Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Gonnara

Gonnara zamanı mı?


Bu kelime bir seçim dönemi siyasallaşmıştı.
“Biz gonnara yemeyiz” şeklinde…

Ansızın bir ortak metin meselesi çıkarmışlardı.
Sanıldı ki gonnara yedirecekler.
Bu yüzden mesele uzadıkça uzamıştı.
Gonnara yemeyiz diyerekten.
Hatta, ta Ankara’dan Davutoğlu bir geceliğine gelmiş, kapalı kapılar arkasında bizimkileri ikna etmeye çalışmıştı.
Bizimkiler “Gonnara yemeyiz” diyorlardı ama Davutoğlu gonnarayı ne bilsin.
Neticede olan olmuştu.
Ortak metne “evet” denilecekti.
Denildi de…

İçinde gonnara vardı.
Şöyle:
“Birleşik Kıbrıs, Birleşmiş Milletlerin ve Avrupa Birliği’nin üyesi olarak tek uluslararası hukuki kimliğe ve BM kuruluş anlaşmasına uygun olarak BM’ye üye tüm ülkelerin sahip olduğu tanımlanan tek egemenliğe sahip olacaktır.”

Gonnara dediğin zor toplanır.
Tertibat alınmazsa, gonnara çalısının dikenleri ellerinizi çizer.
Ayrelli toplamaktan daha zordur…

Neticede gonnara yendi.
Tek egemenlik.
Diğer maddelerle birlikte bu ahval içinde masaya oturacaklardı.
Oturdular da…

Adanın tek egemenliği vardı, görüşmeler de bu çerçevede kotarılacaktı…

Talat döneminde de gonnara hikayesi çıkmıştı.
Dimitri ile tek egemenlik anlaşması yapan Talat’ı neredeyse gonnara yemekle suçluyorlardı.
Gün geldi, gonnarayı yemeyenler de yedi…

Lakin,
Türkiye gonnara yer mi?
Yemez…

Tek egemenlik konusunda anlaşma sağlandığına göre, her iki taraf buna özen göstereceklerdi artık.
Nihai denilen anlaşma olmasa da, siyasal etik açısından bu böyle…

Gonnara yemeyiz demenin pek bir karşılığı yok.
Bilinir ki Kıbrıslılar bulduğunda gonnara yer.
Zaten, güzel bir kampanya olmasına rağmen, bunu siyasi slogan haline getirip “Biz gonnara yemeyiz” diyenler de, seçimden sonra gonnarayı yemişlerdi…

Avrupa Parlamentosu da Türkiye’nin Kıbrıs’ın egemenliğine müdahale ettiğini söyleyip kınama yaptı.
Onlar kınarsa, kına yakmak da buralılara düşer…

Diyeceğimiz şu:
Yapılan anlaşmalara en azından siyasi etik açısından bile uyulmayacaksa,
Yarın nihai bir anlaşma olursa, buna kim uyacak?
Tek egemenlik anlaşmaları yap,
İki egemenlik varmış gibi davran,
Masadayken arkadan gemi gönder,
Dünya sana egemenliği hatırlattığında da, imza koyduğun ortak metinlere karşı çıkarcasına “bizim açımızdan geçerliliği yok” de…

Belki de onlar haklıdır.
Gonnara yemediklerinden.
Köylünün gözünün içine baka baka yarım saat içinde altı bin zeytin ağacı söken,
Bir senede bin civarındaki işçi ölümlerini seyreden,
Uçaklarla kendi halkını bombalayan,
Kendi gençlerini gaz kapsülleriyle öldüren…

Neyse…

Bir gerçek var ki,
Gonnara toplamak zordur…