Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çıksın Ortaya Boyunu Görelim…

Emlakçılar Birliği Başkanı bir açıklama yaptı, ortalık karıştı.

Yok, öyle bildiğiniz “gerçek” ortalık değil.

Sanal alemdeki Facebook ortamı karıştı.

Adamı konuştuğuna pişman ettiler.

Neler yazdılar neler.

Adam kendisini izah etmek için ne yaptıysa olmadı.

Döndü, paralı ilan vermek zorunda kaldı.

Galiba o da fayda etmedi çünkü adamın söyledikleri baştan sakattı zaten.

Eski bir teraneyi yeniden ısıtıp halkı korkutmaya çalışmaya çalıştı.

Beceremedi.

Böylece zan altında kaldı.

“Emlak fiyatlarını düşürüp rant elde etmekle” suçlandı.

Zaten ehali yüksek arsa ve ev fiyatları nedeniyle burnundan soluyordu, fırsat bu fırsat intikamını aldı.

Peki ne idi öfkeye sebep olan açıklaması?

***

Emlakçılar Birliği Başkanı bir duyum almış ki 1974 yılında 10 yaşında olan Kıbrıslı Rumlara Kuzey’deki evlerine ve topraklarına geri dönme hakkı verilecekmiş.

Hani hep hayal ederdik ya Kuzey’de mal bırakmış Rumlar bircik bircik ölecekler ve malları bize kalacak diye.

On yaşındakiler de hak sahibi olursa bizim bu hayal duman olacak.

1974’de on yaşında olan şimdi elli ki yaşındadır.

Daha 20-25 sene bunların da bircik bircik ölmesini beklememiz gerekecek.

Bir de “duygusal bağ” kısmı var.

Bizimkiler AHİM kararlarından bulup çıkarmışlardı ya, konutu son kullanan ilk sahibinden daha fazla süre kullanmışsa konutla aralarında duygusal bir bağ oluştu. Bunun için de söz hakkı var diye.

1974’te 10 yaşında olan Rumların da duygusal bağı varmış.

Böylece ilk söz hakkı onlarınmış.

Emlakçılar Birliği Başakanı buna pek öfkelenmiş ve basmış demeci; “Kesinlikle Rum tapulu mal almayınız…” diye.

Vatandaş da ona fırçayı basmış.

***

Doğrusunu isterseniz iki lider mülkiyet konusunda bu kadar detaya girdiler mi bilmiyorum.

Mülkiyet konusuna henüz yeni başladılar ve girmişlerse bile henüz pazarlık yapmamışlardır.

Emlkaçılar Birliği Başkanı’nın talihsizliği bilgi sahibi olmadan fikir açıklama yanlışına düşmesidir.

Zaten kendisi de itiraf ediyor ve diyor ki, “bilgimiz yoktur, cumhurbaşkanı bize bilgi versin…”

Yine kendi ifadesine göre yakın geçmişte cumhurbaşkanlığı birkaç görüşme yapmışlar.

Yani, diyeceğim şudur ki bir zahmet görüşseydi da bu kadar tantanaya neden olmasaydı.

***

Fakat…

Hem emlakçıların hem de mala-mülke düşkünlerin çok iyi bilmesi gereken bir nokta vardır, bu vesile ile yeniden hatırlatalım; Hem yüzde yirmiyi ancak geçen nüfusumuzla ortak devlette yarı yarıya eşit olacağız ve dönüşümlü başkanlığı da alacağız. Yetmedi kendi tarafımızda egemen olacağız hem de Rum’a değil toprak ve evleri tek çakıl taşı bile vermeyeceğiz.

Varsa bunu sağlayıp Rum’u ikna edebilecek olan, çıksın ortaya da boyunu görelim.