Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kadının Özgürleşmesinde Eğitimin Rolü

Öncelikle kadının özgürleşmesinde emeği ile katkı koyan tüm kadınların geçmiş ‘Kadınlar Günü’ kutlu olsun.

KKTC’de kadının özgürleşme diye bir derdi yok mu? Araştırma konusu olabilecek bir soru. 7 Mart akşamı KTOEÖS’ten bir çalışma grubunun organize ettiği panelde konuşmacılardandım. Konu 8 Mart bağlamında; Kadının Özgürleşmesindeki Etkenler’di. Dinleyiciler çok az, iki elin parmakları saymaya yeterliydi. Acaba bu durumu kadınlarımızın özgürleşme diye bir dertleri yok mu? diye anlamak mı lazım. KTOEÖS’ü binlerle ifade edilen öğretmen sayısıyla düşününce ilginç ve yukarıdaki soruyu akla getirmeye yeterli. Katılım sayısını bir tarafa bırakalım. Haklılık varmış; barış ve özgürlük iğne ile kazılarak elde edilebilir.

Kadının Özgürleşmesindeki Etkenler: Eğitim’ konumdu. Kadının özgürleşmesinde en önemli kurumlardandır eğitimdir. Formal eğitim, kadının özgürleşmesi için yeni nesillerin davranışlarını bu yönde değiştirmek için yapılandırılmalıdır -ki kadın ile erkek toplumsal cinsiyeti, ‘gelenekselci rol’den ‘eşitlikçi rol’e doğru evrimselleşmeye yol alsın.

Ve böylece KKTC’deki hem kadınlar hem de erkekler birbirlerine yaşamın her alanında eşit hakları sunsunlar. Kadınlara da erkeklerle eşit çalışma yaşamı, evlilik yaşamı, iş yaşamı, toplumsal yaşam, cinsellik ve öznitelik rolleri sunulsun. Devamında da yasalar eşitlikçi rollere göre yeniden düzenlensin.

Ne yazık buraların sistemsiz eğitimi, henüz kadın toplumsal cinsiyetini erkeğinkiyle eşit düzeyde kabul ettirecek bir yapılanmanın yanından bile geçmiyor. Kadın toplumsal cinsiyetini ikinci sınıf olarak kabul ettirecek uygulamalara sahip.

KKTC sistemsiz eğitimi yerli değildir. 2005 yılına kadar ders programları ve ders kitapları TC’den gelmekteydi. 2005-06 yılında KKTC kendi kitaplarını yazarak, yerel kültürü aktarmaya başlar. Bu yıl KKTC eğitim sisteminde 2012 yılında başlayan çalışma ile yeni öğretim programları ve bu programlara bağlı yeni ders kitapları kullanılmaya başlandı (1. 4. ve 6 sınıflar için). Yeni Temel Eğitim Programı da KKTC merkezli değil ve buraların kültürüyle hazırlanmamıştır.

İlköğretim ve ortaöğretim, öğretim programlarında yer alan pek çok ders, toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili bilgiler içermektedir. Örneğin Türk Edebiyetı dersi. Öğrencilere okutulan edebiyet metinlerinde kadın toplumsal cinsiyeti nasıldır? Gelenekselci mi yoksa eşitlikçi role uygun örnekler mi aktarılmaktadır?

Bu konu ile ilgili Demirhan, Türkiye’de erkek feminizminin edebiyat alanındaki karşılığını Ömer Seyfettin, Peyami Safa ve Vala Nurettin’de görmenin mümkün olduğunu belirtir*. Söz konusu yazarların eserlerinde, kadının toplumsal rollerinde ve statüsünde iyileştirmeleri savunurken, kadına yeniden yapılandırılmış modern görünümlü bir ataerkilliği sunmakta olduklarını vurgular. Araştırmacı, erkek feminist yaklaşımın, kadının toplumsal konumunun ve statüsünün yükselmesi isteğiyle birlikte kadının geleneksel annelik, eşlik ve ev içi bakım rollerini de sürdürmesini beklediğini vurgular. Söz konusu yazarlardan Safa ve SeyfettinÎn eserleri KKTC’de okutulmaktadır.

KKTC eğitim sistemi içerisinde gerek yerel gerekse evrensel bağlamda masallar ve hikayeler vardır. Uyuyan Güzel masalında Yeni Fransız Feminist yazar Cixous tarafından, kadının nasıl temsil edildiğini Kedik (2014) şu şekilde aktarır. Uyuyan Güzel kadın öznelliğinin olumsuz bir örneği olarak kadın uyuma haliyle simgelenir. Kadın ancak ‘Başkası’ olarak bir erkek tarafından olumlanınca bu uykudan uyanacak, öpücükle simgelenen olumlama hali gerçekleşmediği sürece ‘olumsuz bir öznelliğe sahip uyuyan bir insan’ olarak kalacaktır. Geleneksel roller üzerinden temellendirildiğinde, prens/erkek, kadına yaşam verecek, prenses/kadın ise iyiliği, güzelliği, masumluğu ile beğeni toplayıp keşfedilmeyi, onaylanmayı ve uyandırılmayı bekleyecektir**.

Üniversite öğrencilerinin kadın toplumsal cinsiyet rolünü hala daha bazı alanlarda, istenilen düzeyde eşitlikçi role yakın olarak algılamadığı da daha önce bu köşeden aktarılmıştı***. Öğrencilerin içinden geldiği eğitim sisteminin bu algının oluşmasında rolü elbette büyük.

KKTC sistemsiz eğitiminde, kadının erkekle eşit olarak algılanması için yapılması gereken işler çok. Örneğin yukarıda aktarılan olumsuz edebiyet metinleri ile masal ve hikayeler, kadın toplumsal cinsiyeti kriterine göre incelenip, kadının özgürleşmesinde engel oluşturacak olanlar ayıklanmalı. Ve kadının özgürleşmesinde erkekle eşit düzeyde algılanmasına hizmet edilmeli. Özgürlük için eşitlik şart ama şunu da belirtmeden geçmemek lazım; DAHA ÖZGÜR KADIN İÇİN ÖNCE DAHA ÖZGÜR ERKEK GEREKİR.

*Ar. Grv. Kamil DEMİRHAN. Modernleşme Sürecinde Ataerkil Rollerin Yeniden Yapılandırılması: Erkek Feminizmi ve Türk Edebiyatından Örnekler  (DAU Yayınları. Kadın/Woman 2000. Kadın Araştırmaları Dergisi. Cilt/XV, Sayı 1. Haziran 2014)

**Doç. Dr. Ayşe Sibel KEDİK. Başkaları Olarak Feminist Sanat ve Temsiliyet Sorunu. (DAU Yayınları. Kadın/Woman 2000. Kadın Araştırmaları Dergisi. Cilt/XV, Sayı 1. Haziran 2014)

***Doç. Dr. Müge Beidoğlu & Yrd. Doç. Dr. Kemal Akkan Batman. Üniversite Öğrencilerinin Kadının Toplumsal Cinsiyet Rollerine İlişkin Görüşleri (DAU Yayınları. Kadın/Woman 2000. Kadın Araştırmaları Dergisi. Cilt/XV, Sayı 1. Haziran 2014)