EKOLOJİK SAVAŞ BAŞLATILDI: Orman Mühendisleri Odası Başkanı Can Conkbayır, çam kese böceğinin düşmanı olan kuş ve sineklerin yaşamasına olanak verilerek Orman Dairesi’nin ekolojik bir mücadele başlattığını açıkladı. Coknbayır, hedeflenenin çam kese böceğinin popülasyonunu kontrol altında tutmak olduğunu öne sürdü
YAKILMAMASI DOĞRU: Conkbayır, çam kese böceğinin düşmanı olan sineklerin bu böceklerin üzerine yumurtladığını ve bu nedenle de Orman Dairesi ekipleri tarafından toplanan keselerin yakılmamasının doğru bir hareket olduğunu anlattı. Oda başkanı Conkbayır, keselerin yakılması halinde bu sinek türü üreyemeyeceğine dikkati çekti

Orman Mühendisleri Odası Başkanı Can Conkbayır, çam kese böceğine karşı mücadelede şu anda Orman Dairesi’nin uyguladığı mücadele şeklinin doğru olduğunu açıkladı. Conkbayır, uygulanan mücadele yönteminin entegre bir yöntem olup entegre yöntemin içinde biyolojik, kimyasal ve mekanik mücadeleyi içerdiğini anlattı. Ancak kimyasal mücadelenin sadece çam kese böceğine değil diğer böcek türlerine de zarar veren bir yöntem olduğu için beş altı yıldır kullanılmadığını açıkladı.
“Kimyasal kadar olmasa da biyolojik mücadele de zararlı”
Biyolojik indekslerin kullanılarak yapılan mücadelenin de çam kese böceğiyle aynı gelişimi gösteren diğer canlı türlerine zarar verdiğini anlatan Conkbayır, çam kese böceğinin doğal düşmanlarının artırılmasıyla yapılan mücadelenin de biyolojik mücadele olduğunu açıkladı. Conkbayır şu anda izlenen yolun çam kese böceğinin düşmanlarının artırılması yönündeki mücadele şekli olduğunu ifade etti.
“Biyolojik ve mekanik mücadele uygulanıyor”
Conkbayır, bir yandan çam kese böceğinin doğal düşmanlarının artırılmasıyla çam kese böceğine karşı biyolojik mücadele verilirken diğer yandan da yumurta koçanlarının ve tırtıl keselerinin elle toplanmasıyla da mekanik bir mücadele verildiğini anlattı. 54 noktada yapılan analizlerin ardından her yıl çam kese böceğine karşı verilecek mücadelenin belirlendiğini kaydeden Conkbayır şu ifadeleri kullandı:
“Çam kese böceği kelebek evresindeyken yumurta bırakacağı aylarda deneme alanlarına gidilir ve yumurtalarda iki kez sayım yapılır. Belli bir süredeki aralıkla, bıraktığı yumurta koçanı sayılır. Yumurta koçanlarının da bırakıldığı belirli miktarda ağaç vardır. 30 ağaç 40 ağaç her biri tek tek kontrol edilir. Üzerinde ne kadar yumurta koçanı olduğuna bakılır ve ona göre de o bölgede o yıl oluşabilecek çam kese böceğinin yoğunluğu tahmin edilir. Ona göre de bu entegre mücadele yöntemlerinden hangisinin kullanılacağı belirlenir. Büyük miktarda koçan sayımının da yüksek çıkarsa ağaçlar bunun bir skalası vardır ona göre değerlendirilir. O değerin üzerinde ise kimyasal ya da biyolojik mücadele yoluna gidilir. Bizim ülkemizde kimyasal terk edildi biyolojik mücadele yoluna gidildi. Belli bir değerin altında ise mekanik mücadele yapılır.”
“Doğal düşmanları azaldığı için arttı”
Çam kese böceğinin son yıllarda artmasının nedenin doğadaki doğal düşmanlarının azalması olduğunu kaydeden Conkbayır, çam kese böceğinin doğa da var olan bir böcek olduğunun altını çizdi. Conkbayır, hedefin çam kese böceğinin popülasyonunu kontrol altında tutmak olduğunu belirterek bu böceği doğadan tamamen yok etmenin mümkün olmadığını açıkladı. Dünyada bütün hayvanların böceklerin popülasyonunun bir denge içerisinde olduğunu kaydeden Conkbayır, ancak insan eliyle doğaya müdahale edilmesi nedeniyle doğal yapının birçok noktada bozulup bazı canlı türlerinin yok olduğunu bazılarının ise buna paralel olarak arttığını anlattı.
“İklim değişikliğinin de etkisi büyük”
Conkbayır ülkedeki çam kese böceği sayısının artmasında iklim değişikliklerini de büyük rolü olduğunu söyledi. Nemli havanın ve yağışın az olması nedeniyle çam kese böceklerinin kelebek olmadan önce toprağa girip daha sonra koza haline geçtiğini anlatan Conkbayır, şu anda da çam kese böceklerinin toprağa inme aşamasının geldiğini açıkladı. Conkbayır “Ağustos ayından itibaren de bu kozadan kelebek çıkıp çiftleşip yeniden yumurta koçanı koyacaklar. Kasım ayına kadar yumurta koçanı bırakma süreci devam edecek” dedi.
“Ağaçların yapraklarını yiyerek besleniyor”
Conkbayır, çam kese böceğinin direk olarak ağaçların kurumasına neden olan bir böcek olmadığını anlattı ve şu ifadeleri kullandı:
“Bu böcekler ağaçların yapraklarını yiyerek besleniyor. Şu anda toprağa inme aşamasına geldikleri için üzerinde bulundukları ağaçların yapraklarını yemişlerdir ve ağaçların çıplak görünmesinin neden budur. Ağaçların kuruma noktasında şunu söylemek gerekir. Bu böcekler ağaçlarını ibrelerini yapraklarını yemek sureti ile zarar yapar. Nisan ayında böcek indikten sonra yiyim bitiyor. Böcek kalmaz. Tüm tırtıllar toprağa iner. Ondan sonra bu ağaçlar zaten yeniden ibre oluşturur. Ağaçların çıplak kalmasının nedeni yağışların az olduğu dönemde ağaçlar ibrelerini kaybetmekle birlikte su stresine girer. Bunun arkasından ağacı esas öldüren kabul böceği diye bir böcek vardır. O gelir ve ağacın gövdesini delerek içine girer ve su iletim dokularını yiyerek ağacın tamamen kurumasına neden olur. Esas ağacı kurutan o dur. Çam kese böceği ağacı kurutmaz.”
“Sadece büyümeden kayıp yaşanıyor”
Bu yıl yeterli düzeyde yağış olduğunu açıklayan Conkbayır, nisan ayı ile birlikte şu an kurumuş gibi görünen ağaçların yeniden ibre oluşturacağını söyledi. Conkbayır çam kese böceği nedeniyle ağaçlarda yaşanan tek kayının yapraksız kaldığı için büyüme olduğunu açıkladı.
“Ekolojik denge için yakmıyoruz”
Toplanan keselerin yakılmamasının nedeninin ise ekolojik dengeyi sağlamak olduğunu kaydeden Conkbayır toplanan keselerin ormanların 500 metre uzağına bırakıldığını ya da adacık denilen Orman Dairesi ekipleri tarafından kazılıp içine naylon konulup su bırakılan adacıkların içine bırakıldığını anlattı. Conkbayır buradaki amacın çam kese böceğinin doğal düşmanı olan tırtılların üzerinde türeyen bir sinek türünün üremesini sağlamak olduğunu açıkladı. Conkbayır şu ifadeleri kullandı:
“Çam kese böceğinin doğal düşmanı olan bu parazit sinek, yumurtalarını bu tırtıllar üzerine bırakır ve onlar üzerinde gelişerek popülasyonunu artırır. Eğer biz bu keseleri yakarsak bu tırtıllar üzerine bu sinek tarafından bırakılmış olan yumurtaları imha etmiş olacağız ve keselerle birlikte onu popülasyonunu kontrol eden bir doğal düşmanı da yok etmiş olacağız. O nedenle bunların toplandıktan sonra yakılması yerine yeniden geri dönemeyecekleri kabul edilen bir mesafe vardır. 300 metre 500 metre gibi mesafe vardır. Bu civara ağaç olmayan bir yere götürüp bırakılarak. Üzerlerinde mevcut olan yumurtalardan da sineğin üremesini sekteye uğratmamak için böyle bir yol tercih ediliyor. Bazı noktalarda da adacık yöntemi dediğimiz bir yöntem vardır. Aynı yönteme hizmet eder o da.”
“Her yıl mücadele ediliyor”
Çam kese böceğine karşı her yıl mücadele verildiğini anlatan Conkbayır, önümüzdeki yıllarda da ayni mücadelenin devam edeceğini kaydetti. Conkbayır, amacımız çam kese böceğinin neslini tüketmek değil, popülasyonunu kontrol altına almaktır” dedi ve her yıl entegre mücadele yöntemleri ile başaracaklarına inandığını söyledi.
“Ülkenin asli bitki örtüsü kızılçam ve servi”
Çam ve servi ağaçlarının ülkenin asli bitki örtüsü olduğunun altını çizen Conkbayır, “çam ağaçlarının kökünü kazıyalım” söylemine şiddetle karşı çıktı. Conkbayır şu şekilde konuştu:
“Çam kese böceğinin en çok yetiştiği çam türü kızıl çamdır. Onun dışında Halep çamına da gidiyor. Fıstık çamında ise çok az görülebiliyor. Ancak çam kese böceğinden kurtulmak için çam ağaçlarının yok etmek doğru bir düşünce değildir. Çam oranı düşürülebilir. Örneğin az yağış alan bölgelere çam ağacı ekilmeye bilir. Orman fonu dışında yapılan ağaç ekimlerinde çam ağaçlarını azaltmaya çalışıyor. Daire bunun yerine okaliptüs ve servi ekiyor. Ancak serviye de kabuk böceği gelir.”
































