USD/TL cephesinde sancılı süreç devam ediyor. Gemi bilinmeyen sularda seyrediyor
Teknik bir bakış açısı ile, kurda yükseliş eğilimli seyir ve yukarı yönlü istek devam edebilir (bakınız grafik)
TBMM’de anayasa değişiklik paketi ve Cenevre’de devam eden Kıbrıs görüşmeleri takip ediliyor
Ø Piyasa Özeti ve Yorumu
Fay hattında uzun süredir devam eden sıkışma, son günlerde kendisini deprem olarak hissettiriyor. USD/TL kuru, Cuma gününün son işlem saatlerinde 3,64 seviyesine yükselmesi ardından dün gün sonunda 3,74 seviyesini de aşarak bir günde yaklaşık % 3 değer kaybederek gelişmekte olan ülke para birimlerine göre negatif ayrışmasını bir kademe daha yukarıya taşıdı. Bir tek USD/TL kuruna da bakmamak gerekiyor. Keza dün EUR/TL cephesinde de 3,94’lü seviyeler ile rekor kırıldı. TL’de erimenin devam ettiği veya spekülatif atak ile karşı kaşıya olduğumuz aşikar. Keza, Türk Lirası açığa satılarak, Rus Rublesi ve Brezilya Real’i karşısında (yüksek reel getirili para birimleri) alınarak gerek kur gerek faiz farkı nedeniyle ciddi anlamda “carry trade” parası olmuş durumda. Keza son 1 senelik zaman diliminde, Türk Lirası Dolar karşısında % 22 değer kaybederken, Ruble ve Real % 21 değer kazandı. Negatif ayrışma düz hesapla % 40 seviyesinde. Demek ki, reel getirinin olmadığı bir ortamda, artan risklere karşı yabancı yatırımcı Türk Lirasından uzak durmaya devam ediyor. Bu noktada, TCMB’nin sessizliği de piyasa oyuncuların bir taraftan rahatsız ederken, diğer taraftan da cesaretlendiriyor. Gerek sözel gerekse fiilen bir aksiyon almayan TCMB (en azında göstermelik de olsa döviz satım ihalesi açılabilir ve rahatsızlık gösterilebilir) kredibilite kaybı ile de karşı karşıya. Not düşmek anlamında, TCMB’nin bir sonraki olağan toplantısı 24 Ocak tarihinde düzenlenecek. TL’deki erime karşısında Mehmet Şimsek’im iletişiminden ne kadar rahatsız olduğunu görebilsek de, özellikle faiz konusunda tutumu belli olan diğer kesimin düşüncesi ise piyasalarda soru işareti yaratıyor. TL’nin değer kaybını dış mihraklara bağlayan ve Türkiye’ye karşı ekonomik savaş başlatıldığı yönünde konunun ele alınması, devamında, faiz artırımının zayıf olan ekonominin belini daha da kıracağı ve faiz lobisinin ekmeğine bal süreceği ve bununla birlikte bankaların ve TCMB’nin faizleri düşürmesi yönünde çok seslilik de TL’nin zayıflığı arkasındaki ana etmenler olduğunu düşünüyoruz.
Gözler dün itibarı ile TBMM’de görüşülmeye başlanan AK Parti’nin anayasa değişiklik paketine çevrildi. Teklifinin maddelerine geçilmesi 338 oyla kabul edildi. 330 oy alması durumunda, Nisan başında paket referanduma götürülecek. Referandumun kabul edilmesi durumunda yönetim tarzının nasıl olacağına; kabul edilmemesi durumunda hükumetin meşrutiyeti sorgulanacak ve belki erken bir seçim gündeme gelecek. Gerek iç gerekse dış güvenlik meseleleri, kalabalık olan politik ajanda nedeniyle TL’de sancılı sürecin Mart sonu Nisan başına kadar devam etme ihtimali göz ardı edilmemelidir. 27 Ocak tarihinde Fitch’in Türkiye değerlendirmesi yaklaşırken, dün Moodys’in de bankacılık sektörüne ilişkin olarak sektörün varlık kalitesinin düşeceğini, kötü alacakların artacağı yönünde açıklaması tuz biber oldu. Bu kadar çok olumsuz tarafta kümelenen gelişmeler ardından gözler hastalığa ilaç verecek doktoru arıyor. Doktorun ise sessizliği yukarda da belirttiğimiz üzere hastanın daha da ateşinin çıkmasına neden oluyor.
Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında hafif çaplı satışlar görüyoruz. Makroekonomik cephede önemli bir veri görmüyoruz. Gözler içerde siyaset, TCMB’den gelecek herhangi bir yorum veya aksiyon ve beraberinde Cenevredeki Kıbrıs görüşmelerinde olacaktır.
Ø USD/TL kurunda bandın dışına çıktık. Bilinmeyen sularda gemi sürükleniyor
Elbette, bilinmeyen sularda olduğumuz için suyun ne kadar derin olduğunu bilmiyoruz. Gemi daha önce görmediği sert sularda geziniyor. Teknik bir bakış açısı ile, 2014 yılından gelen (mavi kesik çizgiler arası) yükseliş trendi dün yukarı yönlü kırıldı. Kurda yükselişin devam etmesi durumunda, trend aralığı kadar yukarı yönlü açılabileceğini düşünüyoruz (pembe çizgi). Böyle bir durumda 4,20’li seviyeler hedef tahtasına girecektir.
Kaynak: Reuters
Ø Sterlin cephesinde Brexit riski yeniden kendini hissetiriyor (GBP/USD)
İngiltere cephesinde Brexit heyecanı yeniden kendisini göstermeye başladı. İngiltere Başbakanı May’in haftasonu televizyon programında verdiği demeçte, göçmen konularına değinerek, serbest dolaşımın sınırlanması konusunda net bir tavır takınması ve gerekirse AB ile ortak pazardan çıkabileceklerinin de altını çizmesi, haftabaşında, Sterlin cephesinde ciddi anlamda yankı buldu. Seneyi 1,2336 seviyesinde tamamlayan GBP/USD paritesi, May’in açıklamaları ardından dün 1,21 seviyelerinin diplerini test etti. Artan enflasyon ve toparlayan makroekonomik veriler ve buna paralel parasal destek ile düşük tutulan faizlerin borsa cephesine yeni rekorlar getirirken, parite cephesinde ise satışların ağır basmasına neden oluyor. Bu bağlamda, 31 Mart tarihini Brexit sürecinin başlatılması için son gün olarak ilan eden İngiliz Hükümeti’nin bu kararı nedeniyle Sterlin’in Dolar karşısında baskı altında kalmasına imkan veriyoruz. Sterlinde yükseliş potansiyeli var ancak alım için sabır gerekiyor. Acele etmeyin.
Kaynak: Reuters
Ø Sterlin cephesinde Brexit riski yeniden kendini hissetiriyor (EUR/GBP)
May’in açıklamaları ardından Sterlin cephesinde dün hissedilen satış baskısı kendisini EUR/GBP cephesinde de gösterdi. Teknik bir bakış açısı ile, Sterlin’in EUR karşısında 0,8730 seviyesinde değer kaybını durdurması lazım. 0,8730’lu seviyelerin tutması durumunda, omuz baş omuz (OBO) formasyonu tamamlanacak ve aşağıda düşüş için büyük bir boşluk görülüyor. Eğer formasyon geçersiz olursa, EUR’nun Sterlin karşısında değer kazancı 0,90’lı seviyelere kadar rahatlıkla devam edebilir. Teknik bir bakış açısı ile yönümüz GBP leyhine.
Kaynak: Reuters
İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
































