Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Seçim müjdeleri,

Seçim mucizeleri mi, müjdeleri mi, hayalleri mi bilmem amma son günlerde Bakanlar Kurulu üyelerinden kamu oyuna yapılan açıklamalar sanki başka bir dünyadan haberler gibi geliyor..

‘Bütçe artı verdi’, ‘ilk defa 2018 Bütçe tasarısı denk Bütçe’ olarak hazırlandı. ‘Sosyal Sigortalar borçlarının çoğunu ödedi, teftişler, müfettişler her tarafı kontrol ve teftiş ediyor. Kuş uçurtmuyorlar, kayıt düzeni geldi, Yollar yapılıyor projeler hazır filan, gerçekleşmesi arzulanan icraatlar.  Bol paralar.. Artılar, denklikler.

İhracat rakamları döviz bazında azaldığı halde, TL ile ifade edilerek geçen yıllarla mukayeselerle ihracat arttı diyebilmekteler!. Her gün artan döviz kurları ile tabii ki TL olarak rakamlar ve fiyatlar da yıldan yıla kendiliğinden zaten artıyor.. Halkla dalga geçer gibi ve karşılarındaki bu kadar eğitim seviyesi yüksek bir nüfusa hitap ederek söylenmektedir..

Girne –Lefkoşa Yolu , Dağ yolu gibi yıllardır tamiri bile yapılmayan yollar yapılacak, her bakanlıkta ve sektörde bütün yapılmayan sayfalarca söylenebilecek hizmetlerin hepsi şimdi hepsi seçimden sonra yapılacak..

Bir taraftan da çok yüksek meblağlarla milyon dolarlarla ifade edilen mal alımlarına İhaleleri yapılmadan devam edilmektedir. Keyfi bir şekilde şirketlerle direk temaslar kurulup alımlar yapılabilmekte halktan toplanan paralar yani halkın parası  yasalara ve mevzuata uymadan harcanabilmektedir. Toprak dağıtımları yandaşlara kiralanmaya ve dağıtılmaya devam edilmektedir.. Kimse de bunun hesabını sormamaktadır.

2018 Bütçe Tasarısı denk bütçe olarak takdim ediliyor. 5,7 milyar TL olan toplam Bütçe’nin, 635 milyonTL’si  TC Hibe yardımı, ve 595 milyon TL Kredi olmak üzere, yerel gelirlere ilaveten toplam 1 milyar 230 milyon TL, TC Yardım ve Kredisi varken, nasıl denk Bütçeden bahsedilebilir.?  Üstelik 595 milyon TL ‘Kamu Maliyesi’nin Desteklenmesi’ için verilecek bir kredidir ki hazinenin eksiğinin tamamlanması içindir. Bir tek fark bu yıl İç borçlanma konmamıştır. Yerel Gelirler ile Yerel Giderler toplamda rakamsal olarak eşit gösterilmiştir. Kağıt üzerinde.. Ancak bu gelirler toplanabilecek mi?   Çünkü şimdi 2017 yılında da gelir fazlalığı var beyanatları yapılırken, çıkan 10 aylık Ekim 2017 sonuçlarına göre, yerel gelirlerle yerel giderler arasında artı olduğu ifade edilirken Maliye’de çıkan hesaplara göre piyasaya ve harcanmak üzere bakanlıklara verilen 139 milyon TL toplam avans miktarı, hesaba katılmamaktadır. Avanslar harcanmak üzere verildiğine göre bunu hesaba aldığımızda, Bütçede açık vardır.

Geçen yıl da aynı mealde açıklamalar vardı halbuki 2016 yıl sonu Bütçe TC Yardım ve kredileri dışında 254 milyon TL açık verdi.  Bu Yıl sonu itibariyle 2017’de de Kasım ve Aralık aylarında 13 maaşlar ve ek ödenmeyen mükellefiyetler ilave edildiğinde ki bu en az 1.1milyarTL eder, Kasım Aralık toplam gelirleri de 800-en çok 850milyon TL civarında olabilir, -aylık toplanan ve ayına göre yapılan harcama ve toplanan gelir miktarına göre- yıl sonu itibariyle yine 250-270 milyon TL muhtemel açık gerçekleşecektir. Buna seçimin getirebileceği ek harcamalar tahmini de konmamıştır. Yani halkı yanıltmak gerçekçilik değildir. Esasen bir çok hizmetler, hatta acil hizmetler bile para sorunu ileri sürülerek yerine getirilemediği zaman zaman açıklanmaktadır.

Sosyal Sigortalar Fonu ile ilgili bilgiler verilirken borçların düşürüldüğü bankalara olan borçların 140 milyon TL’den 87 milyon TL’ye düşürüldüğü ifade edilmiştir. Verilen bu bilgiye göre olumlu bir gidişat dieriz. Ancak 100 milyon TL İhtiyat sandığına olan borç da var. Dahil edilince 87 değil 187 milyon TL daha borç söz konusu olur. Ayrıca devlet hazinesinden primlere ve katkılara ilaveten Sosyal sigortalara Hazine yardımı’ndan bu yıl 10 ayda 209 milyon TL yardım yapılmıştır. Yani S.S Fonu Gelirlerinin % 45’inden fazlası devlet bütçesinden takviye edilerek tamamlanmakta olduğu görülmektedir.. Ve gelirlerinin büyük bir kısmı toplanan prim gelirlerinden değildir.

Ekim 2017 ayı enflasyon oranı hem Türkiye’de hem de KKTC’de ilan edildi. Türkiye’de % 2.08 ve KKTC’de ise % 0.92 çıktı ki gerçekçi görünmüyor. KKTC dövize daha bağımlı ve daha çok kur etkisinde iken en az Türkiye’deki oran civarında hatta üzerinde olması gerekmez mi? Çünkü KKTC’de fiyatlara yansıma çok daha fazla. Marketlerdeki fiyatlar aşırı oranda artmıştır. Özellikle herkesin kullandığı gıdada. Ve diğer tüketim mallarında. Üstelik Türkiye’de enflasyon gerekçesi açıklanırken bu ay esas kur faktörüyle maliyetlerdeki artış gerekçe gösterilmektedir. İthal malları ve ara malların fiyatlarının artışı en çok ifade edilen ağırlıklardır. KKTC’ye nasıl yansımadı.. O da mı seçimden dolayı? Esasen yıllık enflasyon şimdiye kadar Türkiye’de yıllık % 11.90 iken KKTC’de Ekim ayındaki % 0.92 ile %16 oldu. Kurların en çok arttığı Ekim ayında geçmiş aylara göre enflasyon oranının yarıya düşmesi düşündürücü oldu..

Bu haftanın diğer tuhaf bir haberi de yapılan Anket sonuçları oldu.! 2-3 kişiyi tenzih ederek söylemeliyim ki çok gerçek dışı bir anket sonucu çıktı. Sonuçta hepimiz bu ülkede yaşıyoruz ve en çok tenkit edilen Yöneticiler halkın Meclis’te görmek istediği Yöneticilermiş! Buna herkes güldü doğrusu. Ayrıca bazı kişilere gerçekçi olmayan pompalama ölçüyü kaçırdı.. Güvenirlilik bu şekilde gitti. Bu da gösteriyor ki seçim dönemindeki bundan sonraki anketlere hiç bakmamak gerekir.