Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumuİktisatbank Hazine Grup Müdürü  Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu:

FED’in kritik toplantısı dün başladı. Karar bu akşam TSİ21:00’de açıklanacak. 25 baz puan faiz artırımı fiyatlara girmiş durumda

 

Karar ardından TSİ21:30 FED Başkanı Yellen’in konuşması ve FED Başkanlarının faiz tahminleri (ileriye dönük) daha büyük önem arz ediyor

 

FED’in faiz artırımı ardından Yellen’in piyasaları dengede tutmak adına şahinleşmeyeceğini düşünüyoruz

 

Öte yandan bu sene toplantı sayısı 8’e düşen TCMB’nin de Perşembe günü özellikle Geç Likidite Penceresi faiz oranı üzerinden sıkılaşmaya gideceğini tahmin ediyoruz

 

FED ve TCMB kararlarının TL üzerinde olumlu bir etki doğurmasına baz senaryomuz olarak yaklaşıyoruz

 

Beklentimiz gerçekleşirse, kademeli olarak kurun ilk etapta 3,70’in altına gelerek 3,64 seviyesini hedefleyebileceğini ön görüyoruz (bakınız grafik)

 

Göz ucuyla da olsa Hollanda seçimleri ve önde görünen aşırı sağ partinin oy oranını takip edeceğiz

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Küresel mali piyasalarının bugün ortak teması, Amerikan Merkez Bankası’nın dün başlayan ve bu akşam TSİ21:00’de sonuçlanacak olağan faiz toplantısı (FOMC – Federal Açık Piyasa Komitesi) olduğunun altını çizmek gerekiyor. Piyasa tahminlerine bakıldığında, % 100 ihtimalle bu akşamki kararın 25 baz puan artırım yönünde olması bekleniyor. Böylelikle FED faiz aralığını % 0,75 – 1 seviyesine yükseltecek. Toplantı kararı her ne kadar TSİ21:00’de açıklanacak olsa da, toplantı ile birlikte FED Başkanlarının ileriye dönük faiz tahminleri şu anda belki de 25 baz puanlık faiz artırımından daha önemle merak ediliyor. Takdir edersiniz ki, % 100 ihtimalle beklenen bir toplantıdan ziyade, bundan sonra ne olacağı daha kıymetli bir bilgi olacaktır. Bu bağlamda, önümüzdeki döneme ilişkin faiz beklentilerinin bugün itibarı ile 2017 ve 2018 yılı için 3’er kez faiz artırımına işaret ettiğini öncelikle söyleyelim. Eğer bu tahminler yukarı yönlü revize edilirse, yani FED daha şahin bir görünüme bürünür ve faiz artırım beklentisini 6 değil 7 kereye yükseltirse, bunun piyasa tarafından farklı bir şekilde yorumlanacağını düşünüyoruz: FED daha şahin bir görünüme geçiyor! Durum böyle olunca, doların bir miktar daha güçlenmesi olasılıklar arasında yer alsa da, ana beklentimizin bu yönde olmadığının altını çizmem gerekiyor. Saat 21:00’deki karar ve FED Başkanlarının ileriye dönük beklentileri ardından sahneye dünyanın belki de en güçlü kadınlarından biri olan müstakbel Yellen hanımefendinin çıkacağı ve dudaklarının arasından dökülecek kelimeleri piyasaların da adeta cımbızla irdeleyeceğini düşünüyoruz. 2016 yılında ciddi bir kredibilite kaybına uğrayan FED’in (4 faiz artırımı bekleyip zar zor Aralık ayında 1 kere faiz artırması) bu akşam daha dikkatli bir üslup kullanacağı ve faiz artırımının etkilerini dengelemeye çalışacağını düşünüyoruz. Piyasanın ileriye dönük faiz artırım patikasının yanısıra, kabaca 4,5 trilyon dolara varan bilanço büyüklüğünü de daraltma konusunda herhangi bir atıfta bulunup bulunmayacağına yakında bakacağız. Mevcut durumda, FED’in bilanço küçültmek için aceleci davranmayacağını ve bu başlığın bu akşam ana gündem maddesi olmayacağını ön görüyoruz. Özetle, bu akşam büyük bir gürültünün kopmayacağı kanaatindeyiz. 25 baz puan faiz artırımı herkes tarafından bekleniyor. Yellen’in daha dengeli bir üslup kullanacağı ve beklenti alınır gerçekleşme satılır prensibinden hareketle, doların bu akşam bir miktar kazançlarını törpüleyeceğini düşünüyoruz.

 

Türk mali piyasaları cephesinde ise yazılacak aslında çok şey olsa da, piyasa yansımasının tahmin ettiğimiz kadar sert olmadığının altını çizmek gerekiyor. Almanya ve Hollanda ile gerilen ipler ve artan diplomasi trafiği her ne kadar ülkelerin iç siyasetinin bir parçası olarak görülse de (mesela bugün Hollanda’da seçimler var), orta vadeli bir yaklaşımla, Türkiye’nin AB perspektifini kaybediyor algısının pekişmesi en yıkıcı senaryo olacaktır. Kısa vadede, diplomasinin mekik dokuyacağını, Rusya ile restleşilmesi ardından nasıl karşılıklı atılan adımlarla buzların erdiğini gördüğümüz gibi veya Mavi Marmara gemisi olayı ardından İsrail ile kopan ilişkilerin nereden döndüğü düşünülürse, Almanya ve Hollanda ile de incelen bağların bir noktada tamir edileceğini düşünüyorum. Diplomaside devamlı kırılganlıklar veya küskünlüklerin yerine devamlı menfaatlerin her daim ön planda olduğunu unutmayalım!

Bugüne döndüğümüzde sabah saatlerinde Asya piyasalarında hafif çapta satışların etkili olduğunu görüyoruz. Her na kadar gündemin ilk sırasında FED yer alsa da, günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak TÜFE enflasyonu ve perakende satışlar verilerine bakmakta yarar görüyoruz. Kuvvetle muhtemel, FED toplantısına kadar piyasaların dengeli bir seyir izleyeceğini, FED kararı ardından ise yukarda belirttiğim argümanlarımın tutması durumda piyasaların daha iyimser bir seyre bürüneceğini düşünüyoruz. Bu minvalde, TCMB’den ölçülü bir sıkılaştırma gelirse, USD/TL kurunun 3,64 seviyesine kadar kademeli olarak geri çekilmesini bekliyoruz.

 

Ø  TCMB fonlama kompozisyonu ve kısa vadeli faiz oranları

 

FED’in toplantısının arkasına takvimlendirilen TCMB’nin yılın ikinci toplantısı büyük önem arz ediyor. TCMB’nin artan enflasyon baskısı ve beraberinde 24 aylık enflasyon beklentilerinin % 7,70 ile en yüksek seviyeye çıkması ardından beklentileri kırmak adına faiz oranlarında bir ayarlamaya gidebileceğini düşünüyorum. Şu anda TCMB’nin elinde 5 adet faiz oranı bulunuyor. Borç almak için kullandığını faiz koridorunun alt bandı (% 7,25 şu anda iş görmüyor) ; politika faizi (1 hafta vadeli  repo ihale faizi % 8 şu anda iş görmüyor) ; faiz koridorunu üst bandı (borç verme faiz oranı % 9,25 şu anda bu kanaldan fonlama oldukça cılız) ; geç likidite penceresi aslında ceza faiz oranı olarak kullanılan bu kanal şu anda aktif bir politika aracına döndü % 11 aktif olarak kullanılıyor). Bir de son iki faiz oranın kompozisyonundan elde edilen ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti var ki bu oran şu anda % 10,80 ile son 5 senenin en yüksek seviyesinde yer alıyor. Bu oranın kompozisyonu % 88,9 ile Geç Likidite Penceresi ve % 11,1 ile faiz koridorunu üst bandından oluşuyor. Yani TCMB günlük kabaca 90 milyar TL olan piyasa fonlamasının 82,8 milyar TL’sini % 11’den ; % 10,3 milyar TL’sini ise % 9,25 de veriyor. Görüleceği üzere, bu kompozisyonun tavanı % 11 seviyesine kadar teknik olarak çıkabilir. Şu anda da, ortalama fonlama maliyetinin geç likidite faiz oranına yakın seyretmesi nedeniyle TCMB’nin referandum öncesinde başka toplantısının da olmadığı görüşünden hareketle, faiz oranlarında yarın sıkılaştırmaya gideceğini tahmin ediyoruz. Bu bağlamda % 11 olan faizin % 12’ye ; % 9,25 olan faizin ise % 10 seviyesine yükseltilmesini bekliyoruz.

Ø  USD/TL kurunun FED ve TCMB kararları ardından iyimser bir görünüm kaydetmesini bekliyoruz

 

Bulutun dibi 3,64 tepesi ise 3,77 seviyesinde bulunuyor. TCMB’den sıkılaştırıcı yönde bir adım geleceğini ve son günlerde hırpalanan kurun yeniden 3,64 seviyesine doğru geri çekileceğini düşünüyoruz

 

Kaynak: Reuters

 

İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari