Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

İlklere imza attı

KADEME KADEME YÜKSELDİ: Üniversiteyi bitirdikten sonra memur olarak iş hayatına atılan Onur Borman kısa süre içinde müdür, ardından müsteşar, genel sekreter, milletvekili ve bakan oldu. Ekonomi ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve İskan Bakanlığı yapan Borman,  kadınların iş dünyasında daha aktif olması için mücadele verdi

KOTA ŞART: Cumhuriyet Meclisi’ndeki kadın vekil sayısının çok az olduğuna dikkati çeken Borman, Meclis’teki kadın temsiliyetini artırmak için siyasi partilerin aday listelerinde kadın kotası olması gerektiğini savundu. Borman şu anda Meclis’te 4 kadın vekil olduğunu ve hiçbir zaman Meclis’teki kadın vekil sayısının 4’ü geçmediğini hatırlattı

Ceren ÖZBİL
Onur Borman ilk kadın müdür, ilk kadın müsteşar, ilk kadın genel sekreter ve ilk kadın bakan olarak kadınların yöneticilik mevkilerinde önünü açtı. 1993 yılında Demokrat Parti’den milletvekili seçilen Onur Borman, 1995’te bakan oldu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk kadın bakanı olarak tarihe adını yazdırdı.
İşine en alt kademeden başlayan Borman emin adımlarla kısa sürede müdürlükten müsteşarlığa, müsteşarlıktan bakanlık mevkilerine geldi. Havadis’e konuşan Borman kademe kademe ilerleyerek yolunu açtığını ve bunun da kendisine, siyasi yaşamında çok faydası olduğunu anlattı.

“Siyaset kaygan bir zemin”
Siyasetin kaygan bir zemin olduğundan ve siyasette sürekli bir rekabet ortamı olduğundan söz eden Borman, bu nedenle dengeleri muhafaza edip, herkesi kucaklayıp, tecrübe sahibi olarak bir hedef konulduğunda başarılı olunabileceğini kaydetti. Borman bu durumu kendi hayatından örneklendirerek “Ben milletvekilliğine aday gireceğimde ilk kadın daire müdürü ve ilk kadın müsteşardım” dedi. Kademe kademe yükseldiğini de konulara vakıf olunduğundan söz eden Borman, ayrıca birçok kanunu da müsteşarlık döneminde kendisinin hazırladığını ve nedenle de konulara hakim olduğunu anlattı.

“Çok özveri gerekiyor”
Bir bilgi birikiminin ardından bakanlık görevini yaptığını söyleyen Borman, bu nedenle zorlanmadığını belirtti. Borman şu şekilde konuştu:
“Makamlara ulaşmak zordu. Bir bilgi birikiniz olması gerekir. Ben kademe kademe yükseldiğim için bir sıkıntı yaşamadım. Kanunlar hazırlanırken de görev yaptım. İlk kadın müdür, ilk kadın müsteşar olmamın avantajları vardı. Bu nedenle bakan olduğumda zorlanmadım. Ancak çok özveri gerektiriyor.”

“Kadınların başka sorumlulukları da var”
Kadınların gerek toplumdan gerekse de yaradılıştan kaynaklanan sorumlulukları olduğundan söz eden Borman, bu nedenle bu görevleri alırken yorularak ve severek yapması gerektiğini kaydetti. Borman, “Eğer bir işi severek yapmıyorsanız bir süre sonra bunalırsınız” dedi.

“Prensiplerimden ödün vermedim”
Borman, siyaset hayatı boyunca düşündüklerinden, prensiplerinden ve temizliğinden fedakarlık yapmadığını ve bu şekilde başararak daha mutlu ve huzurlu olduğunu anlattı. Kendinden bir sürü ödün vererek bir yere gelen bir kişinin yürüdüğü yolda rahatlıkla yürüyemeyeceğini kaydeden Borman, “Kendinizden bir sürü ödün vererek bir yere gelirseniz bunun hiçbir değeri yoktur” dedi.

“Zümresel ve kişisel çıkarlar öne çıktı”
Zaman içinde siyasette zümresel ve kişisel çıkarların öne çıktığından söz eden Borman şu ifadeleri kullandı:
“Zaman içinde kişisel ve zümresel çıkarlar ön plana alındığı için bir tehlike doğdu. O tehlikeyi şu anda yaşıyoruz. Bu gün siyasallaşma dediğimiz şey karşılıklı çıkar teamüllünde geliştiği için bu zaman içinde katlanarak toplum içinde hizipleşme ve bölünmeye döndü. İnsanların devlet teşkilatında çalışma tarzı değişti. Çoğu yerde idealizm diye bir şey kalmadı. Gerek adaylıkta gerekse de delege seçimlerinde ver al sürecine döndü. Böyle bir sistem de ne halkın geneline hizmet edebilirsin ne de halkın ideallerini gerçekleştirebilirsin.”

“Herkese yapabileceği işe göre fırsat verilmeli”
Herkese yapabileceği işe göre fırsat verilmesi gerektiğini savunan Borman aksi takdirde ne özel sektörde ne de kamu sektöründe ilerleme olmayacağını kaydetti. Borman, gerçek demokrasilerde fırsat eşitliği olduğunu ve hukukun üstünlüğünün benimsenip hukuk sisteminin iyice yerleştiğini belirtti.

“Görünürde eşitsizlik yok”
Borman KKTC’de görünürde kadın erkek eşitsizliğini olmadığını ancak özellikle özel sektörde bir işe girileceğinde erkeğin kadına oranla daha çok tercih edildiğini ifade etti. Borman şu şekilde konuştu:
“Bizim ülkemizde kadın erkek eşitsizliği açısından bir sorun yok. Herkes ilişkilerinde arkadaşlıklarında rahattır. Yasalar açısında da bir sıkıntı yok. Ancak örneğin özel sektörde bir işe girilecek. Kadın doğum yapacak çocuk bakacak denilip erkek tercih ediliyor. Dünyanın her yerinde 50 ya da 60’ın üzerinde kadının çalıştığı iş yerlerinde çocuk bakım evleri bulunuyor. Ancak bizde herkes kendi sorunu kendi çözmeye çalışıyor. Anneler babalar bakıyor ya da durumu iyiyse çocuklarını kreşe veriyorlar.”

“Partileşmeye gidilince sistem bozuldu”
1963 öncesinde bazı temsilcilerin meclise atama olarak seçildiğini kaydeden Borman, 1976’da halka inildiğini belirtti. Borman o dönemlerde partileşme olmadığını söyleyerek idari sistemin etkisi altına tarafsızlık olduğunu ifade etti. Borman, partileşmenin başlaması ile birlikte sistemde bozukluklarında başladığını söyledi.

“Kota şart”
Borman yeni nesilde kadınların büyük bölümünün üniversite mezunu olduğunu ancak yapısı itibari ile okumuş bilgili olmasına rağmen çekingen olduğunu söyledi. Bu kabiliyetlerden faydalanabilmek için partilerin kadın kotası uygulaması gerektiğini savunan Borman, böylece meclisteki kadın temsiliyetinin artacağını kaydetti. Borman ayrıca artık ailelerin erkek çocuklar kadar kız çocuklarını da üniversiteye gönderdiğinin altını çizdi.

“İş hayatındaki kadın sayısı da az”
Özellikle İskandinav ülkelerinde çalışan kadın ve erkek oranının hemen hemen eşit olduğuna dikkati çeken Borman KKTC’de ise çalışan kadın oranın yüzde 34 olduğunu kaydetti. Borman kadının yönetimde ve iş dünyasında daha çok bulunduğu ülkelerde demokrasinin daha etkin olduğuna dikkati çekerek, kadının konulara bakış açısının daha barışçıl daha yumuşak olduğunu vurguladı.

“Kadın iş hayatında olmalı”
Kadınların kamu ve iş hayatına atıldığında daha cesur olacağını kaydeden Borman şu şekilde konuştu:
“Bir kadın kamu hayatına atıldığı oranda cesaretlenir. Erkek de öyledir. Bir erkeği düşünün evde yemek yapsın, çocuk baksın çalışmasın, o zaman ne kadar cesareti kırılacak. Ben yöneticilik yılarlımda da kadınların iş hayatına katılması için mücadele verdim. Ev hanımlarına çok düşük faizlerle kredi sağladım. En azından evlerinde örneğin bir dikiş makinesi alıp dikiş diksinler.”

“Geri çekilmek olmaz”
Borman siyasete atılmak isteyen kadınlara da tavsiyelerde bulundu. “Bir haksızlığa uğradım” deyip kadınların geri adım atmaması gerektiğini kaydeden Borman, zaten artık erkelerinde kadınların kabul etmeye başladığını ve böyle bir dönemde kadınların daha cesur olması gerektiğini savundu.

“Yüzde 30 kadın olmalı”
Borman Meclis’teki kadın milletvekili sayısının hala yüzde 8’i geçemediğini söyledi ve bu kadar aydın bir toplumda en az yüzde 30 olması gerektiğini savundu. Kadınların meclisteki temsiliyetinin hala yüzde 8 olmasından partileri sorumlu tutan Borman şu ifadeleri kullandı:
“Bu kadar aydın bir toplumda kadınların mecliste daha çok yeri olması gerekirdi. Demek ki partiler fırsat vermiyor. Kadınların mecliste daha çok yer bulması için pozitif ayrımcılık gereklidir. Pozitif ayrımcılık yapılıp kota konulması gerekir.”

***

16 kadın Parlamento’da yer buldu…
Kadınların seçme ve seçilme hakkı kazandığı 1960 yılından beridir, Türk Cemaat Meclisi, KTFD Kurucu Meclisi ve Cumhuriyet Meclisi’nde olmak üzere sadece 16 kadın vekil yer bulabildi. Türk Cemaat Meclisi, KTFD Kurucu Meclisi ve Cumhuriyet Meclisi’nde görev yapan erkek vekil sayısı ise 308.

En fazla 1998, 2009, 2013 yılında…
Kadınların Cumhuriyet Meclisi koltuklarında en çok yer bulduğu dönemler 1998-2003, 2009-2013 ve 2013 yılında yapılan son genel seçim oldu. 1998, 2003 ve 2013 yıllarında yapılan genel seçimlerde kadınlar 4, erkekler ise 46 sandalye sahibi oldu.

Ekenoğlu 4 kez seçildi…
Kadın vekiller arasında en çok milletvekilliğini kazanan isim Fatma Ekenoğlu. Cumhuriyet Meclisi’nin ilk kadın Meclis Başkanı olma özelliğini taşıyan Ekenoğlu, 1998-2003, 2003-2005, 2005-2009 ve 2009-2013 dönemlerinde milletvekilliği görevini yürüttü.

İlk kez 1990 yılında
1990 yılında yapılan genel seçimde Lefkoşa’dan milletvekili seçilen Gülin Sayıner ve Gazimağusa’dan Ruhsan Tuğyan Cumhuriyet Meclisi’nde yer bulan ilk kadın vekiller oldu. Tuğyan, 1990-1993 döneminin ardından bir dönem daha milletvekilliği görevine devam ederken, Sayıner 1993 yılı sonrasında devam etmedi.

İlk ve tek kadın belediye başkanı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk kadın belediye başkanı Akıncılar’dan çıktı. 1986 yılında Akıcılar Belediyesi’nin başkanlığı için Ulusal Birlik Partisi’nden aday olan Sevim Akbaş belediye başkanı seçildi. 1986’dan 1990 yılının Nisan ayına kadar belediye başkanlığı yapan Akbaş, 1990 yılının Nisan ayında vefat etti.

İlk kadın Başbakan Siber

2013 yılında İrsen Küçük hükümetine karşı verilen güvensizlik önergesinin Meclis tarafından onaylanıp Küçük’ün istifasının ardından 28 Temmuz 2013’te yapılacak seçime kadar geçici bir hükümet kuruldu. CTP, DP ve TDP’nin desteklediği koalisyon hükümetinin Başbakanı Sibel Siber oldu. Cumhuriyet Meclisi’nin ikinci kadın Meclis Başkanı olan Sibel Siber, KKTC’nin ilk kadın Başbakanı olarak da tarihe geçti.