Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Gerçekleri Saklayan Örtü

“İki elimi kırarım da CHP’ye oy vermem” dediğim günler Annan planı dönemiydi.

“Mezardan çıkan ses” dediğim adam da Onur Öymen idi.

Dışişleri’nin şahin kaşarlarındandı. Sonrasında  CHP milletvekili olmuştu.

O dönem Kıbrıs Türküne etmedik hakaretler bırakmamıştı.

“Mezardan çıkan ses”  unvanını da onun için almıştı.

Aradan 12 yıl geçti.

Şimdi ortalıklarda yoktur.

Bu 12 yılda başkanıyla birlikte CHP’nin de değiştiğini zannettim.

Değişmemiş.

“Kanla aldık, milliyetçiliği Kıbrıs’taki dağlara yazdık” diyor Kemal Kılıçdaroğlu.

“Bunlar Ege’deki adaları Yunanistan’a verdiler  Kıbrıs’ı da vermeye hazırlanıyorlar” diye de ekliyor.

Erdoğan’a ve AK Parti’nin Kıbrıs politikalarına faşist ve fetihçi bir dil kullanarak saldırıyor.

Faşizmin ve fetihçiliğin batağında debelenip duruyor.

Ya Dışilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısına ne demeli.

Öztürk Yılmaz.

Musul’daki Türkiye konsolosluğunu IŞİD’a kaptıran konsolos.

Türkiye bunları kurtaracak diye muhtemeldir IŞİD ile pazarlık yaptı.

O da kalkmış diyor ki “Kıbrıs’ın en güzel yeri, inci gerdanlık gibi olan Karpaz, Federal Park adı altında Rumlara veriliyor.”

“AK Parti Kıbrıs’ı satıyor” şeklindeki çemkirmeyi o da tekrarlıyor.

Bunları yaparken Federal Park’ın adeta insan eli değmeyecek denli koruma altında olan bölgeden ibaret olduğunu öğrenmeyecek kadar da cehalet sergiliyor.

Doğal zenginlikleri Merkezi Federal Devlet tarafından korumaya alınmasına ilişkin uzlaşmanın detaylarını öğrenme zahmetine katlanmıyor ve işkembe-i Kübra’dan atmayı tercih ediyor.

Ne için?

AK Parti’ye ve Erdoğan’a muhalefet yapmak için.

Mütedeyyin ve milliyetçi Anadolu seçmenini cezp edeceğini sandığı için.

12 yıl önce “iki elimi kırarım da bu CHP’ye oy vermem” demiştim.

Şimdi aynısını yine tekrarlıyorum.

                                                                                              ***

Ve bazı arkadaşlar çok kızacaklar biliyorum ama bir şeyi daha tekrarlıyorum.

2004 referandumlarının mimarlarından birisi Erdoğan ve AK Parti idi.

Şimdiki süreci destekleyen de aynı Erdoğan ve aynı AK Parti’dir.

Bunu sadece görmekle kalmıyorum.

Cumhurbaşkanı Akıncı da sık sık tekrarlıyor.

Ki kendisi bu sürecin bir anlaşmayla sonuçlandırılması için tarihsel görev üstlenendir.

Bazıları Erdoğan ve AK Parti’ye çok kızgın olabilir.

Bu kızgınlık gerçeklerin saklayacak örtü olamaz.

Vesile oldu belirtmiş olayım…