Bir tarafta eğitimi için 122 bin dolar harcanan çocuk var diğer taraftan da 42 bin dolar harcanan çocuk… Biz bu çocukların aynı ürünü vermesini veya aynı başarıyı göstermesini nasıl bekleyebiliriz ki?
Nedir bu 122 bin ve 42 bin dolar?
OECD her yıl yayımladığı “ Bir Bakışta Eğitim” raporunu Eylül ayı sonunda yayımladı ama Türk basınında daha geçtiğimiz günlerde BBC sayesinde yer buldu. Bu raporun çok dikkat çekici tarafları var. Türkiye, rapora göre 38 ülke arasında 35’inci sırada yer almış. KKTC, OECD üyesi olsaydı sonuç ne olurdu diye merak edenler varsa, durumumuz Türkiye’den farklı olmazdı derim. Bu işte çocukların hiçbir suçu yok. Çocuklar sizin verdiğiniz kadarını alır ve ona göre ürün verir.
Rapora göre birinci sınıftan lise sona kadar bir çocuk için harcanan para 122 bin dolar. Bu rakam OECD ortalamasıdır. Bunun çok üzerinde harcama yapan ülkeler de var. Bu sürede Türkiye’nin öğrenci başına harcadığı miktar ise 42 bin dolar. Yani OECD ortalamalarının üç kat altında… Sonra da Türkiye neden sondan dördüncü gelmiş OECD sıralamasında diye soruyorlar.
Peki KKTC’de durum ne? Güya bütçeden en çok pay eğitime ayrılıyormuş. Ayrılıyor da nere harcanıyor bu bütçe? En çok bütçenin ayrıldığı eğitimde, okullar ailelerin katıları ile eğitime devam ediyorsa, ortada bir sorun var demektir.
Geçtiğimiz gün bir dostum güzel bir söz söyledi ve beni düşündürdü. “KKTC’de devlet okulu yoktur, bütün okullar özel okuldur” dedi. “Devletin bir kuruşluk katkısının olmadığı, masrafları aileler tarafından karşılanan bir okul ancak özel okul olur” diyerek ekledi.
Düşündüm ve büyük oranda hak verdim. Zaten bir zamanlar “Kıbrıslı Türklerin eğitime çok para harcadığını ve bunun karşılığını alamadığı” ile ilgili değerlendirme Dünya Bankası Raporlarında da yer almıştı.
Çocuklarımız hem üniversiteye giriş sürecinde hem de Avrupa’da üniversitede okurken, bu 122 bin dolarlık çocuklarla ayni ortamda öğrenim görecekler. Bunun için de aileler ondan bundan kesip çocuklarının eğitimi için her fedakarlığı yapıyor.
Her yıl yaklaşık 200 öğrencimiz Avrupa’daki üniversitelerde öğrenim hakkı kazanıyor. Şimdi düşünüyorum da bu gençler dünyalı yaşıtları ile aynı ortamda öğrenim görüyor. Ancak bu gençlerin buralara gelmesi için aileleri binlerce dolar para harcıyor. Sadece GCSE ve A Level sürecinde özel derslere harcanan para aylık bin doları buluyor. İlkokulun başından lise sona kadar harcanan özel ders paralarını söylemeye dilim varmıyor.
******
Peki şimdi öğrenci başarısını etkileyen sadece devletin eğitime harcadığı para mı? diye soranlar olabilir. Elbette eğitimde kalite ve başarıyı yakalamanın tek yolu eğitime harcanan para değil. Öğretmen kalitesi, öğretim programının doğruluğu, teknolojik donanım ve daha birçok şey eğitimin kalitesini etkiliyor.
Biz ne yapıyoruz? Değil para harcama, Özel Eğitim Merkezi’ne verilen kahvaltıyı tasarruf gerekçesi ile kaldırıyoruz. İşte eğitime bakış açımız bu… Eğitimde kesinti yaparak nere varacağımızı zannediyoruz.
Birileri hükümetlere eğitimde ve sağlıkta tasarruf olamayacağını anlatması gerekiyor.
































