Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yahudiler ve Kıbrıslı Türkler (mülk meselesi)

 

Yahudilerin bir toprak parçası üzerinde vatan yaratma çabaları eskiye dayanır.

İngilizler Kıbrıs’ı kiraladığında Kıbrıslı Türkler şaşkındı.
Bunu geçici bir idare olarak görüyorlar ve olacakları bekliyorlardı.
Her şey birinci dünya savaşı sırasında oldu ve İngiltere Kıbrıs’ı tek yanlı ilhak ettiğini açıkladı.
Zaten sonra da bu durum Lozan’da sağlama alındı.

Ahali ne yapacağını bilmez durumdaydı.
Mülk konusunda üstünlüklerini bu şaşkınlık içinde kaybedeceklerdi.
Bu konuyu başka yazılarımızda belirttiğimiz için geçiyoruz.

Arap da böyleydi.
Akılsızlık sanki “Müslüman”a aitmiş gibi,
Topraklarını elden çıkarıyorlar, Yahudilere satıyorlardı.
Bizim ahalinin topraklarını Rumlara sattığı gibi.

Konu ile ilgili bir alıntı yaparak İsrail’in yüz yıllık toprak edinme çabasını anlamaya çalışalım:
“Uzun yıllar baskı altında yaşayan, oradan oraya sürülen, savrulan Yahudiler Filistin’de toprak edinerek devlet kurmayı adım adım gerçekleştirdiler ve bu hareketi zamanla ulusal-dinsel karışımı tutku biçimine dönüştürdüler. 1855 yılında Moses adlı bir Yahudi Yafa yakınındaki 100 dönümlük bir portakal bahçesini satın almıştır. 1882 de Yahudilerin Filistin’de satın aldıkları topraklar 22.000 dönüme ulaşmıştır. Birinci Dünya Savaşına değin bu rakam 418.000 dönüme yükseldi.
İlk yıllarda toprakları özel kişiler almaktaydı, 1901’de kurulan Yahudi Milli Fonu adına toplanan paralarla tüm Dünya Yahudileri adına toprak alma işlemi başlatılmıştır. Yahudiler kurmayı amaçladıkları devleti bu topraklar üzerinde gerçekleştirmeyi amaçlamışlardır.
1905 de Yahudi Milli Fonu adına 2000 dönümlük iki çiftlik satın alınmıştır. 1901-1936 yıllarının 385.000 dönümüne karşılık 1936-1947’de 576.000 dönüm satın alınmıştır. 1968’de İsrail Devleti topraklarının %92 si kamunun kontrolüne geçmiştir. Bunun 2.570.000 dönümü Yahudi Milli Fonu adına satın alınmıştır. Geri kalan %8 Müslüman ve Hristiyan vakıflarla, Arap ve Yahudi özel kişilerin elinde bulunmaktaydı. (Berkay Boyacıoğlu-Furkan Doğan, Kentsel Topraklar / Başka Ülkeler Açısından, 2014)”

Bir toprak parçası üzerinde bir yurt yaratmak herhalde bu çabalarla mümkün.

Anlayacağımız, Yahudiler Kıbrıs’ta olup bitenlerin tam tersini yapmışlar.

Bu arada, Hürriyet gazetesi bir müddet önce KKTC sınırları içindeki mülkiyet durumunu vermişti.
Şöyle:
— Rum mülkü: 1 milyon 550 bin dönüm
— Türk mülkü: 380 bin dönüm.
— Kamu alanı: 470 bin dönüm (Dağlar, yollar)
— Güney Kıbrıs’ta kalan Türklerin mülkü: 450 bin dönüm

Yani Yahudiler bir portakal bahçesinden başlayarak bir yurt sahibi olurken,
Kıbrıslı Türkler Kıbrıs diye büsbütün bir yurttan, bir portakal bahçesine kaldılar…