OLGUN BİR TARTIŞMA: CTP PM’nin dün gerçekleştirilen ve yaklaşık 5 saat süren toplantısı, sosyal medyada yaşanan tartışmalardan etkilenmedi. Olgun bir havada geçen toplantıda, 4 bakanın Türkiye temaslarında ortaya çıkan anlaşma taslağının olumlu ve olumsuz yönleri ele alındı
BAKANLAR SAVUNMADI: Türkiye ile yapılan müzakerelerde yer alan iki CTP’li bakan Parti Meclisi toplantısında sessiz kalmayı tercih etti. Maliye Bakanı Özgür, toplantıdan erken ayrılırken, Tarım Bakanı Şahali de toplantı sonuna kadar sessizliğini korudu. Her iki bakan da anlaşma taslaklarını savunan konuşma yapmadı
YENİDEN DENENECEK: Yapılan tartışmalar, Türkiye’nin her iki anlaşma taslağında da temel konuları pazarlığa kapattığını ortaya koydu. PM hükümetin taslakları mümkün olduğunca iyileştirmesi için yeniden pazarlık yapılması konusunda güçlü bir eğilim gösterdi
Hasan DÜZGÜN
CTP Parti Meclisi, dün bir kez daha “su meselesini” tartıştı. Toplantı 23 PM üyesinin imzası ile yapılan olağanüstü çağrı sonucu gerçekleşti.
Türkiye’den gelen suyun işletmesi ve yönetimi konusunda varılan alternatif uzlaşı metinlerinin ele alındığı toplantı saat 14.30’da başladı ve yaklaşık 5 saat sürdü.
Parti Meclisi toplantısı öncesinde ise Merkez Yönetim Kurulu yaklaşık 2 saat süren bir değerlendirme yaptı.
Tepkiden değil hastalıktan
Maliye Bakanı Birikim Özgür, Sağlık Bakanı Salih İzbul, Önceki Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ve PM üyelerinden İsmet Akim’in toplantı tamamlanmadan partiden ayrılması tepki mi sorusuna neden oldu.
Ancak edinilen bilgiye göre erken ayrılan PM üyeleri yorgunluk ve hastalık mazeretini kullandı.
Olgun tartışma
CTP’nin su konusunda daha önce gerçekleştirilen PM toplantıları ile bu toplantı öncesinde sosyal medyada yaşanan tartışmalar, toplantının şiddetli tartışmalara sahne olabileceği endişesini yaratsa da, toplantı gayet olgun bir havada geçti. İsteyen her PM üyesi, oluşturulan 2 anlaşma taslağına ilişkin görüşlerini ve eleştirilerini ortaya koydu.
Türkiye’nin tavrı baskıcı
Parti Meclisi’nde konuya ilişkin yapılan tartışmalarda, Türkiye’nin iki anlaşma taslağından birinin kabulü yönünde baskıcı olduğu ortaya çıktı. Müzakere edilebilecek konuları sınırlayan Türkiye’nin, özel şirket işletmesindeki ısrarının yanı sıra, Su Kurumu veya adı ne olursa olsun kamunun müdahale olanaklarının da sınırlı olması yönünde baskıcı olduğu belirtildi.
Bakanlar müsteşarlarla müzakere etti
CTP PM’de yapılan değerlendirmede müzakere için Türkiye’ye giden 4 bakana düşük protokol uygulandığı da ortaya çıktı. İki anlaşma taslağının oluşturulduğu görüşmelerde KKTC’li bakanların karşısına siyasi değil teknokratlar oturtuldu. Metinler KKTC’li bakanların müsteşarlarla yaptığı tartışmalar sonucu oluşturuldu.
Maliyeti karşılanacak
CTP Parti Meclisinde yapılan değerlendirme Türkiye’nin KKTC’ye getirilen suyun yüksek maliyetinin süreç içinde karşılanması için özel şirkette ısrarcı olduğu bilgisinin de ortaya çıkmasına neden oldu. Türkiye “Pahalıya çıkan bu yatırımın suyun kullanıcıları tarafından” ödenmesinin garanti edilmesini istiyor.
Belediyeler veya Su Kurumu etkin olmayacak
Türkiye’nin pazarlığa kapattığı temel konular arasında dağıtımı yapacak özel şirket içinde kamunun (Belediyeler veya Su Kurumu) etkin bir konum elde etmemesi.
Özgür ile Şahali sessiz kaldı
Türkiye ile yapılan müzakerelerde yer alan iki CTP’li bakan Parti Meclisi toplantısında sessiz kalmayı tercih etti. Maliye Bakanı Özgür, toplantıdan erken ayrılırken, Tarım Bakanı Şahali de toplantı sonuna kadar sessizliğini korudu. Her iki bakan da anlaşma taslaklarını savunan konuşma yapmadı. PM üyeleri ise görüşlerini ortaya koyarken su fiyatının belirlenme yönteminin, “İsteyen Belediye alır” prensibinin ve şartlı alımın yeniden müzakere edilmesi yönünde güçlü bir eğilimle hükümetin müdahalesini istedi.
































