Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

FED’in toplantısı dün başladı ve bu gece sonuçlanacak

Toplantıda faiz oranlarının sabit tutulacağına kesin gözüyle bakılsa da, Haziran toplantısını işaret edecek söylemler piyasaları hareketlendirebilir

Çin piyasasına yönelik endişelerin şimdilik  azalması, doların son dönemlerde değer kaybı ve petrol fiyatlarında dengelenme ardından Başkan Yellen’in sözlü müdahalelerine dikkat etmek gerekiyor

FED’in genel olarak dengeli duruşunu koruması beklense de, Haziran toplantısına yönelik faiz artırım sinyali verilebilir

“Dot curve” olarak adlandırılan ve FED yetkililerinin faiz beklentilerini yanıstan nokta grafik Aralık ayında 4 faiz artırımına işaret ederken, bu akşam 3 faiz artırımına işaret etmesi bekleniyor
FED’in politika duruşunu sertleştirmesi durumunda şu anda var olan “risk – on” modunun kademeli azalabileceğini göz ardı etmemek gerekiyor

Dün FED toplantısı öncesi azalan risk iştahının yardımı ile USD/TL kuru 2,87 seviyesinden 2,91 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti

Aşağıda sırası ile 2,86 ve 2,82 seviyeleri bulunurken; düşüş trendinin sonlanması durumunda ise yükseliş ivmeli bir şekilde başlayabilir

Türkiye’de artış kaydeden işsizlik oranı, toparlanan petrolün cari açığa olumlu katkısının azalması, Rusya gerginliği ve artan iç güvenlik endişelerinin gölgelediği turzim gelirleri önümüze orta vadeli riskler olarak çıkıyor

Ucuzlayan seviyelerden orta vadeli risklere paralel kademeli döviz alımı en akılcı senaryo olarak görülüyor

  Piyasa Özeti ve Yorumu

Dün Türk Mali piyasaları, gelişmekte olan ülke para birimlerinde görülen değer kayıpları ve bu akşam sonuçlanacak olağan ABD Merkez Bankası FED’in FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantısı öncesinde azalan risk iştahının da yardımı ile günü satıcılı bir havada tamamladı. Hatırlanacağı üzere, son 6 aylık süreçte, FED’in faiz artırması durumunda finansmanın pahalılaşacağı, getiri peşinde koşan paranın yeniden ABD’ye döneceği ve bu bağlamda dış finansmana muhtaç ve cari açık veren ve tasarruf oranları düşük  Türkiye’nin bu süreçten en fazla zarar gören ülke para birimleri arasında ilk sıralarda yer alması bekleniyordu. Gelinen noktada, deniz aşırı ülkelerde devam eden sancılı süreç, AB içinde yaşanan dezentegrasyon süreci ve gerek Yunanistan gerekse İngiltere’nin birlikten çıkma yönünde devam eden tehditleri, Çin’in devasa borcunu azalan ihraçat ile çevirememesi ve devalüasyon endişeleri, Avrupa’da sıkıntılı bir hal alan bankacılık sektörü ve beraberinde makro anlamda düşük enflasyonun yarattığı problemlere karşı FED’in faizi 2015 yılından ön gördüğü şekilde artırmayacağı beklentisi ile piyasada var olan aşırı likidite, yeniden yüksek getiri sunan gelişmekte olan ülke para birimlerine park edince, Türk Lirası, hatırlanacağı üzere geçen ay 3,06’lı seviyelere kadar yükselmesi ardıdan geride bıraktığımız Cüma günü 2,8650 seviyesine varan bir geri çekilme kaydetti. Dolar cephesinin değer kaybetmesi ardından artan risk iştahının da yardımcı ile Borsa Istanbul dün hariç son 20 günlük zaman diliminde % 15 prim yaparken, Türkiye’nin diğer finansalları da değer kazandı. Tahvil ve bono piyasasına gelen alımların Türkiye’nin default riskini yansıtan CDS primlerini de aşağıya çektiğini görüyoruz. Bu ılımlı havanın devam etme ihtimali aslında bu akşam sonuçlanacak FED toplantısı ile belli olacak. Keza, FED’in, yukarda da belirttiğim üzere, 2015 yılında ön gördüğü üzere 4 kere 25 baz puan olan faiz artırım beklentisini bu akşam revize etmesi bekleniyor. FED’in enflasyon beklentisi ile küresel dengeleri gözeteceğini ve dengeli bir konuşma yapacağı tahmin ediliyor. Yine de, dolarda son dönemlerde görülen değer kaybı, Avrupa Merkez Bankası’nın piyasa beklentisinin de ötesine geçerek atmış olduğu adıma rağmen EUR’nın değer kazanması muhtemelen FED’in de elini kuvvetlendirebilir. Böyle bir durumda, FED’in her ne kadar bu akşamki toplantısını faiz anlamında pas geçmesi beklense de, Haziran toplantısına yönelik faiz artırım yönünde verebileceği bir sinyal göz ardı edilen FED riskini yeniden piyasaya hatırlatabileceğini düşünüyoruz.

Cuma gününü, günlerdir devam eden risk iştahının yardımı ile 2,8650 seviyesinden tamamlayan USD/TL, dün risk iştahında görülen azalma, haftasonu meydana gelen elim terör olaylarının kısa vadede olmasa da, orta vadede turizm gelirlerine yapacağı etki, en çok turizm aldığımız ülke vatandaşı olan Alman vatandaşlara yönelik Sultahahmet’de meydana gelen terör olayı veya Rusya ile gerilen ilişkilere paralel iptal edilen rezervasyonların turizm gelirleri olarak pek de iyimser bir sinyal vermiyor. Öte yandan, petrol fiyatlarının 27 dolar seviyelerinden başlayan yükselişle 40 dolar seviyelerine oturması ve günlük % 10’lara varan volatilitenin şimdilik bitmesi, cari işlemler açığında görülen toplarlanmanın devam etmeyebileceğine işaret ediyor. Öte yandan, önümüzdeki ay TCMB Başkanı Başçı’nın görev süresinin dolacağı ve görev değişikliği olacağına yönelik spekülasyonlar ve yeni gelecek Başkanın enflasyon veya büyüme arasından tercihlerine paralel faizlerin seyri topyekün TL açısından risk olarak görülüyor. Bu bilgiler ışığında, kısa vadede belki kur cephesinde daha da aşağı seviyelerin hatta teknik bir bakış açısı ile 2,82’li seviyelere varan bir düşüş küresel risk iştahının yardımı ile kartlar arasında dursa da, böyle bir geri çekilmenin kalıcı olacağını tahmin etmiyoruz. Bu görüşlerimizi ışığında, kur cephesinde anlamlı geri çekilmelerin, gerek döviz alma ihtiyacı içinde olan veya portföylerinde döviz ağırlığını bir tık daha artırmak isteyen yatırımcılar tarafından kollanması gerektiği yönündeki görüşümüzü aynen koruyoruz.

Sterlin cephesinde Brexit (İgiltere’nin AB’den ayrılması) endişesi devam ediyor ve her yükselişte Brexit korkusu ile sterlinin satış baskısı ile karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Özellikle, İngiltere’de kurumların, olası bir Brexit durumunda Sterlinin dolar karşısında çökme ihtimaline karşı pozisyon almaya devam ettikleri yönünde okuduğumuz raporlar, kısa vadede sterlin açısında heyecana kapılınmaması gerektiğine işaret ediyor. Daha önce “AB’de Dezentegrasyon Süreci: Brexit” yönünde kaleme almış olduğumuz raporda da söz ettiğimiz üzere, Sterlinin dolar karşısında 1984 yılı hariç hiçbir sene 1,40 seviyesinin altında yıllık kapanış yap(a)madığını hatırlatmak istiyoruz. Tıpkı İskoçya referadumunda olduğu üzere, son dakika az bir farkla da olsa İngiltere’nin birlik için kalacağını tahmin ediyoruz. Sterlinin dolar karşısında 2009 yılının dibi olan ve görülmesi durumunda 1,35 seviyesine yakın bir noktadan alım için kollanması gerektiğini düşünüyoruz. Brexit olması durumunda ise paritenin 1,10 – 1,20 aralığına kadar inme risk göz ardı edilmemelidir. Sterlin/TL açısından bakıldığında ise, özellikle psikolojik 4 seviyesine doğru geri çekilmelere (4,07 hedef noktası) sterlin alım yönünde ihtiyaç içinde olan yatırımcılar tarafından kollanabilir (bakınız grafik). Bugün sabah saatlerinde İngiltere’de açıklanacak işsizlik oranı (beklenti % 5,1) yakından takip edilecektir. Yarın ise saat 14:00’te açıklancak İngiltere Merkez Bankası faiz kararı (değişiklik beklenmiyor) ve eş zamanlı olarak para politikası toplantı tutanakları takip edilebilir.

 GBP/TRY – günlük grafik

Türk Lirası’nın artan risk iştahı ile Dolar karşısında değer kazanması (USD/TL düşüyor), aynı zamanda Sterlinin de Dolar karşısında Brexit riski nedeniyle değer kaybetmesi (GBP/USD düşüyor) yardımı ile GBP/TL kuru kanal içerisinde düşmeye devam ediyor. Kanalın üst kısmını kabaca 4,16 seviyesinin aşılması durumunda, sterlin alınması, bant içerisinde kalındığı sürece ise psikolojik 4 – 4,07 aralığının hedeflenebileceğini düşünüyoruz.

Kaynak: Reuters

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari