Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Al Sana Toprak Ver Bana Garanti Hakkını

Mont Pelerin Zirvesi, tarihte oynayacağı kilit rolü oynayarak, YENİ ve GERÇEK süreci başlattı.

Kıbrıs Sorununun bir iç sorun olduğu ve bu sorunu KIBRISLILARIN çözebileceği yanılgısı da böylelikle BİTTİ.

Baştan beri, Kıbrıslıların görüşmeleri,  iç sorunları ilgilendiren konularda belirli bir uzlaşıyı yakalamaktan ibaretti.

Akıncı, göreve geldiği İLK GÜNDEN itibaren, HARİTA ,TOPRAK ve GÜVENLİK konularının GARANTÖR ÜLKELERİN katılacağı BEŞLİ ZİRVEDE görüşülüp çözüleceğini ısrarla söylüyordu.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu da, Beşli Zirve’nin ister açık isterse,  Gayrı-Resmi bir şekilde yapılarak çözümün sağlanacağını daha önceki açıklamalarında belirtmişti.

Mont Pelerinde yapılan AT PAZARLIĞINDAN başka bir şey değildi.

AT PAZARLIĞI , siyasi literatüre göre, müzakere edilen bir mevzu hakkında en basit, en kolay çözülebilecek detaylar için bile günler süren, sinir bozucu, kıran kırana yapılan pazarlığı ifade etmek için söylenen  bir sözdür.

Şimdi, artık  SON aşamaya gelinmiştir.

Tayyip Erdoğan Birçok kez, Türkiye, Yunanistan ve İKİ TOPLUM liderinin bir odaya kapanarak, sorun çözümleninceye kadar, PAPA’NIN SEÇİM YÖNTEMİ  gibi bir yöntemle, Kıbrıs Sorununun çözülebileceğini ifade etmişti.

Türkiye’nin Garantörlük Hakkını kazanmadan, Harita ve Toprak konusunda adım atacağını hayal eden var mıydı, BİLEMEM.

Rumlar, Garantörlük konusunda bir adım atarlarsa, Türkiye de Toprak konusunda daha uzlaşıcı bir çizgiye gelecektir.Bu ise AT PAZARLIĞININ bitmesi demektir.

Özellikle Rum sözcü Hristodulidis’in, tarafların birbirlerini suçlama oyununa gelmeyeceğini açıklaması, Rum tarafının artık, kıran kırana pazarlığı, SADECE TÜRKİYE İLE yapabileceğini anlamasının da işaretidir.

Şimdi önce, Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras arasında, Kıbrıs konusu resmi veya gayrı-resmi bir şekilde ele alınıp, belli bir uzlaşmaya varıldıktan sonra, yeniden hareketlilik başlayacaktır.

Erdoğan da, Tsipras da, Kıbrıs Konusunda kendi ülkeleri içerisinde HAYIR’CI kanatları etkisiz hale getirmek zorundadırlar. Bu nedenle Kıbrıs’ta çözümün her ikisinin zaferi gibi lanse edileceği bir antlaşmada uzlaşmaya varmaları gerekmektedir.

Anastasiyadis’in her kritik aşamada, Yunanistan ile görüşmek istemesi, Kıbrıs konusunda, onun da son sözü söyleme gücünün olmadığının belirtisidir.

Akıncı ise, daha masa başına oturmadan, Toprak, Harita ve Garantiler konusunun BEŞLİ ZİRVENİN KONUSU  olduğunu açıkladığı için, görüşme süresince tutarlı bir tavır sergilemiştir.

53 yıldır çözülemeyen Kıbrıs Sorununun kaynağında, DIŞ GÜÇLERİN çıkar ve müdahaleleri vardı.

Bu sorun da ancak DIŞ GÜÇLERİN UZLAŞMASI temelinde çözülecektir.

Bugünden sonraki süreç,Kıbrıslıların tükettiği AT PAZARLIĞININ yerine gerçek gücü olanların devreye gireceği süreçtir.

Türkiye GARANTİLERİ elde ettiği gün, Toprak Konusunda gerçek hamleyi yapacaktır.