Haziran 2006’dan sonra FED’den oy birliği ile ikici kez faiz artırımı geldi
Her ne kadar 25 baz puan artırım tam olarak fiyatlanmış olsa da, 2017 projeksiyonlarının “şahin” olarak görülmesi piyasalarda hakim rengi kırmızıya çevirdi
Piyasalar dün akşam FED’e nazaran Trump enflasyonunu fiyatlamaya başladığını görüyoruz
EUR/USD paritesinde 1,0470 – 1,05 aralığına dikkat etmek gerekiyor. Altında büyük bir uçurum görülüyor
Altının kuvvetli bir ayı piyasasına girdiğini görüyoruz. İngiliz Pound’u göreceli ucuz görülse de alım için halen daha pahalı
ABD tahvil faizlerinde yaşanan sert yükseliş gelişmekte olan ülke varlıklarında baskı yaratıyor daha da yaratacaktır
USD/TL kurunda 3,5495 seviyesinin aşılması durumunda yükseliş eğilimi yeniden ivme kazanabilir
FED’i geride bırakırken, önümüzdeki hafta TCMB’nin yılın son toplantısında nasıl bir hamle yapacağı merak ediliyor
Yatırımcılara naçizane tavsiyemiz: Risklerin koruma altına alınması veya riskten uzak durulması yönünde. Su derin, deniz fırtınalı ve dalga boyu çok yüksek!
Ø Piyasa Özeti ve Yorumu
Dün akşam gözler ABD Merkez Bankası FED’in olağan Aralık ayı Açık Komite Kurulu Faiz Toplantısına (FOMC) çevrildi. Opsiyon piyasaları, toplantı öncesinde faiz artırımına % 99 ihtimal veriyordu. Nitekim, FED politika yapıcıları, oy birliği ile, kabaca 10,5 sene ardında ikinci kez 25 baz puan faiz artırımına gitme konusunda karar aldı. Elbette, dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere, Aralık ayında faiz artırımına kesin gözüyle bakılmasından ziyade, piyasanın ana teması, 2017 yılında izlenecek yol haritası idi. Trump’ın seçim vaadlerinin gerek vergi indirimleri gerekse tirlyon dolarlık alt yapı harcamaları nedeniyle enflasyonist bir baskı oluşturma ihtimali kuvvetli görülüyordu. Trump seçilmemiş olsa da, ABD’de zaten yönünü yukarı çeviren enflasyon nedeniyle faizlerin de yönü yukarı olacağı tahmin ediliyordu. Ancak toplantı öncesinde, FED’in 2015 Aralık ayında düşmüş olduğu hataya düşmeyeceği beklentisi de hakimdi. Aralık 2015’de büyüme verilerinin çok da güçlü olmadığı, istihdamın bugünkü kadar sağlam olmadığı, hatta petrolün 40 dolar seviyelerinde olduğu bir ortamda 2016 yılı için 4 kere faiz artırımı öngören, ancak gelinen noktada sadece (akşam) bir kere faiz artırabilen FED, aslında, 2016 yılında öngörülebilirlik anlamında oldukça zayıf ve haliyle düşük bir kredibilite testinden geçmiş oldu. Dün akşam ise, işsizliğin % 4,6 seviyesine geldiği, büyüme verilerinin daha iyi öncü göstergelere sahip olduğu, Trump’ın korkutan maliye politikaları ve elbette petrolün yeniden 60 doların kıyısına gelmesinin de yardımı ile Eylül ayında 2 kere olan 2017 faiz beklentisinin 3 artırım olarak güncellemesi, doların ciddi anlamda değer kazanmasına neden oldu.
Her ne kadar FED’in 2017 tahminleri ve faiz artırımı ilk etapta dolarda kuvveti bir değerlenmeye neden olsa da, saat 22:30’da ekran karşısına geçen Başkan Yellen’in güvercin bir üslup takınacağı beklentisi de maalesef gerçekleşmedi. Trump’a yönelik sorulara profesyonellik çerçevesinde cevap veren Yellen, faiz artırım kararının ekonomiye olan güveni yansıttığı ve verilen iyi gelmesi durumunda 2017 için 2 olan faiz artırım beklentisini hafif bir yükselişle 3’e çektiklerini söyledi. Aşağıda çizmeye çalıştığım belli başlı ana grafiklerden de görüleceği üzere, FED’in kararları ve şahin olarak nitelendirilen Yellen’in açıklamaları dış finansman ihtiyacı içinde olan gelişmekte olan ülke para birimleri (finansman atık daha pahalı) ve emtia ihracatçıları açısından (değeri dolar ile ölçülen emtialar baskı altında) gelinen noktayı kesinlikle olumsuz olarak yorumluyoruz.
Elbette büyük bir heyecanla beklenen yılın en büyük ve en son olayı dün akşam itibarı ile geride kaldı. Elimizde yükselen ABD faizleri, düşen emtialar, baskı altında kalan gelişmekte olan ülke para birimleri kaldı. Her ne kadar artık Noel tatili, yılbaşı heyecanı ön plana çıkacak olsa da, EUR/USD paritesinde alarm zilleri çalıyor. Paritenin aşağıda göstermeye çalıştığımız üzere, 1,0470 seviyesinin altında yapacağı gecelik bir kapanış ardından psikolojik seviye olarak görülen 1 EUR = 1 USD seviyesine doğru ilerlemesi kaçınılmaz olabilir. Doların EUR karşısında değer kazanmaya devam etmesi, içerde USD/TL kuru üzerinde de yukarı yönlü bir baskı kurabileceğini düşünüyoruz. TL’de şu anda var olan aşırı volatilite düşünülürse, 3,5495 seviyesinin yukarı yönlü geçilmesi durumunda yeniden 3,60 zirvesine çok süratli bir şekilde yol alınabilir. Bu bağlamda, şahinleşen FED’e paralel, önümüzdeki hafta olağan bir şekilde toplanacak TCMB’den de faiz artırımı beklemek pek de yanlış bir düşünce olmayacaktır. Faiz artırımı görmemiz durumunda, TL üzerinde var olan spekülatif ataklar veya faiz artırım silahını TCMB’nin kullanamayacağı görüşünün kırılmasının getireceği rahatlama, TL’nin erimesini bir nebze de olsun rahatlatabilir. Aksi durumda, 3,60 seviyesinin üzerine doğru yeni atakları kaçınılmaz olacaktır.
Ø USD/TL (saatlik)
FED kararı öncesinde 3,46 seviyelerinde görülen sakin bekleyiş, karar ardından yerini sert bir yükselişe terk etti…
Kaynak:Reuters
Ø USD/TL (günlük)
FED kararı ardından 3,54’lü seviyeleri test eden USD/TL kurunda, 3,5495 seviyesinin yukarı yönlü aşılması durumunda yeni zirve isteği kendini belli edebilir
Kaynak: Reuters
Ø EUR/USD paritesi (saatik grafik)
FED kararı ile birlikte sert bir satış baskısına maruz kalan EUR’da 1,0470 seviyesinin altında alarm zilleri çalacaktır
Kaynak: Reuters
Ø EUR/USD paritesi (aylık grafik)
FED kararı ile birlikte sert bir satış baskısına maruz kalan EUR’da 1,0470 seviyesinin altında alarm zilleri çalacaktır
Kaynak: Reuters
Ø XAU/USD (altın) (saatik grafik)
Değeri elbette dolar ile ölçülen Altın, FED kararı ile birlikte diğer emtialar gibi sert bir satış baskısına maruz kalarak 1,135 usd/ons seviyesine kadar geriledi
Kaynak: Reuters
Ø XAU/USD (altın) (saatik grafik)
Kuvvetli aşağı trend devam ediyor. Kısa vadede güçlü dolar nedeniyle, altında yön değişikliği beklemiyoruz
Kaynak: Reuters
Ø ABD 10 yıllık devlet tahvili (saatlik grafik)
ABD’de gelecek olan enflasyonu fiyatlayan ve beraberinde FED’in dün akşamki faiz artışı ve akabinde şahin duruşu, tahvil piyasasında ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin getirisini % 2,5 seviyesinin üzerine yükseltti. Trump’in 20 Ocak tarihinde koltuğa oturması ardından seçim meydanlarında vermiş olduğu vergi indirimleri ve trilyon dolarlık alt yapı yatırımlarına soyunması, ABD’de enflasyonun daha da artması beklentilerini körükleyerek faizlerin de daha da artmasına neden olabilir. Tahvil faizlerinde bir sonraki hedefin kademeli olarak % 3 seviyesine doğru ilerleme ihtimali de artmış durumda. Risksiz faiz göstergesi olarak kabul edilen ABD faizlerinde yükseliş, haliyle gelişmekte olan ülke tahvilleri üzerinde de baskı kurmaya devam edecektir.
Kaynak: Reuters
































