Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Cam parçası

 

Yaz geldi mi yangınlar da beraberinde gelir.

Maraş yangınını ucuz atlatmış, bu uluslar arası kenti korumasını bilmiştik.
Egemenliği elimizdedir.
Sophia Loren merak etmesin…

Kormacit’te dün başlayan yangın da ucuz atlatıldı doğrusu.
Yetkililerimiz kravatları ile olay yerindeydi.
Bu sefer kimseden yardım istenmediği anlaşılıyor.

Yardım etmek insani bir olaydır.
Bunun idraki içindeyiz…

Ama yangınlara hiç üzülmemek lazım.
Yok olan ağaçlara da.
Yangınların sebebini de araştırmaya ne gerek var?
Beton binalar dalga dalga ormanlık alanları yok ederken, sebep ortada değil mi?

Bir cam parçasının, bir sigara izmaritinin yakasına yapışabilirsiniz.
Lakin lüzumu yok.

Kıbrıs’ın Yeşilada olduğuna bin şahit ister.
Zaten bu tanımdan vazgeçildi çoktandır.
Kim Yeşilada der ki?

Kravat takıp yangın yerine gitmek, deniz sahiline şalvarla gitmek gibi…

Bazen övünürüz.
İngiliz adaya geldiğinde şöyle yaptı, böyle yaptı, her tarafa efkalipto, servi ağaçları falan ekti diye.
Ki doğrudur.
Ama yapmadığı rezillikte de keramet kalmıştı.
Bıraktık Lüzinyan Sarayının son kalıntısını yıkmasını,
Birinci dünya savaşında “kanal harekatı” münasebetiyle, adadaki ormanlık alanları yok etmişti.
Keresteye ihtiyaç vardı.
Kalem kağıt için değil.
Bu kerestelerle köprüler yapılacak ve bunlar harekat için kullanılacaktı.
O kadar ağaç kesilmiş ki birçok alan çırılçıplak kalmıştı.
Hatta o nedenle susuzluk baş göstermiş memlekette.

Lanetli mi nedir bu ada?

Diyelim ki sebep bir cam parçasıdır.
Hükümetlerin gidip orman yakacak hali yok ya.
Betona ihtiyaç var.
Betonla yakmak serbest.

Cam parçasına da bir şey yapamazsınız,
Hükümetlere de…

İngiliz dönemi böyleydi.
Bir taraftan yakar yıkar,
Bir taraftan yol yapar, posta kutusu kondururdu köşe bucağa.
Medeni millet…

Esas olan çözümdür.
Yangınlarda o zaman yardımlaşma olacak.
Birlikte yapılacak sabredin çocuklar.

Yardım istenmediğine göre, özlü görüşmelere de geçilebilir.
Gene çözüm bulunmazsa,
Kimsede suç aranmasın.
Sebep cam parçasıdır…

Halbuki can parçasıydı bu ada…