Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bir varmış bir yokmuş

Vicdan meselesi nedir?

Bir de kamuoyu vicdanı vardır ki,

Bunun içinden çıkmak pek mümkün olmasa da,

Sık sık hatırlatılan bir şeydir ve adaletin ölçülerindendir de…

“Dinsel bir kaynağı olan faydalı bir töre, dinsel temeli sarsıldıktan sonra bile, faydalı olduğundan, yaşamasına devam eder.”

Pazar günlerinin tatil olması bu çarpıcı gerçeğe örnek gösterilir.

Dinsel bir tutumdan doğan bu durum, günümüzde dinlence günü olarak yerini almıştır.

İslam aleminde Cuma gününü de bu şekilde görmek mümkündür…

Eskiden Cuma pazarları ünlüydü.

Cuma günleri alış veriş günü olur,

Lefkoşa ve diğer yerlerde bandabuliyalar ana baba gününe dönerdi.

İslam’a göre Cuma günlerinin tatil oluşu,

Yerini alış veriş gününe bırakmıştı.

Günümüzde bu alışkanlık da hızla değişerek,

Bandabuliyanın yerini değişik alış veriş merkezleri almış,

Cuma gününün ekonomik içeriği de ortadan kalkmıştır…

İstemeseniz de değişim sizi değişime uğratıyor…

Laleler açıyor,

Mimoza ağaçları tomurcuklanmış.

Dağ etekleri ve ovalarda kurt böcek neşe içinde.

Baharın renkli dünyasına ayarlanmakta memleket.

Renkler ve kokular çeşit çeşit…

Vicdan konusu hukuk alanının da eksenindedir.

Yasalarla vicdan arasındaki bağlantı bir yargıcı ne kadar düşündürse de,

Karar vericinin siyasete teslim olması halinde,

Vicdanından çok yasalara önem verecek, yasaları da günün siyasal eğilimlerine göre değerlendirecektir.

Bir gazeteciyi haber yaptı diye,

Ya da bir akademisyeni düşüncesini açıkladı diye tutuklayıp içeri tıkmanın vicdani bir kararla ne ilgisi olabilir ki?

Tam tersi vicdansızlık…

Bir lale tarlasında gezerken elleriniz tek renkten bir laleyi mi toplar?

Muhtemelen her renkten laleler toplanır.

Bu bir Pazar yazısı.

Ben de her renkten laleler topladım aklıma bunlar takılırken…

“Kamuoyu vicdanı” dendi mi, özellikle siyasiler için bu bir sığınak gibidir.

Ya da kalkan.

Yoksa ne çok kamuoyu vicdanları var.

Ama siyaset kurnazları kendi siyasetlerine bunu dayanak yaparak, sürüklenen çoğunluk kalabalığın desteğini tüm kamuoyuna mal edebiliyorlar.

Üç kağıtçılıktan beterdir.

Bir idam kararı karşısında kimi kamuoyu idam edileni kahraman,

Kimisi de hain görebilir.

Hangi vicdana göre karar verildiği hep tartışmalı olur bu gibi durumlarda…

Bir kaynağa göre vicdanın anlamı şöyle:

“Kişinin kendi niyeti veya davranışları hakkında kendi ahlaki değerlerini temel alarak yaptıklarını veya yapacaklarını ölçüp biçtiği bir kişilik özelliğidir.”

Bu genel bir tanım ama birçok düşünür bu kavramın oluşumu üzerinde epeyce kafa patlatmıştır.

Bu yazı itibarı ile bizim meselemiz başka:

Dünya neden hep vicdansızların elinde evrilip çevriliyor?

Örneğin diktatörlerin vicdanı, kamu vicdanı olabilir mi?

Ne yapılırsa yapılsın,

Değişim herkesi değişime uğratır.

Uğramayanların durumu geçicidir.

Bir müddet sonra tarihin çöplüğüne havale…

Sonra ibretle okunur:

Bir varmış bir yokmuş…