Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yaşayan aşklar

Mustafa Kemal Paşa henüz 15 yaşlarındadır.

1896 yılında Askeri İdadi’ye kaydolur.
Yer Makedonya’nın Manastır (Bitola) kenti.

Genç Mustafa okula gidip gelirken bir evin balkonundan güzel Eleni onu gözlemektedir.
Bir iki üç derken, genç Mustafa da onu fark eder.
Mustafa’nın gök mavisi gözleri Eleni’nin gönlüne ışıklar saçar.

Zaman elbette kötüdür.

Bazı söylentilere göre, bir keresinde genç Mustafa arkadaşı yardımı ile eve girip, Eleni ile tanışmıştır.
Denildiğine göre Eleni’nin babası bu aşkı fark eder ve kızını Mustafa’dan uzak tutmaya çalışır.
Eleni’nin Mustafa’ya karşı duyguları babasını ürkütür ve o evden çıkarak başka bir eve taşınırlar.
Artık bu aşkın acısı ömür boyu sürecektir.

Zaman ilerler, genç Mustafa Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olur.
Belli ki Eleni bütün olup bitenleri uzaktan izlemekte ve gönlünde yer eden o Mustafa’yı beklemektedir.

Kimisi bu acı aşk öyküsünün bir rivayet olduğunu söyler, kimisi bir gerçek.
Ama bugün Manastır’da Mustafa Kemal adına yaptırılan müzede bir mektup vardır.
Mektup, Eleni’den Mustafa Kemal’e yazılmış.
Eleni’nin mektubu şöyle:

“Kemal Atatürk’e her hangi bir zamanda ve yerde,
Çok seneler geçti, ben halen her gün senden haber bekliyorum. Herhangi bir zamanda mektubumu alırsan, beni hatırla. Kağıttaki gözyaşlarımı görebileceksin. Yıllar ve olaylar geçiyor, seninle ilgili çok şeyler konuşuluyor. Mektubumu okurken, başka kadını seviyorsan, mektubumu yırt.
Manastırlı Eleni Karinte, bir gün tanıdığı ve aşık olduğu adama bütün ömrünü harcamıştır. Benim seni sevdiğim kadar, o kadını o kadar çok seviyorsan, kendisine hiçbir şey söyleme, senin kadar mutlu olmasını diliyorum. Fakat, balkondaki kızı hatırlıyorsan ve başkasını sevmiyorsan, seni beklediğimi ve ömrüm boyunca bekleyeceğimi bilmeni istiyorum.

Döneceğini, beni unutmayacağını biliyorum. Babam vefat etti. Beni senden ayırdığından tam bir yıl geçti, beni eve kapattı ve bir ay çıkmama izin vermedi. Ağladım, biliyorum ki tüm kilitleri ve hapisleri boşuna harcadı.
Beni evlendirecekleri adamı sadece bir kez gördüm ve kendisi bana onu sevebileceğimi söyledi.
Ben kendisine ‘Hayır ben sadece ilk aşkımı seviyorum’ dedim.
Bir daha da görmedim.
Babam beni hiçbir zaman affetmedi ben de kendisini.
Ölmeden birkaç gün önce beni yanına çağırdığında ‘Eleni, biliyorum yanlış yaptım, hiçbir zaman iyi bir baba olamadım’ dedi.
‘Affetmeni istemiyorum, sen de isteme benden, Allah ikimizi affetsin. Senin için en iyisini isterken en kötüsünü yaptım’ dedi.
Babam kötü bir adam değildi.
O zamanlardaki gibi artık genç ve güzel değilim.
Bütün hayatım bir gün içinde.
Ebediyen seni seven ve seni bekleyen…
Eleni Karinte.”

Savaşlar, düşmanlıklar kaybolur…
Aşklar yaşar…