Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

UMUT ETMEK SAĞLIĞA ZARARLI DEĞİL

Yirminci Yüzyılın başlarında Kıbrıs’ta yüzlerce fotoğraf çeken Foscolo’nun bir fotoğrafı da,

Tarım işçileri ile ilgilidir.
Burada Kıbrıslı tarım işçileri topladıkları harnubun önünde görünüyorlar.
Fotoğrafla birlikte verilen bilgiye göre,
Harnup İngiltere, Fransa, Mısır ve İspanya’ya ihraç ediliyordu…

Zaman zaman yakınmalar duyulur.
Harnup işi de ha bitti ha bitiyor diye.
Ya da şöminelere odun olur şeklinde…

Bitmeye yüz tutan ürünün festivali bile düzenleniyor her yıl.
Bakarsınız,
Cumhurbaşkanları, Başbakanlar kurdele keserler,
Ama harnup yok.
Eskilerden kalan antik harnup ambarları ise atıl durumda…

Bir veriye göre 1974’te 3000 ton elde edilen harnup 200 tona düşmüş.
Kim bilir Foscolo’nun fotoğraf çektiği dönemlerde kaç tondu…

1700’lü yılların sonunda adayı ziyaret eden bir gezgin, Kıbrıs’tan yapılan ihracat hakkında bilgi verir.
Elde edilen pamuk Hollanda, İngiltere ve Venedik gibi ülkelere,
Kereste, İtalya ve Fransa’ya ihraç edilirmiş.
Yünlü mamulleri boyamak için bir boya bile ihraç edilirmiş.
Bu boya bir ağaç kökünden elde ediliyormuş.
Tuzu, üzümü, şarabı geçtik…

Öte yandan,
Adaya Zeytin Adası dense de yeridir.
Zeytin bu topraklar için bir nimet.
Ki o zeytinlerin birçoğu bugün birer anıt olarak hâlâ ayakta durmaktadır…

İşe bak,
Anıt olarak ayakta duran ganimet bir zeytinyağı fabrikasının son kalıntıları da bir otele verildi…

Hoş, kendi iş adamlarımızın zeytinle ilgili tesisleri mevcuttur.
Bundan birkaç yıl önce zeytinyağlarının AB standartlarının altında olduğu için ihracat yapılamadığından yakınılıyordu.
Şimdi durum nedir?
O standartlar yakalandı mı?
Zeytinyağının bizde bir litresi 25 Lira ile 35 Lira arası,
Rum kesiminde litresi 5 Euro.

Senden niye alsın?

Aslında bu konuları uzmanlarına bırakmak gerekiyor.
Yağın asit oranıydı, AB değerleri şuydu buydu gibi bir sürü mesele vardır.
Bizim demek istediğimiz,
Tuttuğumuz her şeyin elimizde kalmış olmasıdır…

Halbuki bak,
Bir tür defne tohumunda boya bile ihraç ediliyormuş bu adada.
Şurubu bile yapılıyormuş.
Alkermes Şurubu.

Raflardaki zeytin yağları AB standartlarında değil.
Asidi 0.8 değerinde olmalı.
Bizde 2 civarında imiş…

Yavaş yavaş ölmek serbest…

İhracattan vazgeçtik!
Alkermes şurubu sağlık içindi.
Bizim zeytinyağları sağlığa zararlı.
Bu yüzden AB de almıyor.
Yıl 2015.
Neyse ki umut etmek sağlığa zararlı değil…