Yaz ortası hava sıcak badem ağacının kurumaya yüz tutmuş yapraklarına bakılırsa sanki sonbahar.
Cırcır böcekleri ağaçlara mı şarkı söylerler öyle aralıksız çatlarcasına y7oksa mevsime mi?
Goethe, bir kitabında Werther’in acılarını anlatırken “…eski bir şairi okuyorum ve kendi kalbimin içini görmüş gibi oluyorum” demişti.
Genç bir adamın aşk acısıydı bu, yüreği birine yazılmıştı ondan gayrısı yoktu, o böcekler gibi çatlardı tutsak kalbi.
Bir aşığın acıları için cezaevi ne ki…
…
Hani bir nehir kıvrıla döküle akıverse yaşadığınız kentin içinden şu yangın yerine dönen yaz ayları çekilir hale gelir muhakkak…
…
Geçenlerde tanıştığımız Rum bir sanatçı kadının da pek umudu yoktu Kıbrıs meselesinden.
Kim bilir Kanlı Dere akmadıkça bu işin sonu hep böyle bitecek!
…
Bir akarsu olsa bir kenarına oturur insan bir ağacın altında ne güzel su sesleri kuş seslerine karışırken.
Çocuklar kağıttan gemicik yaparlar, kimisi ağaç kabuğundan.
Pasatempo çıtlatır insanlar efkalipto ağaçlarının gölgesinde yerleri kirletmeden.
Sen bu memleketi bilmem kaça bölsen neye yarar içinden su akmayınca!
Belki de Werther’in acısından daha beterdir memleket acısı bilemem.
Ve belki de Kanlı Dere birleşirse birleşecektir bu ada kim bunun farkında!
…
Her şey yanlış başlayıp yanlış giderse doğru mu olur?
Ta baştan yanlış olanın peşinde koşarak doğruya kim varacak?
Belki de,
Abartmayalım ama,
Aynı kitaplar okunmadığındandır bütün mesele!
Yoksa hâlâ daha lale toplardı elleriniz…
…
Güzel olanı devam ettirmek bir meseledir.
Bir sokak çeşmesini, ya da bir bahçedeki tahta kanepeyi, ya da bir köşedeki yatırı, ne bileyim bir okulu.
Yok ettiğinizde yoğa yazarsınız hatıraları halbuki yeni nesiller de oturabilirdi aynı kanepeye, ayı çeşmeden su içerlerdi, aynı sınıflarda okurlardı…
…
Roma’da buz gibi serin serin akan sokak çeşmelerinin neden akıyor olduklarını bir Romalıya sorma cesareti kimde olabilir ki?
Belki iş siyasette değildir ne de siyasetçilerde.
Burada da sokak çeşmelerinden su akarsa mesele biter mi bilemem!
…
Abartmayalım diyoruz ama,
Belki de yaz aylarının bu en manyak ayı olan Temmuz yüzündendir tüm olup bitenler, ki genellikle şairler buna inanır siyasetçiler değil.
Şairler daha duyarlıysa siyasetçilerden neden onlar yönetmiyorlar ülkeyi?
Ne kadar dinlenebilir cırcır böcekleri?
…
Belki de bu sorun,
Panjurların renkleri yüzündedir!
Hani hepsi maviye boyansa,
Yüzleri denize baksa,
Kim bilir sorun çözülecek!
































