Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ZANGADAK BÖYLE OLDUK!

UNESCO 2008 yılında tehlike altında olan dilleri açıkladı.

Dil atlasında durum oldukça vahim.
Bir dilin yaşanabilir olması UNESCO tarafından şu ölçütlerle açıklanıyor.

* Dili konuşan kişi sayısı
* Dili konuşanların toplam nüfusa oranı
* Dilin kullanım alanlarında değişiklikler
* Yeni alanlara ve ortamlara dilin tepkisi
* Dilin öğrenilmesi, o dilde okuma yazma öğrenilmesi için gerekli materyallerin varlığı
* Devletlerin ve kurumların tutum ve politikaları, dilin resmi durumu ve kullanımı
* Toplumun bireylerinin kendi dillerine yönelik tutumu
* Dille ilgili var olan belgelerin miktarı ve niteliği.

UNECO’nun atlasına göre, Türkiye’de 18 dil kaybolma tehlikesi yaşıyor, yok olan 3 dil var. Kapadokya Yunancası, Mlahso dili.
Ubıhça dili ise, bu dili son konuşan Tevfik Esenç’in 1992 yılında ölmesi ile tarihe karışmış.

Rusya’da 15 dil yok olmuş.
Tehlike altında olanlar ise şunlar:
Abazaca (Apsuwa/Abhaz dili), Adıgece (Batı Çerkesçe), Kabardeyce (Doğu Çerkesçe), Karaçay Malkarca, Çeçence, İnguşça, Osetçe, Kumukça, Avarca, Başkır dili, Latgalian dili, Lakça, Lezgice, Dargince, Tabasaran dili, Tuvan dili, Çuvaşça, Aşağı Saksonca, Belarusça ve Yakutça.

Sakko: Ceket.
Alina: Dişi hindi.
Aba: Abla, büyük kız kardeş.
Bado: Ayakkabı kalıbı.
Böv: İri ve zehirli örümcek.
Cirile: Yerde yuvarlanmak.
Daratsa: Evlerinin girişindeki küçük oda, teras.
Day day: Yeni yürümeye başlayan çocukların ayakta durması için söylenen söz
Gınnabi: Çok koyu kırmızı ile kahverengi arası bir renk.
Gopça: Düğme.
Hus: Susmak, sesi kesmek.
Künk: Pişmiş topraktan yapılmış su borusu.
Meyrem ana kuşağı: Gökkuşağı.
Meyerlim: Meğerse.
Midem: Öyleyse.
Gabira: Kızarmış ekmek.
Yusuf: Mandalina
Papara kopar: Çevresini rahatsız edecek denli yüksek sesle bağırarak kavga etmek.
Perisgan: Cam kavanoz.
Öfür: Üfürmek.
Melada: Az pişmiş rafadan yumurta.
Mehel gör: Uygun görmek.
Kerlim: Bundan sonra.
Haspalan: Karnını doyurmak.
Gurong: Avanta.
Gunna: Fıstık içi.
Yiro: Daire.
Gannav: Gannavuri.
Yanpuri: Yana doğru eğrilme.
Genapla: Kan bağı olan akraba kadın.
Çattadak: Çat diye aniden.
Zangadak/Zıngadak: Birdenbire, aniden. (*)


UNESCO’nun atlasında yukarıdaki dili konuşan herhangi bir kabileye rastlanmaz!
Zaten “halk” dedik, kayda geçiren olmadı.
Dil dedik, konuşan olmadı.

400 yıl kadar oyalandık…

Sonra,
Zangadak böyle olduk!..

(*) Orhan Kabataş’ın “Kıbrıs Türkçesinin Etimolojik Sözlüğü” adlı eserinden alınmıştır.