İddiaların Turizm Bakanlığı’nda ilginç işlerin dönmesinden dolayı ortaya atıldığını savunan Denktaş, “Turizm Bakanlığı’nda ilginç işler dönüyor. Ne zaman ortaya bir suçlama atılsa, mutlaka bir örtü olarak kullanılıyor ve ardından başka işler çıkıyor” ifadesini kullandı.
DP-UG’den yapılan açıklamaya göre, Denktaş, Diyalog TV’de katıldığı bir programda yaptığı konuşmada, Turizm Bakanı Faiz Sucuoğlu’na “2 milyon 300 bin TL'lik yolsuzluk” iddiasını ispatlaması çağrısında bulundu.
İddialara jet hızıyla yaptığı yazılı bir açıklamayla yanıt verdiğini hatırlatan Denktaş, “Birileri cebe para attı” demek için, öncelikle bunun ispatının şart olduğunu söyledi. Denktaş, “Sucuoğlu bu suçlamayı yapıyorsa öncelikle ispat etmesi gerekir” dedi.
Serdar Denktaş, şöyle devam etti:
“Hanın restorasyonu Ünal Üstel döneminde başladı. Birinci ihalesi o dönemde yapıldı. Birinci ihalenin içerisinde yapılması gereken elektrik işlemleri yapılmadığı halde ödemeler gerçekleşti. Ardından ikinci etap ihalesi yine Üstel döneminde başladı. Birinci ihalede bitirilmeyen ama ödenen elektrik işleri ikinci ihalede yapılması gerekirdi. Yine yapılmadı. Yine o dönemde teknik şartnamede ve projede eksikler vardı. Bir de restorasyonlarda çağımızda uluslararası anlamda kullanılan malzemeler kullanılmamaktaydı. Biz geldiğimizde ikinci ihale açılmış bitmiş ve içerde bir müteahhit işlem yapıyordu”
Denktaş, “Aynı ürün, aynı sayı, aynı kaliteyi biz örneğin 100 liraya yaptırdık. Oysa benden öncekiler 500 lira demişti demesi gerekir. Var mı Sucuoğlu’nun böyle bir iddiası? Yok. Peki, o vakit senin amacın, vatandaşa vermek istediğin mesaj ne. Halkın gözünde beni itibarsızlaştırmak mı istiyorsun? O vakit çık ve açıkla” dedi.
Liman ihalesi konusunu da gündeme getiren Denktaş, hükümette oldukları dönemde hem limanın temizlenmesi, hem de mendireğin tamiri için suyu getiren şirketin araç gereçlerini de kullanmak suretiyle 500 bin dolarlık bir rakamda anlaştıklarını, ancak o dönemde Yardım Heyetinin bunu kabul etmediğini hatırlattı. Denktaş, “Şimdi ihaleye çıkıldı ve 21 milyon TL’ye anlaşıldı. Şayet Sucuoğlu bu yaptıklarını örtmek için bize böyle mesnetsiz bir suçlama yapıyorsa ayıp ediyor” diye konuştu.
Biran evvel suçlamaların açığa kavuşturulması gerektiğinin altını çizerek yineleyen Denktaş, bu konuda Sayıştay’ın yanı sıra Başbakanlık Denetleme ile Maliye Teftiş Kurullarını göreve davet etti.
Denktaş; “Sırf eskiye pislik atacaksınız diye bu tür suçlamalarla gittiğinizde günün sonunda yıpranan siyaset olur” dedi.
Bütün hedefin DP Ulusal Güçler olduğunun farkında olduğunu dile getiren Denktaş, şöyle devam etti:
“Üstümüze yapılan saldırı, silme ve itibarsızlaştırma yönündedir. Peki, niçin? DP’nin nereye zararı var? Bir tek Kıbrıs sorunu gündeme geldiğinde devletine sarılıyor, eşitliğinden vazgeçmiyor diye mi? Unutmayın, parti kaybetse bu düşünce kaybetmez. Çünkü bu düşünce insanlarımızın içinde var”
DP Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş, son olarak, kimsenin önünde saygı göstermenin ötesinde ceket ilikleme ve boyun eğme alışkanlıkları olmadığını belirterek, akla yatmayan, Kıbrıs Türk halkına uymayan bir şey olduğunda bunu samimiyetle ve hiçbir art niyet beslemeden ortaya koyan bir tavırla hareket ettiklerini söyledi.
Denktaş, “Bu can sıkıyorsa, kusura bakmayın, canınız sıkılacak. Çünkü ben de halkımın bana verdiği yetkiyle kendi halkımın haklarını korumak durumundayım” dedi.
“Ismarlama pırıl pırıl yeni partiler çıkıyor ortaya” ifadesini kullanarak, yeni oluşumu eleştiren Denktaş, şöyle devam etti:
“Hakikaten yepyeni bir düşünce, yepyeni bir yaklaşımla, bu ülkede bugüne kadar olmayan bir şeyi hayata geçirecek bir birikimle hareket edersiniz ve ortaya çıkarsınız onu anlarım. DP öyle bir ürünün doğuşudur. Peki, bugünün oluşumları ne getiriyor ortaya. Biri ‘sosyal demokrasi’ getireceğini söylüyor, bu yeni bir şey değil ki, bu ülkenin yapısı, Anayasası zaten her şeyi ile sosyal demokrat. Diğeri müthiş bir Türkiyeli-Kıbrıslı ayrımcılığını körükleyerek hareket ediyor. Bir diğeri de ‘üçüncü yol’ diyor. Biz üçüncü yolu ortaya attığımızda yıl 2000-2001’di. Kıbrıs Türk milliyetçiliğini ortaya attığımızda yıl 1996’ydı. Yapacağım dediklerinizi yapa yapa küçülmeyi de göze alarak bir DP var ortada. Dolayısıyla yeni bir şey söylemiyorsun sadece kafadan ve birilerinin de dürtüsüyle hareket ediyorsunuz. Olmayacak, başaramayacaksınız.”
































