Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Serbest zaman, oyun ve eğitim

Üstad Cumhur Deliceırmak’ın sosyal paylaşım sitesinde dikkatimi çeken paylaşımında şöyle diyordu: “Çocuklar yeniden dizayn edilmemeli, okullar ve eğitim sistemi, çocukların çocuk olduğu,  çocukluğun geçici bir dönem olduğunu ve bu dönemin de en önemli besininin oyun olduğunu asla unutmadan, çocuk-oyun ilişkisini dikkate alınarak yeniden dizayn edilmelidir.” Deliceırmak’ın beni dürten bu paylaşımından sonra son dönemde bu konuda dünyadaki gelişmelere bakma ihtiyacı hissettim.

OECD’nin yaptığı PİSA sınavlarında en üst sıralarda yer alan ve en iyi eğitim sistemleri arasında gösterilen Finlandiya’da eğitimde yeni bir reform gündemde… Finlandiya Eğitim ve Kültür Bakanı Sanni Grahn-Laasonen’e göre fiziksel aktivite çocuğun mutluluğuna katkı sağlıyor ve küçük bir insanın sosyal etkileşim yeteneğini geliştirerek öğrenmeyi kolaylaştırıyor. “Çocuklar birlikte egzersiz yaptıklarında iletişim becerileri gelişiyor ve sosyal olarak bağ kurabiliyorlar. Ayrıca egzersiz çok sağlıklı bir şey” diye anlatıyor Grahn Laasonen. Eğitim Bakanı’nın bu açıklamasının ardından müfredatta haftada iki ya da üç saatlik beden eğitimi dersi ve çok daha fazla açık hava etkinliği olmasına karar verildi. Finlandiya, sınıflardan sıraları kaldırarak çocukların dersler sırasında da hareket etmelerini teşvik etmeyi planlıyor.

Finlandiya’da yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor. Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok. Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar  not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar. Öğrencilere çok az ödev veriliyor çünkü “öğrenmenin yeri okuldur” diyorlar. Finlandiya’da ilkokulda dersler dışında serbest zaman süresi 45 dakika ders 15 dakika serbest zaman şeklinde düzenlenmiş.  Serbest zaman süresini uzatmak için de uğraş veriyorlar. KKTC’de toplam serbest zaman süresi ilkokulda 40 ortaöğretimde 30 dakika…

Finlandiya’da bunlar yaşanırken, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı dikkat çekici verileri içeren “Ortaöğretim İzleme ve Değerlendirme Raporu 2016” yayımlandı. Raporun oluşmasına katkı koyan 277 bin öğretmenin yarıdan fazlası “ders saatinin azaltılarak sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere ayrılan zamanın artırılmasının” akademik başarıyı olumlu etkileyeceği görüşünde olduğunu belirtti.

Bu konu ile ilgili çok sayıda bilimsel araştırma var. Oyun ve serbest zaman etkinlikleri çocukların akademik başarısını olumlu etkiliyor. Birçok araştırma verilerine göre ilkokuldaki çoğu çocuk, yetişkinlere yönelik olan klasik egzersize ihtiyaç duymaz. Bunun yerine kaslarını, zihinlerini ve duyularını doğal bir şekilde zorladıkları açık havada serbest oyuna ihtiyaç duyarlar.

******

Dünyadaki eğilim yoğun bir ders programı ve akademik derslerin fazlalığını azaltma ve serbest zaman etkinliklerini artırma yönündedir. Çocukların yeteneklerini geliştireceği, sorumluluk bilincinin aşılanacağı, yaparak yaşayarak öğrenmenin gerçekleşeceği eğitim sistemleri üzerinde duruluyor.

KKTC’de ise tam tersi yaşanıyor. Kolej sınavı dolayısı ile bırakınız serbest zaman uygulamasını, beden eğitimi, resim ve müzik gibi derslerin yapılmadığı okullar var. Kolej sınavına hazırlanmak için yoğun bir akademik ders programı mevcut… Finlandiya örneği bize gösteriyor ki yoğun bir akademik ders programı yerine çok daha rahat, çocukların oyun da oynayabileceği bir öğretim programı tasarlamak gerekiyor. Finlandiya’da 15 yaşına kadar sınav ve notun olmadığını düşündüğüm zaman “biz KKTC’de ne yapıyoruz” diye düşünüyorum.

Üstad Cumhur’un da dediği gibi çocukların çocukluklarını da yaşayacağı, sokağa çıkıp oyun oynayacakları, okulda mutlu olacakları bir sistemi yaratmak zorundayız.

Çocuklarımız için…