekel konumuna karşı çıkması ile süreç aksadı. Bu aksaklık Afrodit için ne anlama geliyor?
Lakkotrypis: İdeal olan Leviathan ve Afrodit’in birlikte geliştirilmesi. Bu, ölçekler ekonomisi ve birçok sinerji yaratması açısından büyük bir avantaj olur. Ama tabii ki İsrail’in kendi iç süreçleri ile ilgili vereceği karara etki edemeyiz.
Mısır’ın 2020 yılında artık kendi gazını üretmeye ve kendi kendine yetmeye başlayacağı belirtiliyor. Yani sadece 4-5 yıllık bir süre için Afrodit gazına ihtiyacı var. Siz gaz satışına ne zaman başlayabileceğinizi düşünüyorsunuz?
Lakkotrypis: Şu anki tahminlere göre 2018-2020 arasında bir zaman. Partnerlerimizle bu süreyi kısaltmak için çalışıyoruz. Mısır’ın çok miktarda yerel kaynağa sahip olduğuna şüphe yok ve elbette ülke er ya da geç kendi gazını üretmeye başlayacaktır. Ancak şu anda Kıbrıs için Mısır’da bir fırsat penceresi var. Ve bu fırsattan yararlanabilmek için mümkün olduğunca çabuk ilerlemeye çalışıyoruz.
Mısır doğal gaz alım fiyatını mmBTU başına $3.95-$4.88 olarak belirledi. Analistler Noble’ın Afrodit’ten Mısır’a bu fiyat aralığında doğalgaz satmasının imkansız olduğunu belirtiyor. Fiyat konusundaki sorunu nasıl aşacaksınız?
Lakkotrypis: Hem Kıbrıs hem İsrail gazı için bu hesaplamalar yapıldı. Neyi hedefleyebileceğimizin ve Mısır’ın ne ödeyebileceğinin farkındayız. Tüm bunlar masadadır ve detaylı şekilde ticari müzakerelere başladığımızda önümüzde daha net bir resim olacak. Ama nerede durduğumuzu, Mısır’ın az çok nerede durduğunu ve sınırların ne olduğunu biliyoruz.
“Ürdün önemli alternatif…”
Afrodit gazı için Mısır dışındaki alternatifler nelerdir?
Lakkotrypis: Dediğim gibi, Ürdün’e de boru hattı vasıtası ile gaz tedarik etme opsiyonu ile ilgili değerlendirmeler de yapıyoruz. Bir de sıkıştırılmış doğalgaz yani CNG dediğimiz bir başka çözüm var. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile o bölgeye CNG yöntemi ile gaz tedarik etme olasılığını görüşüyoruz. Tabii CNG teknolojisi ile ilgili bazı soru işaretleri var.
Bu yöntem deniz ortamında hiç denenmedi. Ama eğer söz konusu şirketler teknoloji riskini üstlenirse biz bu seçeneği değerlendirmeye hazırız.
Kısacası önümüzde birkaç alternatif var ve Kıbrıs için en iyi ticari koşulları hangi durumda sağlayabileceğimizi değerlendiriyoruz.
Düşmekte olan petrol fiyatları ve enerji alanındaki şirketlerin özellikle araştırma ve üretim alanlarında harcamalarını kısma eğilimi Kıbrıs gazı açısından ne anlama geliyor?
Lakkotrypis: Kıbrıs’taki şirketler de dahil, petrol ve gaz şirketleri petrol fiyatlarındaki düşüşten dolayı gelirlerini yarı yarıya kaybetmiş durumdalar. Bu da doğal olarak önceliklerini gözden geçirmelerine neden oluyor. “Afrodit’i geliştirmek veya Kıbrıs’ta daha fazla araştırma yapmak harcayacağım paraya değer mi?”, “Yoksa paramı başka bir şekilde mi değerlendirmeliyim?” Bu sorular tabii ki ortaya çıkacaktır. Ve unutmamalıyız ki Kıbrıs gibi çok derin sularda araştırma yapmak, çok riskli ve çok yüksek belirsizlik içeren faaliyetlerdir.
“Türkiye çok yatırım yapmalı”
İsrail ve Kıbrıs’tan Türkiye’ye gidecek bir boru hattı ile Türkiye ve Avrupa’ya doğal gaz tedarik edilmesi için çok güçlü için lobi yapan bazı özel şirketler vardı. Bakanlık olarak bu opsiyonun fizibilitesini siyasi sorunu bir tarafa bırakarak değerlendirdiniz mi?
Lakkotrypis: Eğer salt coğrafi olarak bakarsanız, muhtemelen bunun en iyi seçenek olduğu sonucuna varırsınız. Gerçekte öyle mi değil mi bilemiyorum çünkü siyasi olarak mümkün olmayan bir seçeneği değerlendirmek için zaman ve kaynak ayırmadık.
Ancak şunu söylemeliyim ki, eğer siyasi sorun bir tarafa bırakılarak bu seçenek değerlendirilecekse, sadece coğrafi yakınlığa değil, Türkiye’nin kendi yerel ağına da bakılması gerekiyor.
BOTAŞ ve diğer kaynaklardan aldığımız bilgilere göre, böyle bir projenin gerçekleşebilmesi için Türkiye içinde de yapılması gereken çok yatırım var. Gazı kıyıdan Türkiye’nin kuzeyine potansiyel olarak TANAP ile birleşeceği yere taşımanız gerekiyor, ki bu ağın halihazırda aşırı yüklenmiş olduğunu görüyoruz.
“Kıbrıs için iyi olanı yaptık”
Biraz da hidrokarbon çalışmalarının siyasi yönüne değinmek istiyorum. Sizce hükümet olarak Kıbrıs açıklarındaki hidrokarbon potansiyelini bugüne kadar doğru yönetebildiniz mi?
Lakkotrypis: Evet, Kıbrıs için iyi olan ne ise onu yaptık. Gelecek, siyasi sorunlar bir kenara bırakarak tasavvur edilmelidir. Bakın, ülke olarak bugüne kadar egemenlik haklarımızın kullanılması bakımından yapığımız her şey uluslararası hukuk çerçevesindedir.
Masaya milyonlarca argüman ve karşı argüman getirilebilir. Ama bir şey çok açıktır ki, yaptığımız her şey uluslararası hukuk uyarıncadır. Münhasır Ekonomik Bölge ilan ettik, koordinatlarını bildirdik, AB müktesebatı ve kuralları uyarınca uluslararası ihalelere çıktık, blokların ruhsatlarını uluslararası ihaleler sonucunda verdik. Tüm süreci çok şeffaf ve açık bir şekilde götürdük. Teknik olarak durum bu.
Diğer taraftan, 1974’ten beri siyasi bir sorunumuz var. Yani 40 yıldır. Bir 40 yıl daha her şeyi askıya mı alalım? Buna yanıtımız çok net: Hayır. Bu sorunu çözelim. Çözüm için çok geç bile kaldık. Bu hükümet, hidrokarbonlardan elde edilecek tüm refahtan Kıbrıslı Türklerin de yararlanacağı konusunda çok net ve açıktır.
“Ama çözümden sonra…”
Lakkotrypis: Evet, çözümden sonra. Unutmamalıyız ki, hidrokarbonlar, doğal gaz veya bulabileceğimiz herhangi başka bir doğal kaynak, sahip olduğumuz tek doğal kaynak değil. Toprak da bir doğal kaynaktır. Aslına bakarsanız birkaç on yıl öncesine kadar, toprak en değerli doğal kaynaktı.
“Eğer doğal kaynaklardan bahsedeceksek sadece doğalgazdan değil topraktan da bahsedelim” denilebilir. Her iki taraf da masaya milyonlarca argüman getirebilir. İşte tam da bu nedenle, Kıbrıs sorununu çözmeliyiz diyorum. Buna mecburuz.
“Doğu Akdeniz ile ilgili endişeliyim”
Noble İsrail’de yaşadığı yasal belirsizlikler nedeni ile Ruth C lisansını iade etmeye karar verdi. Siyasi sorunlardan dolayı Kıbrıs’taki şirketlerin de benzeri bir karar verebileceğinden endişe duyuyor musunuz?
Lakkotrypis: Endişem Kıbrıs’tan ziyade genel olarak Doğu Akdeniz ile ilgili. Çok sorunlu bir bölgede yaşıyoruz. Söz konusu şirketlerden buraya gelerek milyarlık yatırımlar yapmalarını istiyoruz. Eğer doğru koşulları yaratamazsanız – yani öngörülebilirlik, istikrar, güvenli bir ortam – tabii ki birçok çekince yaşayacaklardır.
“Stratejik planlama devam edecek, siyaset ayrı”
Türkiye’nin hidrokarbon araştırmaları konusunda kısasa kısas bir politika izleyeceği açık. Kıbrıs’ın bu alandaki faaliyetlerine devam etmesi durumunda yaşanabilecekler sizi endişelendiriyor mu?
Lakkotrypis: Biz enerji konusundaki stratejik planlarımıza devam edeceğiz. Stratejik planlarımızı sadece enerji alanındaki gelişmeler belirleyecektir – yani uluslararası petrol fiyatları, gaz bulup bulmadığımız, sondaja hazır olup olmadığımız, saha geliştirme planı için hazır olup olmadığımız, ticari anlaşmalar yapıp yapmayacağımız, doğru fiyata güvenilir bir müşteri bulup bulamadığımız… Konuyu sadece bu çerçeveden ele alıyoruz.
Bunun siyasi sonuçlar doğurup doğurmayacağı başka bir konu. Çünkü dediğim gibi, 40 yıl daha bekleyemeyiz.
“Güç ve tehdide dayalı bir ilişki istemiyoruz”
Bunun bizleri nereye götürebileceği sizin için bir endişe kaynağı değil mi yani?
Lakkotrypis: Türkiye sondaja başlayabilir deniyor. İstediğimiz ilişki bu mu? Güç ve tehdide dayalı bir ilişki mi istiyoruz? Kavga etmek mi istiyoruz? Bu Kıbrıslı Türklerin yararına mı olur? Bizim politikamız çok açık: Kıbrıs sorununu çözelim ve hepimiz bu zenginlikten faydalanalım. Bu hükümet Kıbrıslı Türklerin bu zenginlikten faydalanmasını istiyor. Artık hep birlikte ileriye doğru gitmenin zamanı geldi. Diğer taraftan, Türkiye’nin eylemleri Kıbrıslı Türklerin veya Kıbrıs’ın yararına mı, bunu da sorgulamak gerekiyor. Samimi olmak gerekiyorsa, Türkiye’nin haritalarına baktığınız zaman, bunların Kıbrıs’ın bir bütün olarak, çıkarlarına inanılmaz derecede ters olduğunu görürsünüz. Siyasi sorunu bir tarafa bırakın.
Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölge olarak iddia ettiği alanı kabul ederseniz Kıbrıs’a kalan alanın Mısır, İsrail ve Lübnan ile halihazırda üzerinde mutabık kaldığımız Münhasır Ekonomik Bölgeden çok daha küçük olduğunu görürsünüz. Biz, İsrail, Mısır ve Lübnan ile deniz alanları sınırlandırma anlaşmalarını yaparken, Kıbrıs’ın çıkarlarını maksimize etmek adına medyan çizgisini kullanmak için çok çetin müzakereler gerçekleştirdik.
Eğer Türkiye’nin MEB iddiasını kabul edersek, Kıbrıs olarak bizim MEB’imiz bugünkünün sadece yüzde 30’u kadar kalır. Siyasi sorun bir tarafa, bu yaklaşım Kıbrıs’ın bir bütün olarak çıkarına mı diye düşünmek gerekiyor. Kıbrıslı Türk siyasetçiler bu duruma ne diyorlar. Düşünün ki Kıbrıs sorunu ortadan kalktı ve şu ankinin sadece yüzde 30’u içerisinde sıkışıp kaldık. Kıbrıs’ın MEB’inin bu kadarla sınırlandırılmasını kabul ediyorlar mı? Vazgeçtiğiniz her santim su ile milyonlar kaybediyor olabilirsiniz. Siyasi sorun olsun veya olmasın, bir bütün olarak Kıbrıs’ın çıkarlarından bahsediyoruz.
4, 5 ve 6. bloklar için araştırma ruhsatı vermemiş olmanız, bu blokların Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi olarak iddia ettiği alanda olmasından mı kaynaklanıyor?
Lakkotrypis: Hayır. ENI ile bu bloklar için son ana kadar müzakereleri sürdürdük ama finansal koşullar üzerinde anlaşmaya varamadık.
































