Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şu kasım günleri… (Sıra kimde bilinmez…)

 

Nergis açar, kokusu düşer kentlere fakat kâr etmez.
Bir toz bulutu kalkar rüzgârla birlikte, yapraklar dökülür, toprak su ile buluşur ama adeta ağlamaklı…
Bulutlar toplanır… Bölük bölük… Dağlara düşer…
Şimşekler çakar… Bir aydınlık bir karanlık… Gecede bir çift baykuş gözü aydınlanır… Gözleri cam misali… Delik delik bakar; lânet dağıtır geceye…
Çiğ düşer karanlığa…
Ortalık tenha…
Kaygan bir zemine döner hayat…
Her taraf ıslak…
Seher vakti ayaz… Üşütür kuşları…
Düşler, aşklar ve kavgalar… Dibelik ıslak…
Toprak aç… Böcek aç… Suya, ete ve kemiğe…
Selvi ağaçları saygılı… Hafiften boyun eğerler…
Şu Kasım günleri…
Deli eder adamı…
Hicran zamanı…
Azrail bayram eder; bütün şarkılar susar…
Ne desen kâr etmez…
Ziyan olur hayat… Yapraklarla sürüklenir… Toz gibi dağılır…  Ne aşklar ne sevdalar ne kavgalar tükenir…
En beteri genç ölmek…
Azrail tutar, hırsla, ayaklarından kollarından sürükler…
Direnmek ne çare…
Ölmek vaat edilmiş… Hüküm verilmiş…
Kime beyan olunmuş bilinmez…
Hayatı bitiren, haçanda bitirmiş…
İşini yapıyor Azrail… Kusursuz…
Bir beden ki, çırılçıplak…
Geldiği gibi gitmekte…
Geriye kalan, bir çıngı hatıra….

Geriye hatıralar kalır…
Solar fotoğraflar…
Rüyalar harap eder insanı…
Kâbus basar…
Şu Kasım günleri…
Gül eksen açmaz… Sebebine sual olunmaz…
Bir hançer saplanır… Kemik saplı bir hançer… İki kürek arası…
Dayanılmaz…
Kalabalıklarda yalnızlaşır insan…
Dört duvarda kaybedilenlerin gölgesi…
O koltukta, o masada, o bardakta dudak ve el izleri… Ve yastığında yatağında hasret büyütür kokusu…
Tütsülenmek ne çare…
Azrail eylem etmiş; fermana uymuş… Gerisini Hak getire…
Ansızın olur her şey…
Ansızın…
Durur dünya…
Ne ses ne seda…
Hani o bahar, hani o çiçekler, hani o dağlar nerede?
Her taraf karanlık…
Dibelik kapkara…
Sokakta it ulumaları…
İki kurşun sıkasın gelir… Hayatın tam böğrüne… İki kurşun…
Hatıralar kalır geriye… Bahçede, mutfakta, sokakta… Her yerde…  Bir sandalyede otururken, birine “merhaba” derken,  biri ile el sıkışırken ve ne bileyim, bir şarkıyı dinlerken…
Şu Kasım günleri…
Ayrılık gülleri…
Uzun olur geceler; uyku tutmaz…
Giden geri gelmez…
Yürek atar durur, her şeye rağmen…
Sıra kimde bilinmez…
(Poli)