Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu
Emre Değirmencioğlu

Trump’ın siyasi geleceğinin belirsiz görülmesi, ABD’de artamayan enflasyon ve faizler; tırmanan jeopolitik risklere paralel altın fiyatlarının kıpırdamaya başladığını görüyoruz (bakınız grafik)

 Gözler bu hafta, ABD’nin Jackson Hole kasabasında 24-26 Ağustos tarihlerinde Merkez Bankası Başkanlarının katılacağı toplantıda olacak

 Son dönemlerde hızlı yükselen EUR karşısında Draghi’nin; hedefin altında seyreden enflasyon nedeniyle Yellen’in sunumları ve verilecek ip uçları yakından takip edilecektir

 Türk Lirası’nın sakin seyri ve % 8 seviyesinin altında sarkan aylık oynaklık oranı dikkatle takip edilmelidir

 Yaz rehaveti, bol likidite, yüksek TL faiz nedeniyle risklere gözünü kapayan piyasalar yakında tatsız sürpriz ile karşılaşabilir

 Genellikle fırtına öncesi sessizlik hissi uyandıran ve oynaklık oranlarının çok düştüğü bu tip piyasalarda temkinliliği elden bırakmamak gerekiyor

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 Küresel mali piyasalarda yaz rehaveti, tatil döneminin en yoğun hissedildiği ayda, oynaklık oranlarının da haliyle oldukça düşük seviyelere gerilediğini görüyoruz. Örneğin, ABD borsası S&P’nin oynaklık oranını gösteren VIX, diğer bir deyişle piyasaların namı diğer korku endeksi, geride bıraktığımız haftalarda % 10 seviyesinin altına gerileyerek 2007 yılındaki seviyelere dönerken, Trump – Kim sözlü atışması ardından artan jeopolitik risklere paralel yeni yeni kıpırdanmaya başladığını görüyoruz. İçerde ise, Türk Lirası’nın Dolar karşısında aylık oynaklık oranı, kurun sert tepki verdiği % 8 seviyesinin altına geride bıraktığımız hafta sarkarak, Türk Lirası’nın tehlikeli sulara girdiği izlenimi uyandırıyor. Aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, Türk Lirası’nın oynaklık oranı, Türk Mali piyasalarının seyri açısından önemli ip uçları veriyor. Oynaklığın % 20 ve üzeri seviyelere yükseldiği dönmelerde, TCMB’nin kurun ateşini söndürmek adına faiz silahına etkin bir şekilde sarıldığını görüyoruz. Benzer bir şekilde, bandın alt tarafı olan % 8 seviyesine gelindiğinde ise, kurun sakin seyrinden kurtularak yükselişe geçtiğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Geride bıraktığımız Eylül ayında 2,92 seviyelerinde olan USD/TL kuru, volatilitenin artması ardıdan kurun da kademeli bir şekilde 3,90’lı seviyelere kadar yükselmesini seyretmiştik. Bu minvalde, kur cephesinde gelinen seviyelerin yakınen takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dışarda ise, ana gündem maddesi kanımca makroekonomik verilerden ziyade, Başkan Trump’ın kademeli bir şekilde kontrolü elden yitiriyor olmasının dolar üzerinde yarattığı satış baskısı olarak ön plana çıkıyor. EUR/USD paritesinde özellikle Fransa seçimleri ardından birlikten yana olan Macron isminin seçim ipini göğüslemesi ile başlayan yükseliş eğilimli seyir, Avrupa’da büyüme verilerinin artması ve Avrupa için en kötünün geride kaldığı; korkulan deflasyon riskinin bertaraf edilmesi ve bu gelişmelere vurgu yapılmak suretiyle Avrupa Merkez Bankası’nın da ultra gevşek para politikasından kademeli olarak çıkma yönünde sergilemiş olduğu kominikasyon nedeniyle EUR/USD paritesi geride bıraktığımız haftalarda 1,1910 seviyesine kadar yükseliş kaydetmişti. Yılın başlarında, vergi indirimleri, trilyon dolarlık alt yapı projeleri ve pek çok taahhütle adeta maliye politikalarını “salarak” koltuğa oturan Trump, FED’in de para politikasını “sıkacağı” beklentisi, Doların değer kazanmasına neden olmuştu. FED’den beklenen agresif faiz artırımları, Trump’ın taahhütlerini yerine getirememesi dahası etrafında çalışacak adam kalmaması ardından dolar kademeli olarak değer kaybederken, EUR’nun da aradan sıyrıldığını gördük. Elbette, ABD’de hedef enflasyon seviyesine bir türlü gelemeyen enflasyon nedeniyle FED’de hafiften frene basarken, TL’nin geç de olsa sunmuş olduğu yüksek faizinin yabancı yatırımcının ağzını sulandırması ardından TL ve TL cinsi yatırım araçlar geride bıraktığımız haftaya kadar rağbet gördü. Borsa Istanbul 110bin seviyesini denerken, USD/TL kuru da 3,51’li seviyelere kadar gerledi. Lakin, borsa cephesinde zirve seviyelerden gelen hacim destekli satışlar yönün aşağıya döndüğünü bize anlatırken, kurun da 3,51-3,52 aralığında durulduğunu görüyoruz.

 Geride bıraktığımız hafta ABD cephesinde Trump ve danışmanları arasında yaşanan gerginlik ve istifalar ve lağvedilen komiteler ardından S&P500 endeksi haftayı % 2’nin üzerinde kayıpla tamamladı. Trump, yol arkadaşlarından Steve Bannon’ı görevden alması ardından gözler Beyaz saraydaki yaprak dökümüne ve Trump’ın kademeli olarak kontrolü kaybediyor olmasına çevrilirken, bu hafta Perşembe günü başlayacak 2 günlük Jackson Hole toplantısı gündemin ana hatlarını belirleyecek öneme sahip görülüyor. Piyasalar, yukardaki paragrafta da söz ettiğim nedenlerden ötürü, Cuma günü TSİ 17:00 Yellen’in konuşmasını odağında enflasyon; 22:00’de ise Draghi’nin konuşmasını tahvil alım programında olası bir daraltma yönünde takip edecektir. Her iki merkez bankasından gelecek likidite azaltıcı yönde olası açıklamalar başta hisse senedi piyasalarında satışlar ile karşılanabilir. Jackson Hole toplantıları sıradan toplantılar olsa da, FED’in bir önceli Başkanı Bernanke’nin tahvil alım programı açıklaması bakımından olası bir anons etkisi nedeniyle son yıllarda piyasalar tarafından mercek altına alınıyor. Öte yandan, ABD – Kuzey Kore sürtüşmesi ardından, ABD – Güney Kore askeri tatbikatı da bölgedeki tansiyon bağlamında yakından takip edilecektir. Tatbikat sırasında Kuzey Kore’nin füze denemesi yapma riski piyasaları tedirgin ediyor. Artan jeopolitik riskler, Trump’ın basiretsiz olarak görülen politikaları nedeniyle azledilme ihtimalinin konuşulması, haliyle güvenli liman olan altına yönelik ilgiyi canlandırmaya başladı. Özellikle sarı metalin 1,295 usd/ons seviyesinden kurtulması durumunda, teknik anlamda 1,327 ve 1,383 seviyelerinin ön planda olacağını düşünüyoruz. Uzun senelerin getirdiği düşüş kanalını kıran altın portföylere eklenebileceğini düşünüyoruz.

 Ø  Sarı metal parlamaya aday görünüyor

 Trump’ın nelere muktedir olduğu ve taahhüt ettiği reformları yerine getiremeyebileceği her geçen gün daha da yüksek sesle tartışılarak, doların da baskı altında kalmasına neden oluyor. Artan jeopolilit riskler, bir türlü artamayan ABD enflasyonu ve dolayısıyla ABD faizleri nedeniyle altının düşüş trendini yukarı yönlü kırarak Cuma günü 1,295 usd/ons seviyesinin de üzerinde yükseldiğini görüyoruz. Gecelik olarak 1,295 seviyesinin üzerinde olası bir kapanış yapabilmesi durumunda, sırası ile 1,327 ve 1,383 seviyelerinin radar menziline girebileceğini düşünüyoruz.

ekonomi1Kaynak: Reuters

Ø  Türk Lirası 1 Ay oynaklık seviyesi

 Aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, Türk Lirası’nın dolar karşısında oynaklığı geride bıraktığımız hafta % 7,65 seviyesine kadar gerileyerek önemli seviyeleri test etti. 2016 yılının Eylül ayında test edilen % 8 seviyelerinin diplerinden kurun oldukça sert bir şekilde yukarıya geldiğini unutmamak gerekiyor. Volatilitenin bu kadar düşmesini, USD/TL kurunun tehlikeli sulara girildiği yönünde okuyoruz. Büyük hareketlerden önce, her daim tansiyonun çok düşük seyrettiğini hatırlamak gerekiyor.

ekonomi2Kaynak: Reuters