Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıs sürecinde Rum tarafı bölünüyor

Kıbrıs Sorunu, Kuzey olsun, Güney olsun, her iki toplum içerisinde keskin bölünmelere yol açıyor.

Bu bölünmeler, küçük çıkarlar için, diğer toplulukları ve sınıfları dikkate almayan bir yapının, Kıbrıslılar içerisinde BASKIN olduğunu yeniden göstermektedirler.

Kuzey’de güçlü b ir HAYIR cephesi vardır.Bu hayır Cephesi, 1974 sonrasında ele geçirilen RUM MALLARININ, Uluslar arası Hukuk’a rağmen yağmalanması ve bundan menfaat elde edilmesini esas alan politikaları, halka MİLLİYETÇİLİK zehiri içinde vermektedir.

Güney Kıbrıs’ta ise, mevcut statükonun bozulmaması için, şimdiden, koyu bir Rum Milliyetçiliğiyle HAYIR cephesi kurulmuş ve bu Cephe Yunanistan’daki eski Rus Yanlısı ,şimdiki Dışişleri Bakanı Koçias’ı da arkasına alarak Anastasiyadis’e ve AKEL’e saldırmaktadır.

Rumlarla olan konuşmalarımızda, özellikle göçmen olan Kıbrıs Rumlarının, göçmen olmayanlardan sık sık şikayet ettiklerini tesbit etmiştik:

Rum göçmenleri, çözüm Planına EVET veya HAYIR deme şansının sadece GÖÇMENLERE tanınmasını  sık sık talep etmektedirler.

Göçmen olmayanların, arazi rantından büyük gelirler elde ettiklerini, çözümle beraber, TURİZM ALANLARININ, Baf, Leymosun ve Larnaka’dan Maraş ve diğer bölgelere kayacağını, bu nedenle özellikle BAF’ın HAYIR’ın kalesi olduğunu vurgulamaktadırlar.

Geçtiğimiz gün, Kıbrıs Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Hasikos’un demeci Rum tarafında ciddi tartışmalara neden oldu:

Politis ve diğer gazeteler, İçişleri Bakanı Sokratis Hasikos’un önceki gün yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununun çözülememesi durumunda, Kıbrıs Rum göçmenlere yönelik politikaların, 1974 SAVAŞININ etkilerinin getirdiği olumsuz unsurların eşit dağılımı çerçevesinde ,yeniden değerlendirilmesinin gerektiğini söylediğini yazdılar.

Habere göre Hasikos, Kıbrıs sorununun çözülmemesi durumunda göçmen politikalarının yeniden değerlendirilmesi ve 1974 sonrası yaşanan olumsuzlukların yükünün eşit paylaşımı çerçevesinde göçmen olmayan Kıbrıslı Rumlara ek vergiler getirilmesinin gerektiğini söyledi.

Gazete, Hasikos’un bu açıklamasının DİKO tarafından “baskı unsuru” şeklinde yorumlandığını ve parti başkanı Nikolas Papadopulos’un açıklamasında, Hasikos’un sözlerinin “Kıbrıslı Rumların Türklerin koşullarını kabul etmesini sağlamayı amaçladığı” iddiasında bulunduğunu aktardı.

Habere göre Ekologlar ve Çevreciler Hareketi de dün Papadopulos’a destek verir nitelikte bir açıklamada bulundu ve göçmen politikasında değişikliğe gidilmesi girişimlerinin halka baskı yapma ve yapay korku oluşturma çabası olduğunu savundu.

Hasikos ise DİKO ve Çevrecilerin açıklamalarına verdiği yanıtta, Kıbrıs sorununun çözülmemesi durumunda göçmenlik politikasında, Kıbrıs Türk taşınmazlarının daha adil dağılımını ve zararın eşit paylaşımını içerecek düzenlemeler yapılmasının gerekebileceğini yineledi.

Hasikos, Türkiye’nin tüm muhataplarına, bunun Kıbrıs sorununun iki toplumlu, iki kesimli federasyon temelinde çözümüne yönelik son çaba olduğu mesajını verdiğini iddia ederek “biz bunun son fırsat olmadığına inanmak istiyoruz ancak işgal devam ediyor ve göçmenler de göçmen kalmayı sürdürüyorlar” şeklinde konuştu.

Hasikos, bu konuda alınacak tüm kararların karşılıklı istişarelerle alınacağını da sözlerine ekledi.

Öte yandan göçmen dernekleri yaptıkları açıklamalarla Hasikos’a desteklerini belirttiler.

Anastasiyadis’in yakın çevresine , Yunanistan’ın  ve özellikle Koçias’ın görüşmelerde izlediği politikalardan RAHATSIZ oldunu SIK SIK vurguladığı da kesinlikle doğrudur.

Kıbrıs Görüşmeleri, toplumlar içerisindeki farklı çıkar gruplarını da hareketlendirerek devam edecek ve Dış Güçlerin çıkarları doğrultusunda çözülecektir. Toplumlar içerisindeki bölünme, bu sürecin iyice yakınlaştığının işaretidir.