Birçok yalan türü vardır.
Önceden veya sonradan rızası alınan yalanlar gibi.
Polis, bir olayı meydana çıkarmak için pek ala yalana dayalı girişimler yapabilir.
Sonradan gerçeği açıklar ve o yalanın kamu yararına yapılmış bir iş olduğu anlaşılır.
Doktorlar için de durum aynıdır.
Bazen hastaya rahatsızlığının ölümcül olduğu söylenmeyebilir.
Bu yüzden gerçek gizlenir, başka gerekçeler bulunur…
…
Bu durumda yalan, eğer bir kimsenin veya kamunun hayrına ise,
O yalanlar anlayışla karşılanır…
…
En kötü yalanlar siyaseten yapılan yalanlar olsa gerek.
Diğer yalanların dışındadır bunlar.
Yukarıdaki yalanlarla farkı,
Sonradan ortaya çıktığında affedilmemesi ve anlayışla karşılanmamasıdır…
…
Aslında,
Millet iradesi diye top yekun bir irade söz konusu olamaz.
Bir milletin veya bir halkın içinde çeşitli kamuoyları vardır.
Bu kamuoylarının ayrı ayrı iradeleri mevcuttur.
Bir derneğin, bir partinin, bir cemiyetin, bir sivil insiyatifin aynı konuda aynı iradeyi ortaya koyacağı beklenmediğine göre,
Tek bir millet iradesinden bahsedilemez.
En duyarlı, en ortak sayılabilecek değerler üzerinde bile farklı görüşler ve tutumlar mutlaka vardır…
…
Demokrasinin hem güçlü,
Hem zayıf yanı bu olsa gerek.
Yani çoğunluk öne sürülerek,
Çoğunluğun iradesini millet iradesi olarak göstermek.
Gerçeği yansıtmamakla birlikte adı demokrasidir.
Diğer yandan,
Çoğunluğun iradesi dışında birçok kamuoyu iradesi vardır,
Ama bunlar azınlıkta kaldığı için,
Millet iradesi içinde sayılmaz.
Fakat adı, dediğimiz gibi demokrasidir…
…
Her rejimin zayıf ve güçlü yanları vardır.
Geçmişte Kral iyiyse, yönetimi de iyi olmuştur…
…
Bazen öyle ortamlar oluşur ki,
Demokrasi diyerek neredeyse tekmil ahali bir sürü yalanın arkasından sürüklenmiş olur.
Bu en tehlikelisidir.
Nasıl ki “devrim çocuklarını yer,”
“Demokrasi” diyerek birçok insan hayatının söndüğü de görülür…
…
Hep söylenir.
İleri demokrasiler bir senfoni orkestrası gibidir diye.
Her enstürman ayrı notaları çalar,
Ama birlikte ahenkli bir melodi ortaya çıkar.
Birçok toplum henüz bu aşamada değildir…
…
Bir kaval ile bütün milleti peşinden sürükleyenlerin bunu demokrasi adına yaptığını iddia etmesi ise,
Aslında şizofrenik bir durumdur.
Kitleler de bu şizofrenik durum içinde şekillenir.
Birbirlerine benzer hale gelirler ve bu bir müddet sürer.
Öyle ki,
Kitleler büyülenmişçesine sel halini alır.
Her komuta riayet eder duruma gelir.
Önüne kattığını sürükleyecektir artık.
Böyle bir duruma karşı olanlar bile karşı duruş sergileme cesareti gösteremezler…
…
Ancak geçici bir durumdur.
Herhangi bir toplumun böyle durumlara uzun müddet katlandığı görülmemiştir.
Çünkü tek tek herkes şizofren gibi bir hal içinde olamaz…
































