GARDİYANLAR GETİRİYOR: Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 40 gün hapse mahkum edilen Şahin Suyolcu, cezası açıklanmadan yargıcın “bir şey söylemek ister misin” sorusuyla cezaevinin kirli yüzünü anlattı. Suyolcu, “Cezaevinde kimse ıslah olmuyor. Gardiyanlar uyuşturucu getiriyor, mahkumlar satıyor” dedi
SATICILARIN İSİMİNİ VERDİ: Suyolcu, mahkeme başkanının ısrarlı sorusu üzerine bir aydır hükümsüz tutuklu olarak kaldığı cezaevinde kendisine uyuşturucu öneren mahkumların da adını açıkladı. Şahin Suyolcu, “18 yaşındaki hükümsüz tutuklu Eren Aslan ve uyuşturucu suçundan üç yıla mahkum olan Ümit Karaduman, birçok kez bana uyuşturucu satmayı önerdi” dedi
O KONUŞTU HERKES AĞLADI: Suyolcu: Bir zamanlar oynadığım futbol ve yaptığım sanatla parmakla gösterilmekteydim. Bu batağa saplandıktan sonra herkes beni hor gördü, dışladı. Madde bağımlısı olduğumu kabullenmekte zorlandım. Bağımlı olduğumu ölümden dönünce anladım
SORUŞTURMA BAŞLATILDI: Şahin Suyolcu’nun mahkemedeki ifadesi üzerine yargıç oturuma ara verdi. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ömer Güran, Suyolcunun ifadesinde yer alan mahkumların soruşturulması ve bağlantılı gardiyanların tespit edilmesi için polise emir verdi
Devrim DEMİR
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, yaklaşık 1 aydır Merkezi Cezaevi’nde hükümsüz tutuklu olarak yargılanan 27 yaşındaki Şahin Suyolcu ile ilgili kararını açıkladı. Ağır ceza heyeti Ocak ayında Lefkoşa’da uyuşturucu suçundan tutuklanarak, yargılanan 27 yaşındaki Şahin Suyolcu’yu 40 gün hapse mahkum etti.
Başkan Ömer Güran, Kıdemli Yargıç Melek Esendağlı ve Yargıç Alev Ulunay Hüdaverdi’den oluşan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin baktığı davada, Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Ahmet Varol hazır bulundu. Heyet adına kararı Kıdemli Yargıç Melek Esendağlı okudu.
“Bonzai hayatımı yok etti”
Mahkeme Başkanı Ömer Güran tarafından söz hakkı tanınan sanık Şahin Suyolcu, mahkemeden son bir kez şans istedi. Almış olduğu uyuşturucunun etkisi ile ölüm tehlikesi geçirince bağımlı olduğunu anladığını söyleyen Suyolcu, “Bonzai ile yaklaşık 8 yıl önce tanıştım. Hayatıma girdi ve tüm yaşantım bir anda değişti, ben artık başka biri oldum. Benim gibi gençliği batağına çeken uyuşturucu yavaş yavaş beni yok etti. Merkezi Cezaevi’nde bile bu maddeden kaçmak imkansız oldu. Gardiyanlar gözlemlensin. Bağımlı olduğumu hiç bir zaman kabul etmedim ölümle burun buruna gelene kadar. Cezaevinde B ve D koğuşunda kalan Eren ve Ümit isimli kişilerin bana uyuşturucu madde teklifini bile geri çeviriyorum. Ben artık gerçekleri görüyorum ve tedavi olmak eskisi gibi yaşamak istiyorum. Ben uyuşturucuyu bıraktıktan sonra, her şeyi temiz görmeye başladım. Tedavi olmak için bir şans istiyorum” şeklinde konuştu.
Müfettiş Cem Çalışkaner isimleri doğruladı
Duruşmanın kararı için Mahkeme Başkanı Ömer Güran, sanığın vermiş olduğu isimlerin Merkezi Cezaevinde araştırılmasına emir verdi. Adliye’de görevli Müfettiş Cem Çalışkaner, mahkemede tanık olarak dinletildi. Müfettiş Cem Çalışkaner, sanığın vermiş olduğu beyanların ardından Merkezi Cezaevi Müdürü Metin Bilmem’le yapmış olduğu kısa konuşmanın ardından isimlerin doğru olduğunu açıkladı. Çalışkaner Eren Aslan isimli mahkumun Mağusa Kaza Mahkemesi’nde uyuşturucu suçundan hükümsüz tutuklu olarak yargılandığını ve B koğuşunda kaldığını, Ümit Karaduman’ın ise 24 Şubat tarihinde uyuşturucu suçundan yargılanarak, 3 yıl hapse mahkum olduğunu ve D koğuşunda kaldığını ifade etti.
Esendağlı: Bitirdiğimiz davaların birçoğu uyuşturucu
Melek Esendağlı 2014 yılı adli yılın başlaması ile şubat ayına kadar toplam 240 dava bitirdiklerine dikkat çekti. Huzurda bulunan sanığın uyuşturucu suçuna hayli genç yaşta bulaştığını söyleyen Esendağlı, giderek yaygınlaşan bu tür suçlar karşısında ailelerin ve gençlerin tehdit altında olduğunu söyledi.
Melek Esendağlı: Uyuşturucu suçu artmaya devam ediyor
Kıdemli Yargıç Melek Esendağlı, ciddi suçlar arasında yer alan uyuşturucu suçlarının küçücük ülkemizde salgın bir hastalık gibi yayılmaya devam ettiğine dikkat çekti. Mahkemelere bu tür suçlar karşısında büyük görevler düştüğünü belirten Esendağlı, verilecek olan cezaların sanığa ve bu suçu işlemek isteyenlere ibret verici olması gerektiğini vurguladı.
Melek Esendağlı, uyuşturucu suçlarının artması ile ilgili toplumun giderek sağlık ve psikolojik yönden bozulduğunun altını çizdi.
“Toplumu endişeye sürüklüyor”
Melek Esendağlı, sanığa ceza takdir ederken suçun işleniş şekli, sanığın kişisel durumunun dikkate alındığını, sanığın işlemiş olduğu “Uyuşturucu bulundurma” suçunun oldukça ciddi ve toplumu endişeye sürükleyen suçlar olduğunu kaydetti.
Esendağlı, bu tür suçların yaygınlaşarak, gün geçtikçe artmakta olup kamu vicdanını rahatsız edici boyuta geldiğini vurguladı.
Benzer suçlardan mahkumiyeti var
Melek Esendağlı, sanığın tasarrufunda bulunan uyuşturucunun miktarına dikkat çekerek, sanığın 27 yaşında genç bir suçlu olduğunu, benzer suçlardan yargılanarak, hapislik cezası aldığını da anımsattı.
Yasa koyucular 18 yıla kadar hapislik öngörüyor
Sanığa ceza takdir ederken kişisel durumunun etraflıca izlendiğini söyleyen Esendağlı , “Sanığın tasarrufunda bulunan uyuşturucu madde 899 miligram olmasına rağmen, tacirliğini yaptığı konusunda net bir olgu bulunmadı. Yasa koyucularda bu tür suçlarda 18 yıla kadar hapislik öngörürken, sanığın benzer suçlardan sabıkası olduğu göz önünde” dedi.
“En adil olan hürriyetini bağlayıcı ceza”
Kıdemli Yargıç Melek Esendağlı tarafından okunan kararda sanığın yeniden topluma kazandırılması için en adil ve en uygun olanının hürriyetini bağlayıcı ceza olduğunu söyledi. Esendağlı mahkeme heyeti sanık Şahin Suyolcu’ya tedavi olması konusunda bir şans daha verilmesi gerektiğine bulgu yaptıklarını ve 40 gün hapis cezasına mahkum ettiklerini duyurdu.
































