Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Özgürgün iddiaların aksine net konuştu

UBP EK ALMAZ:     UBP ile DP-UG’nin olası birleşme ya da hükümet kurması yönünde yapılan açıklamaları yorumlayan Özgürgün: Birleşme diye bir şey nasıl olur, UBP burada. UBP’ye gelmek isteyene kapımız açıktır, Ama hiç kimse UBP’yi ‘şununla birleş’ diye zorlayamaz. UBP ek almaz

MUHALEFETE SERT MESAJ: UBP içinde 2012 yılından bu yana ciddi sorunlar bulunduğunu söyleyen Özgürgün, kurultay sürecine kadar muhaliflere karşı çok toleranslı davrandığını ancak bundan sonra aynı toleransı göstermeyeceğini söyledi. Özgürgün: İrade ortaya çıktıktan sonra parti disiplini konusunda sorun yaratana gereğini yapacağım. Şu an aday olanlar da dahil UBP’de problem yok

RİSK ALACAĞIZ: Yapısal sorunların çözülmesi için, UBP ve CTP’nin birlikte risk alması gerektiğini söyleyen Özgürgün, “Belki de tek başınja CTP ya da bizim yapamayacağımız işler var, ama birlikte yapabiliriz” dedi. Gece kulübü ve bet ofisleri konusunun popülizme açık olduğunu belirten Özgürgün, “Birileri bu popülizmi yapıp, puan toplamak isteyebilir, ama biz icraat yapacağız” dedi

Baykan Gürses ÖZDAĞ

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, UBP ile DP-UG için bahsedilen olası birleşme ve hükümet kurma yönündeki açıklamaları yanıtlayarak, UBP’nin 1975 yılında kurulmuş bir parti olduğunu ve bugün siyasetin iki önemli partisinden biri olduğunu anlattı.
Özgürgün, “Gelmek isteyene kapımız açıktır. Ama hiç kimse UBP’yi ‘şununla birleş’ diye zorlayamaz. UBP ek almaz. UBP, UBP’dir. UBP’nin eki yoktur. 1975’de de UBP’ydi, 2016’da da UBP’dir, sonra da böyle kalacaktır” sözlerini kullandı. UBP içinde 2012 yılından beri devam eden sorunlar bulunduğunu da söyleyen Özgürgün, Kasım ayında yapılan kurultaya kadar muhaliflere karşı çok toleranslı davrandığını ancak bundan sonra parti disiplini aleyhine davranan olursa bu konuda gerekeni yapacağını ifade etti.
Su anlaşmasıyla ilgili yaşanan tartışmalarda hükümet ortakları CTP ile bir güven sorunu yaşayıp yaşamadığı sorusunu da yanıtlayan Özgürgün, “Hükümet ortaklar arasında bir güvensizlik yoktur. Ancak her zaman söyledim zor bir hükümettir. Zor bir hükümeti götürmede sıkıntılar her zaman vardır. Onu da görüyoruz. Girerken de biliyorduk” diye konuştu.

Soru:  Aylardır süren su tartışmaları hükümetin icraatlarını da geciktirdi. Su anlaşmasıyla geldiğimiz aşamadan memnun musunuz?
Özgürgün:
Önemli olan suyun gelmesiydi. Suyu bu kadar gereksiz şekilde zaman kaybına yol açmak da doğru olmadı. Özelleştirme başka şeydir. Bir malınız vardır, bunu satarsınız bu özelleştirme olur. Ama su tamamen bir işletme meselesiydi. İşletmeyi kim yapacak konusuydu.
Suyu ve elimizdeki değerleri bir yere satmıyoruz sadece işletmesi ihale edilecek. Bu kadar uzaması gereksizdi.
Mağusa Belediyesi alım garantili arıtma suyu alımını yapmış. Eğer bu bir özelleştirme ise bu zaten orada yapılmış. Kıbrıs Türk Petrolleri özelleştirildi, çünkü satıldı. Karşılığı alındı, yönetimi de devredildi, artık devletin değil.
Özelleştirme elinizde var olan bir değeri satmaktır. Bu özelleştirme değil, çalıştırılmasıdır. İsterseniz iptal edersiniz, öyle bir şart koyarsınız bunu 1-2 senelik verdim dersiniz, başka türlü bir işletme düşünürsünüz. Bir defa verildi dönülemez durumu yok.
Ama şu an mutluyuz, Başbakanın da dediği gibi bu iş doğru bir şekilde sonuçlandı. Bu bir hükümet krizine yol açabilirdi. Bazıları TC ile KKTC’yi adadan elini çekmesini isteyenlerin, Türkiye’yi düşman gibi görenlerin yaptığı bir çatışmayı hedefliyor sanki. Türkiye’yi öyle görmemek lazım.

Güven bunalımı yok
Soru: Sudaki tartışma hükümet ortakları arasında bir güvensizlik yarattı mı?
Özgürgün:
Güven bunalımına yol açmadı. Ama hükümet krizine yol açabilirdi. Güvensizlik başka bir şey. Güvensizlik yapılan uygulamalardadır. Protokole göre hükümet kurduk. O protokoldeki uygulamaların devamı aksaması sürekli olmasıyla ancak güvensizlik oluşabilir.

Soru: Ama bu mekanizma sağlıklı işlemedi…
Özgürgün:
Bu tamamen bir kararla, imzalanıp imzalanmamasıyla ilgiliydi. Burada suyu provoke edenler, kıyameti koparanlar oldu, yanlış yere çekenler oldu, ondan dolayı bu yaşandı. Bir karar verilecekti, verilemedi.
Şu an hükümet ortaklar arasında bir güvensizlik yoktur. Ancak her zaman söyledim zor bir hükümettir. Zor bir hükümeti götürmede sıkıntılar her zaman vardır. Onu da görüyoruz. Girerken de biliyorduk

Özgürgün: Toplum bu kadar yavaş ilerleyen bir hükümet beklemiyordu.
Özgürgün:
Farklı iki partiden bahsediyoruz. İkisi de birinci parti olmak için yıllarca mücadele etti. Bir Sayın Talat’la bunu bir yere getirip uygun bir zeminde çalıştırmaya çalışıyoruz.
Ben de Sayın Talat da nelerle karşılaştık, ne sorunlar gördük. Önce birbirini tanımayan zıt tabanlardan bahsediyoruz. Bu ilk defa deneniyordu. Zamana ihtiyacı olduğunu hep söyledik. Bunun zor olacağını da söylemiştik. Bu iki parti yeni tanıştı siyaseten.

Soru: Halk için bu çok da önemli değil ama önemli olan bu uyumu sağlayıp çalışma üretmek. Neden yapılamıyor?
Özgürgün:
Ülke sorunları bir anda ortaya çıkmadığı gibi bir anda çözmek de mümkün değildir.

Soru: Ama ciddi vaatler ortaya koydunuz. Bunları takvime de bağladınız…
Özgürgün:
Zaman konan yasalar var. Ancak onların gecikmesinin sebebi iki artı değildir. Komitelerde yapılan teknik çalışmalardır aksamlara yol açan.
DAÜ Yasası, Kamu Hizmeti Komisyonu Yasası, Kamu Reformu Yasası, YÖDAK Yasası gibi yasalar teknik çalışmalardan dolayı hükümetin engellemesi ya da çalışmamasından olmadı. Teknik olarak yapılması gerekenle uzadı. Bu öngörebilirdik. Ama daha iyisi olsun diye bazı süreleri aştık.
Meclis’in kapalı olma gerçeği de var. Bu mazeret değil elbette. Ama teknik anlamda çok iyi hazırlanılması nedeniyle gecikmeler var.
Bu hükümet ilk defa deneniyor. Ülkede yapılacak en zor iş nedir derseniz, bunu çözebilecek en iyi yapı da nedir derseniz o da budur. Halkın o umudu kaybetmemesi lazım. UBP’nin de CTP’nin de tek başına iktidarında yapamayacağı işler var.

Soru: Ama şimdi aldığınız tepki yapamadığınız yönündedir.
Özgürgün:
Öyle değil. Henüz yapamadılar daha doğru olur.

“Kriz beklemiyorum”
Soru: Yeni bir kriz de bu kez TC ile imzalanacak ekonomik protokol için olur mu?
Özgürgün:
Bazı çalışmaları aksattı doğrudur. Yok, böyle bir kriz olmaz. Türkiye’de bütçe daha henüz geçmedi. Bu geçtikten sonra ekonomik program imzalanacak, onunla ilgili bir sıkıntı yoktur.

Soru: Ekonomik programda neler olacak? Önünüze ne konulacak?
Özgürgün:
Önümüze bir şey konulmayacak, biz hazırlayacağız. Bitti diye biliyorum. 2013-2015 ekonomik programı var, 2016-2018 de onun üzerine inşa edilecek. Yapılamayanlar buraya aktarılacak. Yeni ve farklı bir program olduğunu düşünmüyorum.

Soru: Orada bazı kurumların özelleştirilmesi çok tartışıldı. Bazı kurumların geleceği ne olacak?
Özgürgün:
Bazı yapıların idamesi mümkün değil. Dünya gerçekleri de var. Güney Kıbrıs’a bakın, Troyka’nın ilk söylediği şey limanların özelleştirilmesiydi. Bütün dünyada yapılan budur.
Bunun yapılması gerekiyor, yasal alt yapısıyla. Bütün dünyanın gerisinde kalacak halimiz yoktur. Bazı kalıplardan çıkmamız lazım. Bunu yaparken çok dikkatli olmak lazım. Bunlar bilinen şeylerdir de. Yapılması gerekenlerin yapılması lazım. Bunu yapacak olan da bu hükümettir.

“Acı reçete değil, biz yapmalıyız”
Soru: Acı reçeteler diye bahsediliyor yapılacak olanlar için… Neden acı reçete?
Özgürgün:
Bu acı reçete değil. Birisi size koyduğunda acı reçete olur, o zaman birisi koymadan yapmak lazım. Örneğin emeklilerden vergi alınması konusu vardı. Ortalık kalkıp oturdu, UBP de siyasi bedelini ödedi. O da acı bir reçeteydi. Bile bile hükümet kayıplarını da göze alarak yapmıştı çünkü sıkıntı vardı.
İsteyerek verilmedi o karar. Onun gibi başka kararlar da alındı. Ek mesailer kısıtlandı, devlete girişte maaşlar aşağıya çekildi. O yüzden UBP neredeyse % 20’lere geriledi.

Soru: Hükümet bu siyasi riski alabilecek mi?
Özgürgün:
UBP aldı, gördü. CTP de alırsa görür. Ama UBP-CTP alırsa birlikte görür. Görmesi için de en iyi yapı budur. Bunun yanında başka bazıları çıkacaktır. Bunun tepkilerini bazıları popülizm yaparak bet ofisleri kapatacağım diyecek. Bir diğeri de gece kulüplerini kapatacağım diyecek.
Ama bu hükümet UBP-CTP buradan yara alacak. Sen bunu söyleyemeyeceksin doğal olarak. Yapılması gereken işleri ve yapmaması gereken işleri söyleyecek birileri ve alacak. Bu ikisi yapacak zarar da görecek ama ikisi birden gördüğü zaman bunun etkisi daha hafif olacak.

Yapısal sorunları kaldırmalıyız
Soru: Yapısal sorunları ortadan kaldırabilecek mi yani?
Özgürgün:
Kaldırması şarttır. Bu hükümet bunun için kuruldu. Bunu yapmayacaksak neden bu hükümet kuruldu. Bırakın CTP yapsın derdik, elimizi taşın altına koymazdık, bir sonraki seçimde de iktidara gelirdik.

“Birleşme olmaz, isteyen gelsin”
Soru: DP-UG yetkilileri UBP ile bir birleşmeden söz ediyor. Sizin için böyle bir gündem var mı?
Özgürgün:
Birleşme diye bir şey nasıl olur, UBP burada. 1975’de kurulmuş, hizmet veren sağın en büyük partisi burada. Ülkenin de en büyük iki partisinden biri. Birisi UBP’ye gelmek isterse kapı açıktır. UBP hiç kimseye kapısını kapatmadı.
Ama hiç kimse UBP’yi ‘şununla birleş’ diye zorlayamaz. UBP ek almaz. UBP, UBP’dir. UBP’nin eki yoktur. 1975’de de UBP’ydi, 2016’da da UBP’dir, sonra da böyle kalacaktır.

“UBP’de sıkıntı kalmadı”
Soru: Tartışmalı bir kurultay süreci geçirdiniz. Parti içi muhalefet ile ilişkileriniz nasıl şimdi?
Özgürgün:
Kurultaya kadar çok karışık bir yapı vardı. 2012’den beri devam ediyordu. Onun kaynayıp sonuçlanması lazımdı. Çok dalgalanma oldu. 2012’den 2015 Kasım ayına kadar bu dalgalanma devam etti.
5 adayın olması 8 adayın olması belki de çok daha iyiydi. Herkes ne olacağını gördü. Partide şu an en ufak bir sıkıntı bulunmuyor. Çıkabilir mi çıkar.
Kurultaya kadar hiç kimseye bir şey söylemem dedim. İrade ortaya çıktıktan sonra sorun yaratacak olan varsa özellikle parti disiplini anlamında, bu hareketler de devam ederse gereğini yaparım dedim. O güne kadar birçok söyleneni de duymazlıktan geldim. 1 Kasım’dan sonra toleransım yoktur dedim. Bu disiplin bu doğruyu sağlayacak. Buna gerek de kalmadı. Kurultaydan sonra arkadaşlar benimle çok iyi ilişki içinde. Aday olan arkadaşlar da buna dahil.