Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İki evet için çalışmak zordur

Cenevre’ye 60 kilometre uzaklıktaki Vevey kasabasında, Kıbrıslıların kaderi çiziliyor.

Vevey, Nestle’nin dünyaya yayıldığı şehir…

Her tarafından “lezzet” akıyor…

İlk sütlü çikolata üretimini, bugün nüfusu 18 bin 500 olan Vevey’liler yapmış…

İşte, Mont Pelerin de, Vevey’in kuzeyinde küçük bir kasaba…

Mont Pelerin, “küresel sermayenin beyni” olarak da adlandırılır.

En kritik toplantılar için son derece sessiz, sakin ve fazlası ile yeşil bir yer…

Bir o kadar da doğa harikası.

Bir yanınız tarihi Cenevre gölü…

Diğer yanınız dünyanın en güzel şaraplarının üretildiği dağ yamacındaki bağlar…

Mont Pelerin’in önemi şu anda Chasselas, Dezaley, Chardonnay, PinotGris, Pinot Blanc, Riesling, Gewuerztraminer, Freisamer ve Muscat türü beyaz ya da PinotNoir türü kırmızı üzümlerden üretilen Freiburg türevi şaraplardan daha önemli bizim için…

Mont Pelerin, “sakin toplantıların” yeridir aslında…

Sakin ama önemli toplantıların…

İşte böyle bir toplantı devam ediyor şu anda…

BM Genel Sekreteri Ban ki Moon, buraya gelerek, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabalara destek verdi…

Liderleri cesaretlendirdi.

Temsilcisi Eide’ye çabaları için teşekkür etti.

“Yakalanan başarılı ivme, sekteye uğramasın” dedi özetle…

Yorulamadan, durmadan…

Liderler ve müzakere heyetleri mesai yapmıyor…

Sabah müzakere ile uyanıp, gece geç saatlere kadar müzakere ile devamedecekler…

İki liderin heyetine de iyice bakın…

Özellikle toprak konusunda uzman isimler şu anda bu yazıyı yazdığım mekandan 1.500 metre uzakta…

Elbette dört başlık dediğimiz AB, Mülkiyet, Yönetim ve Güç Paylaşımı ile Ekonomi başlıkları da masada olacak.

Örneğin, dönüşümlü başkanlık konusunda bir ilerleme sağlanacak belki…

Ama Mont Pelerin’in gündemi toprak…

Toprakla birlikte garantiler…

Kıbrıslı Türklerin en hassas olduğu konu garantiler…

Kıbrıslı Rumların en hassas olduğu konu toprak…

Kıbrıslı Türklerin en hassas olduğu ikinci konu toprak…

Kıbrıslı Rumların en hassas olduğu ikinci konu garantiler…

İkisini birbirinden ayırırsanız, bir toplumun hassasiyetini göz ardı etmiş olursunuz…

İki evet için…

Sayın Akıncı, Başaran Düzgün ve Mete Tümerkan’ın sorularını yanıtlarken, ne demişti:

“İki evet için çalışmak zordur…”

Neden söylemişti bunu?

Kıbrıslı Türklerin Kıbrıslı Rumlarla ilgili…

Kıbrıslı Rumların da Kıbrıslı Türklerle ilgili empatiyapşmasını sağlamak için…

Anastasiades’in önünde tarihi bir fırsat var…

Ya Kıbrıs sorununu çözecek ve “Birleşmiş bir Kıbrıs’ın ilk federal devlet başkanı” olacak…

Ya da bölünmüş Kıbrıs’ta siyaset yapmaya devam edecek…

Sayın Akıncı, tüm gücü ile sorunun çözümü için çaba harcarken, hassasiyetleri de iyi gözetiyor…

Kuzeyde bir “evet” için çalışırken, Güney’de de evet çıkması için çaba harcıyor…

“İki evet” için çalışmak zordur.

Risk almak ister…

Yol dikenlidir…

Hükümet desteği olmadan sayın Akıncı, şu anda geleceği çizme gayretindedir…

Ve Türkiye…

Akıncı, Mont Pelerin’e gelmeden önce Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü…

Erdoğan, Türkiye’nin sürece yardımcı olacağı noktasında tavrını ortaya koydu…

Ama şu mesajla:

“Doğal olarak işleyen bir takvim var, eğer bu süreç de başarısızlığa uğrarsa, o zaman biz de başka şeyler konuşuruz…”

Bu mesaj Rum müzakere heyetinin de bilgisindedir…

Doğal takvim de 2017’yi zor kılmaktadır.

Ve evet…

Şimdi yıldızlar yan yana dizilmiştir…

Fırsat tarihidir…

Hedef Mont Pelerin’de beşli zirve kararı ile masadan kalkmaktır…

Aksi, 2016’da çözüm vizyonu yele bir olmuş demektir…

Sonu felakettir…