KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, KKTC’nin otuz üçüncü kuruluş yıldönümünü kutlama törenlerinde yaptığı konuşmada “eğer bir çözüme ulaşamazsak KKTC ile yolumuza devam ederiz” demişti.
Buna Güzelyurt ve Mesarya’yı ben ekledim.
İsteyen kapalı Maraş’ı da ekleyebilir.
Rumların gözünü korkutmak için 30 bin Türk askerini, Hala Sultan Koleji’ni ve benzerlerini de katabilir.
Fakat kimsenin bir şeyden korkacağı yok.
Önümüzde duran gerçek Mont Pelerin zirvesinin çöktüğü ve onunla birlikte “özlü görüşmelerin” de tehlike altında olduğudur.
Sözcü Barış Burcu’nun Mont Pelerin’de sabaha karşı teatral bir şekilde “benim gibi 42 yıllık barış neferiyle bile anlaşamadılar” diyerek “özlü görüşmelerin” de çöktüğünü anlatıyordu bize galiba.
Peki ne oldu da bir hafta önce “Mont Pelerin kahramanları” olarak karşıladığımız görüşmeciler “büyük bir hayal kırıklığı yaşayan “barış neferlerine” dönüştüler.
Melese Güzelyurt ve Mesarya’da saklı mıdır?
***
Kıbrıs Türk tarafı Annan planında Kıbrıslı Rumlara yüzde yedi civarında toprak iade etmeyi kabul etmişti.
Bu iade edilecek yüzde yedi civarındaki toprağa 83 bin civarında Rum göçmen geri dönecekti.
İade edilecek topraklar arasında Güzelyurt kentinin tümü ve Kuzey’de Çamlıbel, Doğuda Kozanköy’e kadar birçok köy de bulunuyordu.
Aynı şekilde Güney ve Batı Mesarya’daki birçok köy ve kasaba iade edilecekti.
83 bin Rum ancak bu şekilde evine geri dönebilecekti.
Güzelyurt ve Mesaryalılar dahil Kıbrıslı Türklerin yüzde altmış yedisi bu plana evet dediler.
Anastasiades’in de evet demesine rağmen Kıbrıslı Rumlar hayır dediler.
Yeni başlayan görüşmelerde iki liderin iki taraftan da evet çıkarma hedefi vardı.
Ki bu hedef doğru bir hedefti.
Dolayısı ile Anastasiades’in Annan planından daha iyi olanaklar sunan bir planla ancak Rum tarafından evet çıkaracağı da bir gerçekti.
Akıncı toprak kriterlerinde yüzde 29.2’yi pazarlık masasına sürdü.
Bu rakam Denktaş’ın ortaya çıkardığı ve Denktaş’tan sonra gelenlerin üzerinde uzlaştığı bir rakamdır.
Ve Annan planındaki rakamla örtüşmektedir.
Anastasiades de bu rakamı kabul etti ve bu rakam üzerinden kriter pazarlığı başlattı.
Annan planında 83 bin Rum geri dönecekti.
Anastasiades minimum 78, maksimum 92 bin Rum’un dönme teklifini masaya koydu.
Türk tarafı bunu kabul etmedi, pazarlık yapmaya çalıştı.
Rum tarafı pazarlığa kapalı olduğu için de Mont Pelerin görüşmeleri çöktü.
Rum tarafının ortaya koyduğu kriter ile Annan planındaki fark nedir?
Sanırım Güzelyurt’tur.
Ve Mesarya’nın bir bölümüdür.
Görüşme masasında yer isimlerinin konuşulmadığını elbette biliyorum.
Fakat 29.2’yi kabul ettikten sonra Güzelyurt veya Mesarya’nın bir bölümünü iade etmeyeceksek hangi bölgeyi iade edeceğiz?
Bu bir soruydu.
Gerçek şudur; “Güzelyurt’u vermem, Mesarya’da da toprak iadesi yapamam” derseniz aslında anlaşma istemezsiniz” demektir.
O zaman da görüşme masasına gerek yoktur.
***
Peki ne yapmak lazım?
Annan planından sonra geçen 12 yılın ortaya çıkardığı yeni gerçekleri yeni anlaşmaya uyarlamak lazım.
Bu, Kıbrıs Türkü açısından çok çok iyi bir kriter olur.
Örneğin iade edilecek topraklardaki Kıbrıslı Türkler tarafından geliştirilmiş mallarda ilk söz hakkını Kıbrıslı Türklere bırakabilirsiniz.
Federal bölgeler oluşturarak çok çok az mağduriyetler yaratacak ama karşı tarafı da ikna edecek formüller yaratabilirsiniz.
Ya da KKTC ile yolunuza devam edersiniz.
Hani belirteyim onun da çok destekçisi vardır.
Yani anlayacağınız o yolu yalnız yürümezsiniz.
Her nereye varacaksa…
































