“YANILTMAYLA SİSTEM DEĞİŞMEZ”: Öğretmen sendikaları, eski eğitim bakanı Arabacıoğlu’nu şikayet ettiği statükonun kurucularından biri olarak niteledi. “Kamuoyu yanıltılarak bu sistem değişemez” mesajı veren KTÖS ve KTOEÖS, sistemin değişmesi için şurada üretilen kararları uygulamayanın Arabacıoğlu olduğunu savundu
“SİSTEMİ YARATAN ONLARDIR”: KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel: Sistemin yaratılmasında sendikaların payı yok. Sistemden nemalanan da sendikalar değil. Bu sistemi en iyi bilen Sayın Arabacıoğlu’dur. Siyasete bu sistemin yaratıcısı ile başladı. Yapamadıklarını neden yapamadığını açıklasın
“STATÜKOYU KURAN DEĞİŞTİREMEZ”: KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil: Arabacıoğlu, partisine sitem ediyor. Ama şunu unutuyor; statükoyu kuranların onu değiştirme kaygısı yoktur Bu düzeni kuran da Demokrat Parti’nin kökenidir… Mesaiye gitmeyen öğretmenlere göz yuman da kendisidir
Milli Eğitim eski Bakanı Mustafa Arabacıoğlu, önceki gün Havadis’e verdiği demeçte, eğitimdeki statükoya ve sisteme tepki koydu, eğitim sistemindeki çarpıklıktan sendikaların da nemalandığını, bugünkü statükoyu koruyanların başında ise sendikaların geldiğini iddia etti.
Arabacıoğlu’nun sözleri Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası ile Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın sert tepkisine neden oldu.
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmen Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel, sistemin yaratılmasında sendikanın payı bulunmadığını söyledi.
Gökçebel, “Sistemi en iyi bilen Sayın Arabacıoğlu’dur. Bir kere kendisinin siyasete başlaması bu sistemin yaratıcısı yani merhum Rauf Raif Denktaş ile birliktedir. Sayın Arabacıoğlu’nun sendikaları sebep yaparak bir şeyleri gizliyor, yapamadıklarını neden yapamadığını sendikalara, çalışanlara yüklemeye çalışıyor” dedi.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil ise “Statükoyu kuranlar statükoyu değiştiremezler” dedi.
Gökçebel: Devlet okulları öğretmenin özverisi ile ayakta
KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, devlet okullarının öğretmenlerin özverisi ayakta durduğunu öne sürerek, Milli Eğitim eski bakanı Mustafa Arabacıoğlu’nun sendikaları hedef almasının doğru bir yaklaşım olmadığını savundu.
Gökçebel, “Bu sistemin yaratılmasında sendikaların payı bulunmamakla birlikte sistemden nemalananlar içinde de sendikalar yoktur. Bu sistemi en iyi bilen Sayın Arabacıoğlu’dur. Bir kere kendisinin siyasete başlaması bu sistemin yaratıcısı yani merhum Rauf Raif Denktaş ile birliktedir. Sayın Arabacıoğlu’nun sendikaları sebep yaparak bir şeyleri gizlediğini, yapamadıklarını neden yapamadığını da sendikalara, çalışanlara yüklemeye çalıştığını düşünüyorum” dedi.
Tahir Gökçebel, “Devlet okulunun birçoğunda halen öğretmen, muavin, müdür, hademe, sekreter, atölye şefi ve bölüm şefi eksiklikleri var. Tek bir devlet okulunun ise kendine ait bütçesi yoktur. Bugün eğer buna rağmen devlet okulları ayakta duruyorsa bu öğretmenin özverisi ile oluyor. Sayın Arabacıoğlu’nun en son yapması gereken şey öğretmenlerin örgütlüğüne saldırmasıdır. Ancak belli ki bir takım çevreler böyle bir yapıyı lanse etmiş, kendisi de buna alet olmuştur düşüncesindeyim” şeklinde konuştu.
“Örgütlü toplum onurlu toplumdur”
Tahir Gökçebel, Milli Eğitim eski Bakanı Mustafa Arabacıoğlu’nun sendikalara yönelik eleştirilene sert bir dille cevap verdi.
Sistemin kamuoyunu yanıltarak düzeltilemeyeceğini dile getiren Gökçebel, “Neden Sayın Arabacıoğlu, şurada alınan kararları uygulayamadı. ‘İlahiyat Koleji bize yakışmaz’ dediği halde açılışına katıldı. Kendi kendisini deşifre eden bu yaklaşım biçimi aslında traji komiktir. Sayın Arabacıoğlu’nun yaptığı, aslında neden bu ülkeden kendisini soyutlayarak bu ülkede oluşan torpil, adam kayırma ve rant rejiminin çalışmasının izahıdır. Örgütlü toplum, onurlu toplumdur” dedi.
Tahir Gökçebel, şöyle konuştu: “Sendikalar tarafından kendisine göreve gitmeyen öğretmenler dahi yazılı olarak verilmişti. Ancak oluşturdukları sistemin yaratıcı pozisyonunda olanlar bunu düzelteceği yerde, yasaları çalıştıracağı yerde, bu sistemin devamı demek olan münferit olayları göstererek başkalarını suçlu gösterip kendisini aklamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Sayın Arabacıoğlu, istifa ederken onurlu bir davranış yapmıştı ancak ondan sonraki söylemleri ve tavrı bence hiç yakışmadı. Bu konuda partisi ile de hükümeti ile de isteyenle yapılan hataları ve neden birtakım aksaklıklar olduğunu canlı yayın programında tartışmaya hazırım. Kamuoyunu yanıltarak bu sistem değişmez, kalıcılaşır.”
“Kendilerini aklamaya çalışıyorlar”
Tahir Gökçebel, KKTC’de öğretmenlerin Türkiye şartlarından daha ileri açlık sınırına itildiği bir dönemin söz konusu olduğunu ifade etti.
Öğretmenlerin Türkiye müfredatının sıkıntılarını çektiğini kaydeden Tahir Gökçebel, “İşsiz yüzlerce öğretmen dururken Türkiye’den getirilen öğretmenleri istihdam ediyoruz. Siyasetin eğitime attığı yanlış adımlarla ortaya çıkan binlerce sıkıntı yaşanıyor. Sanki eğitimde nitelik arıyormuş gibi suçu sendikalara atıyoruz. Bugün okul aile birliklerinin, okul yönetimlerinin ve öğretmenlerin çabası olmasaydı hiçbir sorun çözülemezdi. Bir camın bile değişmesi gerçekleşemezdi” dedi.
Devlet okullarının Eğitim Bakanlığı ile kopuk olduğunu öne süren Gökçebel, “Sayın Arabacıoğlu şuna cevap vermelidir; bugün Eğitim Bakanlığı kapanmış olsa acaba okulların kaç ay sonra haberi olurdu?” diye konuştu.
Elcil: Statükoyu kuranlar değiştiremezler
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, statükoyu kuran bir yapının bunu değiştirmek gibi bir kaygısının olamayacağını ifade etti, “Statükoyu kuranlar statükoyu değiştiremezler” dedi.
Elcil şunları söyledi: “Mustafa Bey, kendisine göre bir analiz yaptı ve analizinde haklı olduğu noktalar var.
Örneğin doktor raporları meselesidir. Bu çok istismar edilen bir konudur. Bazı öğretmenlerin görev yerlerine gitmemesi de haklı eleştirileri arasındadır. Fakat Sayın Arabacıoğlu şunu unutuyor ve partisine sitem ediyor. Statükoyu kuran bir yapının bunu değiştirme ile bir kaygısı yoktur. Zaten bu düzeni kuran Demokrat Parti’nin kökenidir. Öte yandan Sayın Arabacıoğlu, yarışmacı sınavlarla ilgili yorumda bulunmadı. Eğitime ayrılan bütçeden, İlahiyat kolejlerinden bahsetmedi. Oysa ilahiyat koleji kendi bakanlığı döneminde açıldı ve bu konuda kendisinin cesur açıklamaları vardı. Müfredatlarla ilgili çok kısa değerlendirme yaptı. ‘Şura kararlarına uymayacağım’ diyen kendisidir ki bunu kapsamlı ele alması gerekirdi ama almadı.”
“Sendikalar durmadı. Genel grevler gündemde”
Şener Elcil, Arabacıoğlu’nun “İstifa nedenim anlaşılmadı. Bir tek sendikalar grev ile ilgili kendilerini frenledi. Görevde olduğum sürede sendikalar sürekli bir eylem hareketi vardı. Öğrenciler, veliler ve sendikalarda sürekli bir eylemi ve bakanlığı hedef alan hareketleri vardı. Benim bu hareketim bu eylemi bir noktada duraklattı” şeklindeki ifadelerine , “Sendikalar durmadı,” dedi.
Elcil, şubat tatilinden sonra genel grevlerin söz konusu olduğunu söyledi.
Şener Elcil, “Grevle tehdit ettiğimizi söyledi. Oysa yeni bakanın geldiği zamanda da grev devam etti. Biz genel grev yapmadık. Grevlerimiz sorunlu okullar ile ilgiliydi. Dünyanın hiçbir yerinde öğretmenler, eksik öğretmen var diye grev yapmaz. Ancak Şubat tatilinden sonra genel grevler söz konusudur. Dolayısıyla sendikalar durdu diye bir şey yoktur. Biz hükümetteki partiye göre tavır almış değiliz” şeklinde konuştu.
“Mesaiye gitmeyen öğretmene göz yumdu”
Mustafa Arabacıoğlu’nun bakanlığı döneminde mesaiye gitmeyen öğretmenlere göz yumduğunu öne süren Şener Elcil, sendikanın ‘Kalabalık okullara kota koyalım’ önerisinin de yine Arabacıoğlu tarafından ret edildiğini öne sürdü.
Elcil şunları söyledi: “Sayın Arabacıoğlu, öğretmen fazlalığından bahsediyor. Biz sendika olarak kendisine bakanlığı döneminde kalabalık okullara kota koyalım dedik, reddetti. ‘Ben kota koyamam’ dedi.
Yine Öğretmenler Yasası bir tanedir ve bütün öğretmenler mesaiye uymalıdır. Bir öğretmen mesai saatlerinde okuldan ayrılamaz. Sayın Arabacıoğlu, bununla ilgili de hiç müdahalede bulunmamıştır. Mesaiye gitmeyen öğretmenlere 1 yıl boyunca göz yummuştur. Kendisine biz destek olduk, adım atmasını bekledik ama atmadı. Okula gitmeyen öğretmenlerle ilgili soruşturma başlat dedik, yapmadı. Eğitim sistemi baştan ele alınmalıdır, biz bunu defalarca söyledik. Şuralarda bununla ilgili kararlar da üretildi ama maalesef kendisinin bakan olduğu dönemde adım atılmadı. Yasa ile ilgili tam çalışmamasından dolayı kendi döneminde iki konu mahkemeye gitti. Bunlar Londra’ya görevlendirilen öğretmenler ve müdürlük sınavları. Bunları mahkemeye götüren de öğretmenlerdir.”
































