Bazı meslekler gelip geçer yok olur ister istemez.
Zamanın koşulları o mesleklerin ortadan kalkmasına neden olur.
Henüz şapka yerine fes giyilirken fes kalıpçılığını meslek edinenler varmış.
Sonra şapka devreye girince,
Şapkacılık meslek halini almış ve uzun yıllar bu meslek hayatını sürdürmüştü…
…
Hizber Hiğmetağalar “Eski Lefkoşa’da Semtler ve Anılar” adlı kitabında bu şapkacılardan söz eder.
Bunlar arasında Şapkacı Emete Hanım, Madam Liz ve Şapkacı Katherina’nın bu mesleği sürdüren ünlü isimler arasında olduğunu belirtir.
Şapkacılar ortaya çıkmazdan önce, şapkaların İtalya’dan getirtildiği de söylenenler arasındadır…
…
Giyim ve kuşamda 50’li 60’lı yıllar oldukça gösterişli olsa gerek.
O dönemlerde hem kadın hem erkek terzilerin çokluğu da insanların giyim ve kuşamlarına ne denli önem verdiklerinin bir göstergesiydi.
Kadınların bisiklet kullanmalarının yaygınlaştığı dönemler de o yıllardı işte.
Kışta kışlık şemsiye,
Yazda yazlık şemsiye kullanılırdı ki şimdiler bu alışkanlıklar da yok olmuştur ne yazık.
Şapkalı, şemsiyeli, bisikletli kadınlar sokak ve caddeleri süslerlerdi…
…
Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımızda tanıdığımız Köşklüçiftlik sakinlerinden Tomris Hanım da şapkacıydı.
Mesleğini çoktan bırakmıştı ama çeşit türlü şapkalarını her daim kullandığını hatırlarım…
…
Her şey zamanla nasıl da kayboluyor.
Geriye siyah beyaz fotoğraflarda donmuş anılar kalıyor…
…
Sokak çeşmeleri de öyle.
Yanından geçip gittiğimiz o sokak çeşmeleri bir zamanlar hayatın kendisiydi dense yeridir.
Birçok sokak çeşmesinin yıkılıp gittiği söylenmektedir.
Lefkoşa sokaklarında kırık dökük ayakta duranlar belki de mevcutların sadece üçte biridir.
Mesela, Lefkoşa’da Musalla tabyası istikametinde, yani İstanbul Sokağı üzerinde ta yol sonuna kadar üç adet sokak çeşmesinin olduğu söylenir ki bunlardan hiçbiri günümüzde yoktur.
Abdi Çavuş ve Barbaros sokaklarında bulunan bazı sokak çeşmelerinin de döneminde yol çalışmaları nedeniyle ortadan kaldırıldığı söylenir…
…
Kimi meslekler zamanın koşullarına göre ortadan kalkabilir ama,
Bir kente kendi özelliğini veren sokak çeşmeleri gibi yapıların bir bir ortadan kaldırılması katliamdan başka bir şey olmasa gerek…
…
Kim bilir Madam Liz mesleği süresince ne güzel şapkalar yapmıştı bir kenarına gül kondurarak kimisi kırmızı, kimisi beyaz, kimisi sarı renkte şapkalar…
…
O sokak çeşmelerinden su içerken,
Çocuk ellerimde kalan ıslaklığın hâlâ kurumadığını hissederim yaşlanmaya yüz tutmuş avuçlarımda…
































