Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Erdoğan’ın niyeti nedir?

“Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu gelecek ve bu iş tekmil bitecek” şeklinde beklenti içinde olanlar vardı.

Çavuşoğlu geldi ve beklenen olmadı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tekrarladığı ve hatta o kadar çok tekrarlayıp da hepimize ezberlettiği “Aralık 2016’da çözüm şart” düsturunu o da dile getirdi.

Avrupa’dan hızla uzaklaşmadan öte Avrupa ile kavgaya tutuşan, Asya’da yeni ittifaklar peşinde koşan, içerde iç savaşa benzer bir çatışma ortamında demokrasi ve benzer sorunlar yaşayan, dışarıda hem Irak hem de Suriye’de askeri operasyonlar düzenleyen Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  konu Kıbrıs olunca bu kadar munis bu kadar barışçı nasıl olabildiğini sorup duruyor bazıları.

Bunun gizli bir hedefin bir parçası olduğunu düşünüyorlar.

Kapalı kapılar arkasında Akıncı’ya basıp geçtiğine inananlar da var, Mont Pelerin gibi kritik durumlarda ortaya çıkıp da tüm olumlu gelişmeleri berhava ettiğine inananlar da.

Akıncı “aramızda hiçbir sorun yoktur, son derece olumlu bir şekilde çalışıyoruz” dedikçe dellenip de Akıncı’yı Erdoğan’ın kuklası ilan etme hadsizliğine düşenler bile oldu.

Kıymeti kendinden menkul başdanışman bozuntularının  saçmalamalarını kendi düşüncelerine delil yapmaya çalışanlara Akıncı her defasında yanıt veriyor ve “sorun yok” diyor.

Sorun yoksa yoktur.

Olsaydı zaten çoktan ortaya çıkardı.

Avrupa’nın yedi göbek sülalesine sallayan birisi için Anastasiades’e saydırmak veya Akıncı’yı hırpalamak çocuk oyuncağıdır.

Dolayısı ile görüşmelerdeki çıkmazları Erdoğan’ın üstüne yıkıp da Kıbrıslıların sorumluluklarını perdelemek en basit deyim ile abesle iştigaldir.

 

***

 

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun dün söylediklerinin tercümesine gelince;

Türkiye Aralık 2016 sürecine destek veriyor ve bu desteği sürecek.

Hatta “garantilerde sorun çıkarmayacağız, siz uzlaşmaya bakınız” gibi bir tavrı da var.

Ve lakin Akıncı’nın samimiyetle sürdürdüğü görüşmelerden bir sonuç  çıkacağını sanmıyor.

Rum tarafının Akıncı ile bir uzlaşmaya varıp da ortaya bir anlaşma metni çıkaracağını düşünmüyor.

Aralık 2016’yı gerçekten son tarih olarak görüyor.

Aralık ayının sonuna kadar sürece destek vermeye devam edecek.

Eğer bir anlaşma olmazsa Aralık sonrasında ne mi olacak?

 

***

 

İşte o zaman olacaklarını sıralamaya kalkarsam bu sütun yetersiz kalır.

İyisi mi Aralık sonuna kadar bekleyelim.

Ancak şunu söyleyebilirim.

Ne olacaksa olacak ve biz sadece seyredeceğiz.

Yani tekmilden devre dışı kalacağız.

Fillerin dövüştüğü sahadaki çimlerden farkımız olmayacak…