Bilmeyenlere ya da unutanlara hatırlatalım.
Her ilkbaharda ısıdaki en ufak artışta güzel havaya aldanıp çiçek açar erik ağacı.
Doğanın bana göre kolay gaza gelen canlılarından biridir.
İstanbul’da bizim evin bahçesinde iki tane var, oradan biliyorum.
Çiçek açınca geç karşısına seyret, o kadar güzel ve umut verici ki.
Allah’ım dersin o kadar budama, çapalama, sulama, ilaçlamadan ve kardan kıştan koruma önlemlerinden sonra en nihayet bu sene tamamdır.
Bu kadar çiçek açtı, bu sene kim yiyecek bu kadar eriği diye de hesap yaparsın. En nihayet turnayı gözünden vurduk. Yiyip, eşe dosta dağıttıktan sonra fazlasıyla erik reçeli bile yaparız diye rüyalara dalıp gidersin.
Ama arkasından hemen gelen hafif soğuk ve gece bastıran don ile her sene ayni film sahnelenmiş oluyor gözümün önünde.
Dur hele hemen çiçek açma demeye kalmadan her sene ayni hüsran.
****
Elli yıldır bitmeyen Kıbrıs sorununa, ‘’3’lü mü, yoksa 5’li mi konferans yapalım’’ noktasına gelindiği konuşulunca, bu sefer tamamdır muamelesi yapmaya meyil edenleri ‘’erik ağacına’’ benzetiyorum.
Onlar da Kıbrıs sorunundaki çözüm ile ilgili ilk umut verici hareketlenmede hemen çiçek açan dünyadaki diğer canlı türüdür herhalde.
Okuyorsunuzdur, bizim gazetede de var bu iyi niyetli ‘’erik ağaçlarından’’.
Vardır bir bildikleri elbette.
Ama bizim bildiğimiz de karşılıklı verilecek tavizlere ihtiyaç olduğu gibi esas olarak iki toplumun üzerinde estirilecek oldu-bitti havasına da çözüm için ciddi ihtiyaç olduğudur.
Bunun için bu hemen ‘’çiçek açanların’’, bilerek ya da bilmeyerek, çözüm olmadan oldu-bitti görüntüsünü yansıtma gibi önemli bir işlevleri var çözüm sürecinde.
Hâlbuki Annan planına 75% hayır diyen kesim nasıl ikna olacak ve 12-13 sene sonra niye ve neye evet diyeceğini araştırıp Kıbrıslı Türklere yansıtsalar daha yerinde bir yaklaşım olmaz mı?
****
Bu sefer Rum tarafı 75% yerine, 55% hayır derse, bu soruna çözüm arayışının rafa kalkacağını mı sanıyorsunuz?
Yoksa ‘’ilerleme kaydedildi, bıraktığınız yerden devam’’ mı denilecektir.
Mustafa gidip başkası gelecektir. Mehmet Ali gidip bir dönem sonra Mustafa geldiği gibi.
Bunun önemli sebeplerinden biri de bizim taraftaki en ufak ısı artışında her mevsimde çiçek açan hatırı sayılır bir erik ağacı nüfusunun olmasıdır.
Bunun için ‘’bu sefer tamamdır’’ diye her ayağa kalktığımızda altımızdan bir sandalye daha alındığının farkında olalım.
Söylemlerimizle harbiden ağır olalım, temkinli olalım.
Hemen ‘’çiçek açıp’’ iyi niyetle de olsa bu oyuna alet olmayalım.
Elli yıla yaklaşmış olsa da çözüm arayışının büyük umutla olumlu sonuçlanacağını iddia edenler, bu sefer de başarısız sonuçlanması için yeterli sebeplerin hala daha ortada durduğunu da ayni anda söylemesinde fayda vardır.
Rum tarafında yayınlanan yerli ve İngilizce gazeteleri takip ederek yorum yapmaya çalışan bizler için müzakere masasındaki ‘’mal’’ okuduklarımıza göre ayni ‘’maldır’’.
Değişen tek şey, Rum tarafında ‘’evet’’ cephesinin sayısını artırmak için yaratılmaya çalışılan endişe ve korkudur.
****
Bizim gibi süreci ada dışından takip eden garibanlardan çok daha fazla bilgiye ve kulise sahip olan yerli ‘’erik ağaçlarına’’ bakılırsa bu iş büyük ölçüde bitmiştir.
Rum basınından okuduklarımıza rağmen bir yerde biz de bu arkadaşlarımızın yalancısıyız.
Bakalım bu sefer kim haklı çıkacak diye de merakla bekliyoruz.
İstatistik ilmi açısından bakılırsa kendilerine göre bir haklılıkları var bu hemen ‘’çiçek açan’’ yerli erik ağaçlarının.
Her başarısızlığa uğrayan çözüm denemesinden sonra ilerisi için çözüme ulaşma olasılığı artıyor.
Kolay değil 50 yıl oldu.
Ha gayret eninde sonunda tutacak tahminler.
****
Müzakere süreci önümüzdeki hafta New York’ta devam edecek.
Uyarmakta fayda vardır.
Bu mevsimde New York’ta hava serin, yağmurlu ve ani ısı düşüşlerinden dolayı da beklenmedik kasırgalara müsait olur.
































