Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Magazin

Doğulu “ Koşulsuz sevgi şart”

KADİR DOĞULU İLE ÇOK ÖZEL BİR SOHBET:  GAÜ Etkinlikleri çerçevesinde ülkemizde gelen ünlü oyuncu Kadir Doğulu gazeteniz Havadis’in sorularını da  samimiyetle yanıtladı

“HAYATI ZORLAŞTIRAN BİZİZ”…  Doğulu: “Hayatı zorlaştıran biziz. Sevgi ve işbirliği ile yaşamamızın önünde tek engel biziz. Birbirimizden nefret etmeyelim, birbirimizi sevelim. Koşulsuz insan sevgisi kesintisiz huzur ve mutluluk getirir. Bence bir insanı sevmek için bir koşula ihtiyaç yok. Koşulsuz sevmeye başlarsak, koşulsuz sevgi işbirliğini, işbirliği demokrasiyi, demokrasi daha fazla özgürlüğü ve güveni getirir.  Güvenli ve özgür insanın da yapamayacağı hiç bir şey kalmaz.” 

Gizem DAVULCU

Şu anda Türkiye’de yakışıklı jönler arasında kim var, derseniz ilk üçe giren isimlerden biri de Kadir Doğulu olur. Gerek özel yaşamıyla,  gerek görünüşüyle herkesin kalbini fetheden Doğulu şu sıralar dinleniyor. “Fatih Harbiye” ve “Bana Sevmeyi Anlat”la ününe ün katan Doğulu, “7 yıldır aralıksız çalışıyorum. Uzun zaman sonunda ilk defa bir ara yakaladım ve bir süre daha projelerde yer almamayı düşünüyorum” diyor. GAÜ etkinlikleri çerçevesinde ülkemize gelen ünlü oyuncu ile bir araya geldik ve oldukça samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

Bize Kadir Doğulu’yu anlatacak olsanız neler söylerdiniz?
Kendimi bildiğimden beri, hani gençlerin olgunlaşama dönemi deriz ya, işte o olgunlaşma döneminden beri düşünceleri hiç değişmemiş, sıradan, o sıradanlığı hobileriyle bozmaya çalışan, işini yapan herkes gibi bir adamım aslında.

Sıradanlığınızı bozan hobileriniz neler?
At binmeyi severim, atıcılıkla ilgileniyorum, yakın dövüş sanatlarıyla ilgileniyorum. Birçok kılıcı kullanabilmek için dersler alıyorum. Sportif bir adamım aslında. Bütün seçtiğim hobilerim de bu yönde oluyor. Doğa yürüyüşleri ve kamp yapmayı seviyorum. Hayatın sıradanlığını da bunlar bozuyor aslında.

Peki profesyonel olarak ilgilendiğiniz bir dal var mı?
Lisanslarım var ama ciddi bir yarışmaya katılacak kadar bir organizasyona girmedim. Lise yıllarımda sadece profesyonel voleybol oynadım ama onun dışında katıldığım bir organizasyon da ya yarışma yok.

Peki Kadir Doğulu bir gününü nasıl geçirir?

Eğer çalışmıyorsam genelde erken uyanan birisiyimdir. Sekiz dedi mi ayaktayımdır. İki tane köpeğimiz var.  Onların karnını doyurup gezdirmekle güne başlarım. Sonra yapılacak işlerimi yaparım. İşim yoksa da ağaçla ilgilenebildiğim bir marangozluk atölyem var. Orada zaman geçiririm. Eşe dosta ufak hediyelik eşyalar yapıyorum. Bazen akraba ve dostlarımla görüşürüm. İşim varsa zaten uyanıp sete giderim ve bittiği saate kadar kalırım. Bir günüm böyle geçer.

Şu sıralar bir proje var mı?
Şu dönem dinlendiğim bir dönem. Uzun süre de öyle kalmasını istiyorum. Yedi senedir aralıksız çalışıyorum ve ilk defa böyle bir ara yakalayabildim. Sanırım biraz dinleneceğim.

Peki dizi mi sinema mı tercih edersiniz?
Dizi ve sinema diye ayırmıyorum aslında. Hangisi gelirse onu değerlendireceğim.

Nasıl bir karakteri tercih edersiniz?
Bir oyuncunun istediği şey aslında yarattığı karakterden haz duymaktır. Rolün en büyüğünden en küçüğüne hiç fark etmez,  iyi bir sette,  iyi oyuncularla oynamak isterim. Keyif verebileceğim, anlayabileceğim  ve anlatabileceğim karakterleri tercih ederim.

Yabancı sinema desek, kimleri izlersiniz?
Ben Sean Penn severim. Metotlarını da, hayatını da takip ederim. Herkes gibi Al Pacino severim. “God Father” filmi en sevdiğim filmlerdendir.

Kötü adam mı iyi adam mı, hangisini tercih edersiniz?
Motivasyonu önemli aslında. Türk dizi ya da sinema sektöründe kötünün motivasyonu iyiden daha az maalesef. Eğer motivasyonu iyi olursa, nedenleri kesin ve belli olursa kötü de çok keyifli olur, iyi de çok keyifli olur.

Komedi desem?
Aslında komedinin içinde büyüdüm. Benim zamanımda çok sinema hatta dizi yoktu. Tiyatrolar daha ekonomik ve daha ulaşılabilirdi. Ben Levent Kırca,  Ali Poyrazoğlu, Nejat Uygur’la büyüdüm. Aslında onların bize gösterdiklerine aşinayım ve komediyi çok seviyorum. İzlemeyi çok severim.  Hiç oynamadım ama bir gün güzel bir proje gelirse yine oynamayı çok isterim.

Evliliğiniz nasıl gidiyor?
Çok keyifli… Nazar değmesin diye çok konuşmamaya gayret ediyorum ama biz birbirini tanıyan, iletişimi en yüksek seviyede olan iki insanız. Bunun avantajlarını evliliğimize de yansıtıyoruz. Birbirimize saygı duyuyoruz.  Kalan vakitlerimizi kaliteli geçirmeye çalışıyoruz.

Ayni projede tekrar yer almak ister misiniz?
İsteriz tabi ama. Biz daha yeni bir projede birlikte olduğumuz için bir kaç sene daha gerekiyor sanırım. Ama yakın zamanda bir proje olacaksa da eşimle olmasını çok isterim.

Kıbrıs için neler söylersiniz?
Bir dönem müzik sektöründe çalıştığım için buraya çok sık gidip geldim. Buranın yerlisi iki aile var, onları ziyarete geliyorum.  Eğer yazın tatil vaktim olursa buraya gelip dinlenmeyi seviyorum. Çünkü ben Mersinliyim. Doğma büyüme Mersinli olduğum için havası da insanları da denizi de benziyor. Ayni Mersin’i hatırlatıyor bana.  Kıbrıs’ı seviyorum…

Bir vatandaş olarak şu anda Türkiye’yi nasıl görüyorsunuz?

Merkezinde insan olsa, insanlık olsa çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Benim hiçbir siyasi partiye yada  görüşe yakınlığım yada bir kaydım yoktur.  Birkaç tane sivil toplum kuruluşu ile çalışıyorum, o da tamamen çocuklarla ilgili.

Benim Müslümanlığımla ya da Allah’la olan ilişkim için bir partiyi seçme ya da desteğine ihtiyacım yok. Keza Atatürk’ü sevmek için bir partiye ihtiyacım yok. Ayni şekilde vatanımı milletimi sevmek için bir partiye ihtiyacım yok. Ya da başka bir ırktan, kültürden bir insanla iş birliği içinde çalışmam için bir siyasi partiye ihtiyacım yok.  Ben ülkemde hiçbir siyasi görüşü kendime yakın görmüyorum; çünkü merkezinde hiç birinin insan yok. Günlük sıkıntı neyse onun peşinde giden bir politik yapı görüyorum.  Siyaset biliminden anlamam, sade bir vatandaşım.

Hayat hakkında ne söylerdiniz?

Hayatı zorlaştıran biziz. Sevgi ve işbirliği ile yaşamamızın önünde de tek engel biziz. Birbirimizden nefret etmeyelim, birbirimizi sevelim. Koşulsuz insan sevgisi kesintisiz huzur ve mutluluk getirir. Bence bir insanı sevmek için bir koşula ihtiyaç yok. “Yaratılanı severim yaratandan ötürü”. Ben Allah’a inancı olan birisiyimdir. O yüzden Allah’ın yarattığı her türlü canlıyı severim.  Bunun için de bir koşula ihtiyacım yok. Bizim en büyük sıkıntımız da bu. Daha tanımadan birbirimizden nefret ediyoruz.  O yüzden koşulsuz sevmeye başlarsak, koşulsuz sevgi işbirliğini, işbirliği demokrasiyi, demokrasi de daha fazla özgürlüğü ve güveni getirir. Güvenli ve özgür insanın da yapamayacağı hiç bir şey kalmaz.