VATAN HAİNİ DEĞİLİM: Bu süreçte bazı kesimlerin kendisine “vatan haini” dediğini ve en kırıldığı noktanın da bu olduğunu belirten Sertoğlu: Vatan haini değilim. Sadece ülke gençliğinin sorunlarını biliyorum ve çözmek için irade gösteriyorum. Kulüplerin de desteği ile yürümeye devam edeceğim
KARŞI ÇIKACAKLARINI BİLİYORDUM: Sertoğlu: Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Serdar Denktaş’ın buna karşı çıkacağını biliyordum. Özellikle Cumhurbaşkanı’nı çok iyi tanıyorum. Serdar Beyi de. Ama, onlar karşı çıktı diye de bu işleri sekteye uğratmayı hiç düşünmedim
BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ: Hasan Sertoğlu, oylama öncesinde ve sonrasında spordan da sorumlu bakan Serdar Denktaş ile konuştuğunu belirterek, “Ülke futboluna ve sporuna birlikte hizmet için sözleştik. Sorunumuz yok” mesajı verdi
Baykan GÜRSES ÖZDAĞ
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, Kıbrıs Rum Futbol Federasyonu arasında imzalanan ve Kıbrıs Türk kulüpleri tarafından onaylanan Zürih Anlaşması ve Kıbrıs Türk kulüplerinin onay verme sürecine ilişkin HAVADİS’e çok özel açıklamalarda bulundu. “Sporda, patron kulüplerdir, siyasetçiler değil” diyen Sertoğlu, verilen kararla doğru işler yaptıklarının ortaya konulduğuna dikkat çekti.
“Yürüdüğümüz yolda en çok Demokrat Parti’den eleştiri aldık” diyen Sertoğlu, buna rağmen kendisinin Serdar Denktaş ile bir sorunu bulunmadığını söyledi. Vicdanının çok rahat olduğunu ifade eden Sertoğlu, doğru bir iş yaptıklarının ortaya çıktığını ifade etti.
Süreci baltalamaya çalışanların 43 onayın ardından köşelerine çekilmesini isteyen Sertoğlu, “kimse bizi artık baltalamaya çalışmasın” diye konuştu. Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği İcra Kurulu’nun internet sitesinde yer alan 4-5 Aralık’ta Brezilya’da yapılacak toplantıyı da değerlendiren Hasan Sertoğlu, “Şu anda herkes bizi konuşuyor. Brüksel, Rusya, Zürih ve Ankara’da biz konuşuluyoruz” dedi.
Oluşan olumlu havanın bir takım siyasi ataklar ile berhava edilip edilemeyeceğine dair sorumuza da yanıt veren Sertoğlu, “Mazeret üretilemeyecek. Güney Kıbrıs’ın ve bizim keyfi davranışlarına imkan sağlayacak bir durum olmayacak. FIFA ve UEFA’nın kuralları neyse o çerçevede bir anlaşma olacak” yanıtını verdi
“Tefecilerden çek topladık”
KTFF’nin Zürih’te yaptığı anlaşma ve bunun yarattığı etkileri yorumlayan Hasan Sertoğlu, kendisi ve ekibini heyecanlandıran ve başarı sağlayan süreci anlattı.
“Bu yılların getirdiği bir birikimdir. Futbolun ve gençliğin derdin çok iyi biliyorum. Gün geçtikçe de futbolun geriye gittiğini, futbol kulüplerinin geriye gittiğini ve her gün de bu kulüplerin sayısının azaldığını gördüm” diyen Sertoğlu, bunun sebebinin de her geçen gün artan motivasyonsuzluk ve hedefsizlik olduğunun altını çizdi.
Sertoğlu devamla şunları söyledi:
“Gençler için gelecekle ilgili herhangi bir plan program olmaması, futbolu etkiledi. Bundan dolayı da kendi içimizde kısır döngü, yaşadık. Ve bu durum gün geçtikçe kan kaybetmemize neden oldu. Zaten, Futbol Federasyonu Başkanlığımda bunların bir sebebiydi.
Küçük Kaymaklı’da yaptığımız başarılı çalışmalar sonucunda, kulüplerimiz konsensüsle beni 10 Kasım 2010’da Futbol Federasyonu Başkanı yaptılar. Bu hiç unutmayacağım bir tarihtir. Futbolda, 3 yılda, arkadaşlarımızla birlikte kulüp başkanlarımız ve yöneticilerimizle birlikte inanılmaz devrimler yaptık. Bunları yaparken tek başımıza olmadık. Futbol Federasyonu’nun esas sahipleri kulüplerdir. En yüce organ genel kuruludur.
Genel Kurulu oluşturan da kulüplerimizdir. Müthiş başarılı işler yaptık. Futbol Federasyonu’nda borçlar kapandı, maddi olarak iyi noktaya gelindi. Restorasyonlar yapıldı, internet sayfaları yenilendi. Avrupa’da birçok federasyondan ileriye bir iç organizasyon yapıldı, bunu Federasyonumuza gelen FIFA yetkilileri bile ifade etti. Bir araba aldık, ikinci arabamız oldu. Federasyonun bir bisikleti bile yoktu, tefecilerde çekleri vardı. Bir yıl hakemler ödenmedi, bunları herkes biliyordu.”
“Yürüdüğümüz yolda bize en çok karşı çıkan Demokrat Parti oldu”
Federasyon yönetimini oluştururken çok eleştirildiğini hatırlatan Sertoğlu, yürüdüğü yolda en çok Demokrat Parti’den eleştiri aldığının altını çizdi. Sertoğlu, bu konuda şu şekilde konuştu:
“Futbol bugüne kadar hep geriye doğru gitti. Ve sonunda durma noktasına gelmişti. Futbol Federasyonu ekibini kurarken, eski kulüp başkanı ve yöneticileri seçtik. İlk günlerde çok eleştiri aldım. Bunun doğru olduğunu söyledim, çünkü futbolun ruhunu bilen, problemlerini bilen kişilerin bir arada olması bizim avantajımızaydı. Bugünkü noktaya baktığımızda haklılığım ortaya çıktı.
Bugün bu yolda, bu yürüdüğümüz yolda bize en çok karşı çıkan Demokrat Parti oldu. Açık ve net… Karşı çıkar derken, sayın başkan siyasi olarak ben görevimi yaparım dedi. Bunun sakıncalarını ortaya koyuyorum, kararı kulüpler verecek dedi. Kimseye baskı yapılmadığını söyledi.
Kulüplere bir baskı olmuş olsaydı duyardım. Sayın Serdar Denktaş, baskı yapılmadığını söyledi, doğrudur. Baskı oluşturulmadı, sadece bilgi verildi. Sadece şekli bana göre yanlıştı. Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetimini atlayarak direk kulüplere gidilmesi, onlara bilgi verilmesi bana göre yanlıştı. Ama Serdar Bey, Gençlik ve Spor Bakanı’dır, bu görevi ile de kulüpleri çağırıp görüşebilir. Bundan yana da bir gocunmamız söz konusu değildir.
Ama metot olarak doğru değildi, bunun yanlış olduğunu da söyledim. Bu toplantıda bizi rencide edici her hangi bir karar ve söylem de olmadı, bunu belirtmek gerekiyor.”
“Federasyon yönetiminde 5 DP’li arkadaş var, sorun yaşamıyoruz”
Demokrat Parti’nin neden karşı çıktığı sorusuna da yanıt veren Sertoğlu şunları söyledi:
“Bizim yönetimimizde 5 tane Demokrat Partili arkadaş vardır. 10 kişilik yönetim kurulunun 5’i Demokrat Partilidir. Kayıtlıdırlar. Benim Ulusal Birlik Partili olduğumu bilmeyen yoktur. Federasyonda asbaşkanımız Cumhuriyetçi Türk Partilidir. Neden hepimiz aynı noktada birleşiyoruz, herhangi bir çatlak yoktur. Çünkü herkesin futbolun problemlerini bilir, çözümünün ne olduğunu bilir. Ve doğru noktada da buluştuk. Kimsenin endişesi olmasın. Bizim gittiğimiz yol doğru yoldur. Ülkemizin, gençliğin ve futbolun önünü açacak yol budur. Daha gidecek çok yolumuz var. Bugün girdik ve bu iş onaylandı değil, daha komiteler kurulacak, alt yapıları dolacak, komitelerin çalışmalarında tartışmalar olacak, tüm bunları zaman gösterecek. Ama bu atılan çok büyük bir adımdır.”
“3-4 stadı Avrupa standartlarına kavuşturacağız”
“Her kulübün tek tek, sahalarının Avrupa standardına getirilmesi ve burada maçların oynaması söz konusu değildir. 3 ya da 4 tane merkezi stat geliştirilecek, bu statlar Avrupa standartlarına kavuşturulacak, kendi bölgelerinde bu standarda getirmek için çalışma başlatılacak. Sistem bu şekilde işleyecek. Merkezi sahalarda, kaliteli Avrupa standartlarında maçlar oynanacak.”
“Yaşanan sürece sadece spor açısından bakmamak lazım”
Zürh’te KOP ile yapılan anlaşmaya sadece spor açısından bakılmamasını isteyen Sertoğlu, bunun ekonomiden turizme kadar her yönü ile önemli katkı koyacak bir süreç olduğuna vurgu yaptı.
Sertoğlu, sözlerini şöyle özetledi:
“Çok kaliteli sporcularımız vardır. Eskişehir Spor bugün, Yenicami’nin 14 yaşındaki iki çocuğunu transfer etti, kaliteli oldukları için… Ama bizim bu uygulamamız, bu anlaşmamız olsaydı alıp gidemeyeceklerdi. Futbol Kulüplerimiz hep FIFA’ya kayıtlı olacaktı ve kendi malları olacaktı. Şu an böyle bir sistem yoktur. Herkes istediği futbolcuyu alabilir, çünkü FIFA’ya üye değiliz. Futbolcularımızın herhangi bir yere bağlantısı yoktur. Bu çok büyük bir dezavantaj yaratıyor. Bu anlaşma yapılır ve hayata geçerse, bunlar hep kulüplerimizin lehine olabilecek çalışmalar olacaktır. Gençlerin ve ülkenin lehine olacak olan gelişmeler olacaktır. Buna sadece futbol olarak bakmamak gerekiyor. Bugün Antalya’ya kamp yapmak için bine yakın takım gider. Sadece Ocak-Şubat aylarında 500’e yakın takım gitti. Bunlardan 25-30 tanesini biz alsak, ekonomimiz ve turizmimiz de ihya olur. Olaya, sadece spor açısından bakmamak lazım. Her açıdan önemli bir kazanım sağlayacak.”
“Sporda, patron kulüplerdir, siyasetçiler değil”
Bu yaşananların siyaset üzerindeki etkisini de yorumlayan Hasan Sertoğlu’nun saptamaları şöyle:
“İlk günden bu yana üzerinde durduğumuz tek bir nokta vardı, bu kararı kulüpler verecek. Bu kararı başka birilerinin vermesine izin vermem, vermeyecektim. Bu karara kulüpler hayır diyebilirdi, buna da boynumuz kıldan ince olurdu. Çünkü sporda patron kulüplerdir. Bana genel kurulda yetkili olan kulüpler bu yetkiyi verdi ve ben bu görüşmeleri yaptım. Onların yetkisi ile bu noktaya geldik.”
“TC Başbakanı’nın mesajı müthiş bir destek oldu…”
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sporda yaşanan bu sürecin Kıbrıs’ta bir çözüme de önemli bir katkı yapabileceği yönünde verdiği mesaja da vurgu yapan KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu, Türkiye yetkilileri ile herhangi bir temas içinde olmadıklarını belirtirken, Erdoğan’ın böyle bir mesaj vermesinin de müthiş bir destek olarak algılandığına dikkat çekti.
Sertoğlu, “Bu bize çok büyük bir destek verdi. Bu süreçte, Zürih’e gitmeden önce bir kez TC Lefkoşa Elçisi ile görüştüm. Biz bu süreçte herkesi dinledik, cumhurbaşkanından başbakana ilgili herkes ile görüştük, görüşlerini dinledik ve Zürih’e gittik. Ama, herkesin fikirlerini dinlemek, duymak, herkesten direktif almak değildir. Futbol açısından yapmamız gerekeni yaptık, vicdanımız rahattır” dedi.
“Beşiktaş’ın gelip burada maç yapması mümkün değildir.”
Beşiktaş spor kulüp başkanı Fikret Orman’ın “Kıbrıs’ta maç yapabiliriz” şeklindeki açıklamasını hatırlattığımız Sertoğlu, “Fikret başkan, benim de iyi tanıdığım görüştüğüm birisidir. İyi niyetli yapılan bir açıklamadır. Yoksa Beşiktaş’ın gelip de burada maç yapması mümkün değildir. Kimse böyle bir beklentiye girmesin. Bu anlaşmada bu anlaşmalar yapılmadan, kimsenin elinden bir şey gelmez” dedi.
“Türkiye, Kıbrıs Türkü’ne spor ambargosu uygulamıyor”
“Kıbrıs Türk Futboluna Türkiye’nin uyguladığı spor ambargosu” iddialarını reddeden Sertoğlu, bunun doğru olmadığını belirtti.
Hasan Sertoğlu, “Böyle bir ambargo yoktur. Uluslararası kurallar vardır. Bu uluslararası kurallara uymak zorundasınız. Uluslararası kurallara tüm ülkeler uymak zorundadır. Türkiye de bu ülkelerden biridir ve yapması gerekeni yapıyor. Özellikle 15 yaşındaki çocuklarımızın İzmir’e gittiğinde, burada panayırda bile futbol karşılaşması yapamadan geri dönmesi konusunda… Bizim kendi siyasilerimize çok eleştiri yaptım. Şunu söylemeye çalıştım, tüm bu yaşananları görün, bu işin başka çaresi yoktur. Uluslararası kurallar ve hukuk ne diyorsa bunu yapmak gerekiyor. Bu durumu herkes doğru okusun, bu Türkiye’nin Kıbrıs’a spor ambargosu değildir. Uluslararası hukuk ne diyorsa bu yapılıyor” dedi.
“Kulüpler, reddetseydi istifa edecektim…”
“Spor kulüplerinin yaptığı oylamada Zürih’te yapılan görüşmenin reddedilmesi durumunda istifa edecektim” diyen Sertoğlu, “Süreç reddedilseydi, Futbol Federasyonu başkanlığım orada bitecekti. Karar olumsuz çıksaydı, istifa edecektim. Bana güvenmeyen bir Genel kurul olsaydı, orada durmanın bir anlamı olmayacaktı” şeklinde konuştu.
“Sonunda birlik ve beraberlik içinde hareket edildi, mutluyum”
Hasan Sertoğlu, oylama anındaki ruh halini de Havadis okurları ile paylaştı:
“Oylama yapılırken bazı arkadaşların tedirgin olduğunu gördüm. Ancak, oylama sırasında çok olumlu bir hava vardı, bu olumlu hava içinde karar oy birliği ile alındı. Bazı arkadaşların bu tereddütlerini gördüm.
Elbette kolay değil, ama sonunda birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi beni çok mutlu etti. Hayatta bugüne kadar yaşadığım en büyük mutluluktu. Önemli olan olumlu sonuç çıkması değil, bundan sonra yapılacak olanlardır.
Yapılan oylamada bugüne kadar federasyon yönetiminin yaptıklarına ve yapacaklarına da onay verildi, destek verildi. Oylamada evetin çıkması Federasyon Başkanı ve yönetimine güven duyulduğunu gösterdi.”
“Benim Serdar Bey ile onun da benimle bir derdi yoktur”
Oylamanın yapılacağı toplantı öncesinde Serdar Denktaş ile telefonda konuştuğunu söyleyen Sertoğlu, kendisinin Serdar Denktaş ile herhangi bir sorunu bulunmadığına dikkat çekti. Sertoğlu, “Oylamaya giderken Serdar Denktaş beni aradı, konuştuk, oylamaya öyle girdim. Serdar bey, Cumartesi sabahı da beni arayarak tebrik etti, hayırlı olsun dedi. İstersek anlaşabiliriz, bundan sonra birlikte çalışabiliriz diye sözleştik. Benim Serdar Bey ile onun da benimle bir derdi yoktur. Kısa bir gerginlik yaşadık, ama önümüze bakmamız gerekiyor ve birlikte çalışmamız gerekiyor” dedi.
“En az bir yıllık bir çalışma süreci bizi bekliyor”
“Bu süreç en az bir yıl sürecek. Konuşulacak çok konu vardır. Bir kâğıt ortaya çıktı, yapılacak çalışmalar ile bunun en az 20 sayfaya çıkması gerekiyor. Bizim Futbol Federasyonumuzu ortadan kaldıracak bir anlaşma olmayacağını anlatmaya çalıştık. Herkeste oluşan algı, bizim federasyonun ortadan kalkacağı yönündeydi, böyle bir durum söz konusu değildir. Yapılacak olan tüm çalışmaların sonunda kulüplerimize yine bilgi vereceğiz, önlerine hazırlanacak bir anlaşmayı koyacağız.”
“Anlaşma, siyasi manevralarla berhava edilemeyecek”
Oluşan olumlu havanın bir takım siyasi ataklar ile berhava edilip edilemeyeceğine dair sorumuza da yanıt veren Sertoğlu, “Mazeret üretilemeyecek. Her şey uluslararası alanda kaleme alınacak ve çözüme kavuşturulacak. Güney Kıbrıs’ın ve bizim keyfi davranışlarına imkan sağlayacak bir durum olmayacak. FIFA ve UEFA’nın kuralları neyse o çerçevede bir anlaşma olacak” yanıtını verdi
“En ağır eleştiri vatan hainliği oldu”
Zürih’te gerçekleşen görüşmenin ardından adaya döndüğünde düzenlendiği basın toplantısında son derece sert açıklamalar yaptığını da hatırlattığımız Sertoğlu, bu süreçte kendisine yöneltilen en ağır eleştirinin vatan hainliği olduğuna dikkat çekti.
“Zürih’teyken herkes arkamdan konuştu. Döndüğümde de konuşacak olan gelsin benimle konuşsun dedim. Ben sizin yüzünüze konuşuyorum dedim, arkanızdan değil. Ve herkese de bu toplantıda cevap verdim. Birbirimizi kırmaya dökmeye gerek yoktur. Bazı kişilere kırılmamak elde değil. Benim Hasan Sertoğlu olarak bu işten bir beklentim yoktur, sadece huzurumuz ve keyfimiz kaçtı, stres ve sinir bizi yedi ve bitirdi. Uğraştığımız ve emek verdiğimiz ülke gençliğinin geleceğidir, başka bir şey için uğraşmadık.”
4-5 Aralık’ta Brezilya’da ana gündem KTFF ile KOP arasındaki anlaşma olacak
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği İcra Kurulu’nun internet sitesinde yer alan 4-5 Aralık’ta Brezilya’da yapılacak toplantıdan haberi olduğunu da söyleyen Sertoğlu, “Şu anda herkes bizi konuşuyor. Brüksel, Rusya, Zürih ve Ankara’da biz konuşuluyoruz” vurgusuna yer verdi. Hasan Sertoğlu, sözlerini sonlandırırken, kendisine destek veren herkese teşekkürlerini de iletti.
“Tüm sorunlara ilişkin en az 3 yıllık bir çalışma gerekecek”
Ülke sporunun alt yapı sorunlarına ilişkin de konuştuğumuz Hasan Sertoğlu, bundan sonraki süreçte yapılacak çalışmalarda bu sorunların ortadan kaldırılmasına çalışılacağını belirtti. Sertoğlu, “Hepsi bu süreçte var. Bu en az 3 yıllık bir çalışma gerektirecek. Bu 3 yıllık yolda, kulüplerin kalkınması için faydalandırılması diye bir program vardır. Tüm bunlar sistemli bir şekilde geliştirilecek ve uygulamaya geçecek. Mali altyapı, tesis gibi konular bunun içindedir. Bunlar bir günde olabilecek şeyler değildir. 3 yıl gibi bir hedef konuldu” dedi.
“Vicdanım çok rahat”
Şahsına yönelik yapılan eleştirileri de sorduğumuz Sertoğlu “Sorun değil. Ben, bu yola girerken her şeyi göze aldım. Bunların olabileceğini bu şekilde saldırıların olabileceğini biliyordum. Kimin ne yapabileceğini, ne söyleyebileceğini çok iyi biliyorum. En yakınımdakiler bile inanılmaz eleştiriler getirdi. Bunları biliyordum. Benim için sorun yok, çünkü ne yaptığımı çok iyi biliyorum. Vicdanım çok rahattır. Doğru yaptığımı da biliyorum. Biri beni eleştirmiş, bana vatan haini demiş umurumda değildir. Çünkü doğru yaptığımdan eminim. Halkın geneline de baktım, gelsinler sokağa çıkalım, beni eleştirenlerle birlikte gezelim. Bakalım halk kime onay verir” yanıtını verdi.
“Cumhurbaşkanı ve Serdar Denktaş’ın buna karşı çıkacağını biliyordum”
Siyaseten bu durumun neden rahatsızlık yarattığına ilişkin sorularımızı da yanıtlayan Hasan Sertoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Serdar Denktaş’ın buna karşı çıkacağını biliyordum. Özellikle Cumhurbaşkanı’nı çok iyi tanıyorum. Serdar Beyi de… Siyasi görüşleri, parti politikaları bunlara hep karşı çıktı. Bu karşı çıkışları biliyordum. Ama, onlar karşı çıktı diye de bu işlerin sekteye uğrayacağını da hiç düşünmedim. Bugün CTP ve TDP çok müthiş bir destek vermiştir. UBP içinde de birçok milletvekilinin desteği olmuştur. Halkta da ciddi bir destek vardır. Zaten herkes aynı fikirde olursa demokrasi olmaz.”
































