Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yer Değiştireceklerin Direnci

Kıbrıs Görüşmeleri, HAYIR’cıların tüm çabalarına rağmen büyük bir hızla ilerliyor.

       Süreci kesintiye uğratacak olan tarafın,  büyük güçlerin gazabına uğrayacağı, gün geçtikçe daha da belirginleşiyor.

       Özellikle Türkiye’nin gayretleri ve uyarıları , Perde gerisindeki çabaları, sürecin ilerlemesinde BELİRLEYİCİ oluyor.

       Anastasiyadis’in de hakkını vermek gerekir: Kendi içindeki fanatik HAYIR’cıları etkisiz kılmakta,  soğukkanlı ve DİKKATLİ  taktiğiyle şimdiye kadar başarılı olabildi.

       Kasım Ayı ile birlikte görüşmeler bir ÜST AŞAMA’ya geçecek.

       Toprak, Kıbrıs Sorununda en karmaşık sorun. Aslında Toprak konusu AL-VER Sürecine girişin de ilk adımı.

       Toprak, Kıbrıs haritasının yeniden çizimi demektir. Bu çizime İsviçre’den başlanması da  çok anlamlıdır.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1960 kuruluş antlaşmaları, LONDRA VE ZÜRİH ANTALŞALARI olarak bilinmektedir.     Toprak konusunun yeniden İsviçre’de görüşülecek olmasının siyasi bir mesaj olarak algılanacağı kesindir.

       TOPRAK, Kıbrıslıların devamlı dillerinde olan en zor konudur. Bu konuda, dikkatli olmak, BİRLEŞİK KIBRIS’ın yaratılıp, yaratılamayacağının kilit taşı olacaktır.

       Toprak konusunda, Türkler Toprak verirken, karşılığında DEVLET ve YÖNETİM’de belirli haklar alacaklardır.

       Toprak karşılığında, Türkler, ULUSLARARASI KİMLİK ve ULUSLARARASI HUKUK sınırları içerisinde yer alacaklardır.

       Ancak, birçok insanı bu önemli konular değil, hayatını nasıl İDAME ETTİRECEĞİ daha ön planda gelmektedir.

       Özellikle HAYIR’cı Cephe, Toprak konusunu Güvenlik ve GÖÇMEN OLMA Psikolojik Duvarı içerisine sokmaya çalışmakta ve toplumda bir direnç yaratmaktadırlar.

       Güvenlik konusu son aşamadır ve bu konuyu Garantör ülkeler çözecektir.O nedenle, şimdi direnç esas olarak TOPRAK konusunda gösterilecektir.

       Toprak sorununda, esas olarak YER DEĞİŞTİRECEK olan kişilerin Kıbrıs Türkleri olacağı unutulmamalıdır.

       Kıbrıs Türkleri yer değiştirirken, içinde bulundukları YAŞAM ALANLARI ve EKONOMİK FAALİYETLER birinci derecede etkilenecektir.

       İster Güney’de malı olsun, isterse OLMASIN, yer değiştirecek  olan insanların YENİDEN REHABİLİTASYONU, Toprak sorununda OLMAZSA, OLMAZDIR.

       Rum malı üzerinde yaşam alanı kurmuş olan insanların GÖNÜLLÜ OLARAK yerdeğiştirmesini sağlayacak anahtar, YER DEĞİŞTİRME sonucunda bir BELİRSİZLİĞİN OLMAMASINI SAĞLAMAKTIR.

       Her yer değiştirecek aileye KONUT ve şimdi içinde bulunduğu ekonomik faaliyeti sürdürme şansı verilmeden, Toprak konusunda alınacak uzlaşma kararının, tarafların EVET’ini alması mümkün değildir.

       Ekonomi-Politik, insanların düşüncelerini belirleyen ana ilkenin, ekonomik faaliyetler ve BÖLÜŞÜMÜN ADİL OLMASI olduğunu, bu prensiplerin DİKKATE ALINMASI gerektiğini ÖĞRETMEKTEDİR. 

       Akıncı ve Anastasiyadis, Toprak konusunda ilerlemek istiyorlarsa, Toprak ve İnsanların yeniden rehabilitasyonu , bu rehabilitasyonun nasıl yapılacağı ve bunun için gerekli kaynakların nereden bulunacağını da ÇÖZMEK ZORUNDADIRLAR.

       Yeniden rehabilitasyon için gerekli kaynaklar ve formüller açık ve ikna edici olmazsa, bu plan, her iki tarafın EVET’ini almakta çok zorluk çekecektir.