İstanbul’da Üsküdar belediyesinin aracından hilafet çağrısı yapılıyor,
Fazıl Say’ın İzmir konserini satırlı yobaz basıyor…
…
Seferberlik dediği budur…
…
O seferberlik dediğinde ,
Birileri satırlarını ellerine alıp saldırıyor…
…
O bu bir Çanakkale Savaşı gibidir dediğinde,
Yobaz sokaklara dökülüp hilafet istiyor,
Halkı İslam Birliğinin oluşturulmasına çağırıyor…
…
O kendi ortaklarının ihanetine karşı oluşan ortamı Kurtuluş Savaşına benzettiğinde,
Savcılar ve polisler harekete geçiyor,
Tarikatlar, camiler, imam hatipler devreye giriyor,
Parti binaları basılıyor,
Vekiller tutuklanıyor,
Gazeteciler içeriye atılıyor,
Konuşanın ağzına kilit vuruluyor…
…
Seferberlik dediği budur…
…
O dik duracağız dediğinde,
Mollalar aydınlık geleceğe karşı dikleniyor,
Yeşil bayrak taşıyan güruhlar cumhuriyetin kökünü kazımak için yollara çıkıyor…
…
O Rabia işareti yaptığında,
Ak silahlanma başlıyor,
Silahlanma çağrıları yapılıyor,
Silah ruhsatları veriliyor,
Kim bilir satırların yerini silahlar alıyor…
…
Seferberlik dediği budur…
…
Her terör olayından sonra kanları yerde kalmayacak dendiğinde,
Bakanlar sıraya giriyor,
Askere, polise siz de şehit olun deniyor.
Her terör olayından sonra aydın insanlar, gazeteciler, akademisyenler ve Kürtler evlerinden apar topar alınıyor,
Yüzlerce, binlerce insan sorgusuz sualsiz içeriye atılıyor…
…
Seferberlik dediği budur…
…
O muhtarlara her konuştuğunda salon alkışlardan çınlarken,
Parkta yürüyen hamile kadınlara küfürler ediliyor, tacizler yapılıyor,
Kadın cinayetleri artıyor,
Küçük kız çocukları yataklarına korku içinde yatıyor,
Galeyana gelen yobazlar uzun saçlı erkekleri yakalayıp saçlarını kesiyor,
Sopalarla alkol kullanılan yerler basılıyor…
…
Seferberlik dediği budur…
…
O her ya Allah ya Bismillah dediğinde,
Çağdaş okullara göz dikiliyor,
Çağdaş eğitim paramparça ediliyor,
Daha çok din okulları açılıyor…
…
O her defasında bu bir ihanettir dediğinde,
Daha fazla terör oluyor,
İnsanlar sokaklara çıkmaya korkuyor,
Karanlık odaklar daha karanlık senaryolar yapıyor,
Gelecek daha çok karanlığa gömülüyor…
…
Seferberlik dediği budur…
…
O her birlik ve beraberlik dediğinde,
Ülkesi daha çok ayrılmalara, cepheleşmelere sahne oluyor,
İnsanlar daha fazla karşı karşıya geliyor,
Sokaklarda barikatların kurulmasına ramak kalıyor,
Ülkesinin bölünme tehlikesi daha çok artıyor,
Memleketin yüzü batıdan doğuya çevriliyor, tekmil Ortadoğu ülkesi haline geliyor…
…
Dolayısıyla,
O Kıbrıs için her defasında çözüm istiyoruz dediğinde,
Çözüm daha çok uzaklaşıyor…
…
Fetihçi zihniyetin kendi memleketindeki çözümü ne hale getirdiğine bakılırsa,
Buradaki çözümün de ne hale geleceği anlaşılabiliyor…
































